?>
Trump Türkiye’nin enerjisine de göz koyarsa ne olur?
Trump’ın Venezuela’da Maduro’ya yönelik hamlesi, ABD’nin enerji söz konusu olduğunda sınır, hukuk ve egemenlik tanımadığını açık biçimde gösterdi. “Yatağında paketleme” söylemi bir mizah değil; Washington’un enerjiye ulaşmak için rejim değişikliğini bile meşru gördüğünün özetidir.
Meksika hattında düşünülen planlar da aynı zihniyetin ürünüdür.
Enerji varsa ABD gelir.
Direnç varsa baskı başlar.
Ancak Türkiye bu tabloda Venezuela değildir.
Ne askeri kapasitesi, ne diplomatik konumu, ne de coğrafyası buna izin verir.
⸻
Doğrudan Müdahale Neden Mümkün Değil?
Türkiye;
• Güçlü ve sahada sınanmış bir orduya sahiptir,
• NATO üyesidir,
• Üç kıtanın kesişim noktasındadır,
• Ve ABD için son derece pahalı bir çatışma alanıdır.
Washington şunu bilir:
Türkiye’ye doğrudan müdahalenin maliyeti, getirisinden fazladır.
Bu nedenle “işgal”, “lideri paketleme” ya da açık askerî hamleler Türkiye için gerçekçi değildir. Ama bu, hedef olmadığı anlamına gelmez. Sadece yöntem değişir.
⸻
Asıl Tehdit: Dolaylı Baskı Mekanizmaları
ABD’nin Türkiye’ye karşı kullanabileceği araçlar bellidir ve daha önce defalarca uygulanmıştır:
Enerji şirketleri üzerinden baskı:
Uluslararası enerji devleri aracılığıyla;
• Ortaklık dayatmaları,
• Teknoloji ve finansman kısıtları,
• Lisans ve pazara erişim engelleri.
Uluslararası tahkim ve sözleşme tuzakları:
Enerji anlaşmaları;
• Devleti bağlayan uzun vadeli maddelere,
• Yüksek tazminat risklerine,
• Hukuki görünümlü ekonomik kuşatmalara dönüştürülür.
Çevre–iklim–hukuk söylemi:
Ambalaj hep aynıdır.
Ama amaç nettir: enerji denetimi.
Yaptırım artık tankla değil, raporla gelir.
İç kırılganlıkların kaşınması:
Ekonomi, borç, döviz, toplumsal fay hatları sürekli test edilir. Enerji hedef alınırken içerisi zayıflatılmak istenir.
Doğu Akdeniz kartı:
Yunanistan–GKRY–İsrail hattı tesadüf değildir. Amaç Türkiye’yi masadan değil, haritadan dışlamaktır.
⸻
Türkiye’deki Amerikan Üsleri Gerçeği
Bu denklemde görmezden gelinmemesi gereken kritik bir başlık daha vardır:
Türkiye’deki Amerikan askerî varlığı.
İncirlik, Kürecik ve diğer unsurlar yalnızca “NATO yükümlülüğü” değildir. Bu üsler:
• Bölgeyi anlık izleme ve istihbarat üstünlüğü sağlar,
• Enerji hatlarına ve boğazlara yakınlık sunar,
• Karadeniz, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’ya eşzamanlı erişim imkânı verir.
Yani mesele savunma değil, kontrol kabiliyetidir.
Enerji söz konusu olduğunda bu üsler;
• Kriz anlarında baskı kaldıraçlarına,
• Diplomatik pazarlıklarda görünmez tehditlere,
• Türkiye’nin manevra alanını daraltan unsurlara dönüşür.
Ancak şu gerçek de gözden kaçırılmamalıdır:
ABD, üslerinin bulunduğu bir ülkeye karşı doğrudan düşmanlık üretmek istemez. Onun yerine ekonomik, siyasi ve psikolojik yöntemleri tercih eder.
Üsler Türkiye’yi hedef olmaktan tamamen çıkarmaz ama oyunun biçimini belirler.
⸻
Asıl Hedef Ne?
ABD’nin derdi Türkiye’nin enerji bulması değildir.
Asıl mesele şudur:
Enerji sende olabilir ama kontrol bende olacak.
Çıkarırsın ama benim şirketimle.
Satarsın ama benim pazarlarıma.
Taşırsın ama benim koridorumdan.
Yani mesele sahiplik değil, denetimdir.
⸻
Kritik Eşik: Türkiye Ne Yaparsa Ne Olur?
Eğer Türkiye;
• Kendi arama–çıkarma kapasitesini zayıflatırsa,
• Enerjiyi tamamen özel ve dış sermayeye bırakırsa,
• Askerî caydırıcılığını tartışmalı hale getirirse,
• Dış politikada tek eksene sıkışırsa,
ABD “bakmakla” yetinmez.
Ama Türkiye;
• Kendi sondaj ve üretim kapasitesini korursa,
• Devlet merkezli enerji politikasını sürdürürse,
• Sahada askerî caydırıcılığını masaya koyarsa,
• Çok kutuplu denge siyasetini devam ettirirse,
ABD bakar…
Ama alamaz.
Sonuç
Trump bir isimdir, bir dönemdir.
ABD politikası ise kalıcıdır.
Bu yüzden mesele Trump değildir.
Mesele şudur:
Türkiye gücünü koruyacak mı, yoksa pazarlık masasında mı eritecek?
Enerjiye göz koyan çok olur.
Ama alıp alamayacaklarını belirleyen Türkiye’nin iradesidir.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
-
Trump Türkiye’nin enerjisine de göz koyarsa ne olur?
05-01-2026
-
Ortadoğu’da olan biteni yanlış mı okuyoruz?
28-12-2025
-
İLKE Mİ, DENGE Mİ?
19-12-2025
-
TÜRK KİMLİĞİNE SAVAŞ AÇANLARA!
09-12-2025
-
Egemenliğimiz pazarlık konusu değildir!
29-11-2025
-
Siyasi Oyunlar, Emperyal Hesaplar ve Türkiye...
21-11-2025
-
Çıkmaz Sokakta: Muhalefet Çıkış Yolunu Bulmalı
18-10-2025
-
Eğitimde bağımsızlık olmazsa, siyaset ve toplum da ilerleyemez!
14-08-2025
-
Yine bir yangın mevsimi, yine alevler…
07-08-2025
-
Konfesyonalist tuzağa düşmek: Türkiye için büyük tehlike
19-07-2025
-
Emperyalizmin Tuzakları…
11-07-2025
-
Her şeyin başı İsrail
15-06-2025
-
İnfaz Yasası: Kimler çıkacak, kimler içeride kalacak?
04-06-2025
-
Biz neden 37 yaşındaki bir Nayib Bukele olamadık?
29-05-2025
-
Artık, 'Türk Sorunu'nu konuşmanın vakti geldi!
16-05-2025
-
Lozan: Türkiye Cumhuriyeti’nin Tapusu
13-05-2025
-
Türk kadını!
27-04-2025
-
Şifa dilemenin ardına gizlenen propaganda
19-04-2025
-
İklim Yasası gerçekten çözüm mü? Yoksa yeni bir tuzağın parçası mı?
19-04-2025
-
GÜNDEM
25-03-2025
-
Türkiye nereye gidiyor?
19-03-2025
-
Milletime uyarımdır: Su savaşları ve Türkiye’nin stratejik konumu
14-03-2025
-
Denizlerin ve Tarihin Kaptanı…
10-03-2025
-
TÜRKİYE İÇİN SON ÇAĞRI: YA DİRİLECEĞİZ YA ÇÖKECEĞİZ!
08-03-2025
-
Öcalan süreci ve tutuklamalar… Yeni bir dönem mi başlıyor?
16-02-2025
-
2235 Yıllık Türk Ordusu ve Atatürk…
04-02-2025
-
TEĞMENLER İÇİN ADALET!
29-01-2025
-
Milliyetçilere sorumluluk çağrısı...
22-01-2025
-
HİÇ KİMSE TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ'NDEN VE TÜRK MİLLETİ'NDEN ÜSTÜN DEĞİLDİR!
20-01-2025
-
Kandırıldık, Ey Halkım!
15-01-2025
-
Exeter Mezunlarının Türkiye Politikalarındaki Etkisi: Küresel Bağlantılar ve Ulusal Çıkarlar
11-01-2025
-
Kıbrıs ve üzerinde oynanan oyunlar: İkinci bir Malta’ya izin mi vereceğiz?
07-01-2025
-
Apo'ya merhamet vatana ihanettir!
02-01-2025
-
Şehitlerimizin kanı üzerinden barış olmaz
31-12-2024
-
Bir asgari ücret masalı: 22.104 lira ve ötesi
29-12-2024
-
Boşverin gitsin!
22-12-2024
-
Colani ve Emperyalist Projeler: Yeni Yüzyılın Ceketli Lawrence’ı
17-12-2024
-
ZOR GÜNLER BİTTİ ARTIK DAHA ZOR GÜNLER BİZİ BEKLİYOR
08-12-2024
-
Esad rejimi sonrası senaryo: Türkiye nerede durmalı?
03-12-2024
-
Türkiye’de Ata Tohumlarının durumu
01-12-2024
-
Ülke Nereye Gidiyor?
27-11-2024
-
Bu vatan kimin?
21-11-2024
-
Teğmenlerimiz onurumuzdur...
17-11-2024
-
Paşam
10-11-2024
-
Değerli Parti Temsilcileri...
10-11-2024
-
VAZGEÇENLER DEĞİL, MÜCADELE EDENLER TARİHE GEÇERLER
04-11-2024
-
Atatürk’ü Bitirebileceğini Düşünenlere
31-10-2024
-
ADIM ATACAK YER KALMADI
30-10-2024
-
Geleceği İpotek Altında Olmayan Bir Ülke İçin Umuda İhtiyacımız Var
28-10-2024
-
Uyanma Vakti!
21-10-2024
-
Milletin Bekası ve değerlerine saygı: Bir teşekkür manifestosu
19-10-2024
-
Son Türk Başbuğu ve Sessizlik Çemberi
11-10-2024
-
Türkiye Cumhuriyeti bölünmez bir bütündür!
16-09-2024
-
TÜRK BİRLİĞİ KURULABİLİR Mİ?
06-07-2024
-
Türkiye gri listeden çıkmaya hazır mı?
24-06-2024
-
GERİ KABUL ANLAŞMASI
12-06-2024
-
Tarımda yapısal reformlara ihtiyaç var
11-06-2024
-
UTANMA DUYGUSU
25-05-2024
-
TARIMI MİLLİ BİR MESELE OLARAK SAHİPLENMELİYİZ
16-03-2024
-
Mustafa Kemal Atatürk yaşasaydı !?
31-12-2023
-
Bir ülke nasıl batar?
17-12-2023
-
İktisadi İkili Anlaşmaların sorumlusu kim?
06-12-2023
-
Ülkemiz nereye koşuyor?
17-11-2023
-
DÜNYA BEŞTEN BÜYÜK MÜDÜR GERÇEKTEN?
28-09-2023
-
ÜLKEMDE SIĞINMACI İSTEMİYORUM!
21-08-2023
-
Tercihiniz geleceğimizi etkiledi!
03-06-2023
-
TİGEM ?
19-03-2023
-
Bir felakete hazırlıksız yakalandık!
18-02-2023
-
SEÇİMDEN ÖNCE SON VİRAJ
04-02-2023
-
HALK ACİL VE İNANDIRICI ÇÖZÜMLER İSTİYOR
20-01-2023
-
YAPISAL ÇÖKÜŞ
13-01-2023
-
Barnabas İncil’i...
10-12-2022
-
Türkiye’de toryum neden kullanılmıyor?
20-11-2022
-
Türk tarımı alarm veriyor!
02-11-2022
-
Neo-spiritüalizm
24-10-2022
-
KKTC’DE SESSİZ İŞGAL
07-10-2022
-
Kusura bakmayın beyler!
23-09-2022
-
BANA ESKİ TÜRKİYE’Mİ GERİ VERİN BEYLER!
12-09-2022
-
İpsiz Recep
06-09-2022
-
Türkiye’nin gerçek kabadayılarından günümüz mafya’sına...
26-08-2022
-
Yetmedimi yüce Türk Millet’im?
16-08-2022
-
Bilâl’e anlatır gibi...
06-08-2022
-
Ege’de bir Cennet Cehennem’e döndü!
25-07-2022
-
Dünyada ve Türkiye’de Ekonomik kriz gerçekleri
14-07-2022
-
Erzincan İliç!
02-07-2022
-
İsrail, KKTC’yi silahsız olarak işgal etmektedir!
27-06-2022
-
ÇÖKÜŞ
15-06-2022
-
KANSER’İ (TERÖR’Ü) ASPİRİN İLE TEDAVİ EDEMEZSİNİZ
13-06-2022
-
Yorulan Türkiye’den, dinamizmli Türkiye’ye nasıl geçeriz?
04-06-2022
-
Bu bir özgün halkkürsüsü WebTv haberidir...
26-05-2022
-
Bu bir özgün #halkkürsüsüWebTvhaber'idir...
13-05-2022
-
Türkiyenin jeopolitik ve stratejik önemi !
09-05-2022
-
Hayata 30 bin TL borç ile başlayan gençlerimiz
24-04-2022
-
Halkın çıkarları önceliğimizdir...
13-04-2022
-
Türkiye'nin mülteci sancısı
05-04-2022
-
Tarım Arazileri Neden Yok Oluyor?
24-03-2022
-
Örtülü ödenek neden yetmiyor ?
21-03-2022
-
Yeni kara delik Çanakkale Köprüsü mü olacak?
20-03-2022
-
Montrö'yu işleten iktidar değil devletti...
12-03-2022
-
Çare: Büyük Türk Birlik ve Beraberliği...
10-03-2022
-
Her şeyin başı İsrail...
09-03-2022
-
Mario Draghi son vurgununu vurabilecek mi?
08-03-2022
-
Derhal bu vahşi kapitalizm sistemine neşter vurulmalı!
28-02-2022
-
YEMİŞİM GEMİNİZİ !
21-02-2022
-
Ekonomisi tükenmekte olan küresel güçler...
20-02-2022
-
Babacan'ın 'karne’sine bir göz atalım
15-02-2022
-
Dengeleri sadece Türk halkının kararları değiştirebilir
11-02-2022
-
Türkiye, NATO’nun ucuz askeri olmaktan öteye gidemez
07-02-2022
-
Rusya’nın doğalgaz stratejisi
02-02-2022
-
Burnumuzun dibindeki tehlike’nin farkında mıyız?..
01-02-2022
-
Küreselciler istedi, frene basıldı!..
30-01-2022
-
Muhalefet değil, halka muhalif bürokratlar var
27-01-2022
-
Bulgaristan, Taner Ay'ın ölüm nedenini neden araştırıyor?
23-01-2022
-
Yurtlarda mağdur olan üniversiteli gençlerimiz!
22-01-2022
-
Omicron varyantı değil, Omicron yalanları!..
18-01-2022
-
Karmakarışık bir Amerika…
13-01-2022
-
Tehlikeyi görün !!..
09-01-2022
-
Bilal’e anlatır gibi...
08-01-2022