CHP’nin Silivri’de tutuklu bulunan cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’na özgürlük ve erken seçim talepleriyle düzenlenen “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinglerinin 104’üncüsü Nevşehir'de düzenleniyor. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, burada kalabalığa sesleniyor.
CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun serbest bırakılması ve erken seçim talebiyle başlattığı "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinglerinin 104'üncüsü Nevşehir'de yapılıyor.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in açıklamaları şu şekilde:
"Bugün bu meydanı dolduranlara, Cumhuriyet'in kazanımı olan sandığa sahip çıkanlara merhaba. Biz bugün buraya tüm kötülüklere karşı birbirimize sarılmaya, birbirimizden güç almaya geldik. Genel seçimde sizden oy alanlar sonrasında Nevşehir'e sırtını döndüler. Nevşehir'de, milletten oy almak için gayret eden, sandığa inanan herkesin önünde saygı ile eğiliyorum.
Nevşehir, 2025 yılında 10.5 milyar lira vergi ödemiş ama yatırım olarak 3.4 milyar TL pay almış. Nevşehir'den üreticisinden kelçeyle alıp kaşıkla veren bir anlayış var. Gün gelecek, sandık gelecek, Nevşehir bir Cumhurbaşkanı seçecek o gün aldığının karşılığını misliyle vermenin sözünü veriyoruz size.
Nevşehir bir dokunup bin ahın işitildiği bir şehir. Bu kente bir çevreyolu bile yapmamışlar. Dünyanın TIR'ı, kamyonu şehrin içinden geçiyor ve insanlar mazot kokusu içinde kalıyor. Bir yıl içinde o yolu yapacağız, Nevşehir'i bu ıstıraptan kurtaracağız.
Nevşehir'e yılda 4.5 milyon turist geliyor ama ortalama sadece 2 gün kalıyorlar. İşte o turistin bu şehirde daha fazla kalmasının yolunu bulmak gerekiyor. Onu da biz yapacağız. Küçük esnafı, küçük pansiyonları bitirdiler. Türkiye'nin dev firmaları her türlü izni alıyor ama küçük işletmelerin burnundan getiriyorlar.
Bu kentin sefasını başkaları sürüyor, cefasını ise gençler çekiyor. Ant olsun ki bu şehrin de gençlerinin de yüzünü güldüreceğiz. Bu topraklara alnının terini damlatan çiftçiler, köylüler burada. Ama her geçen gün daha büyük zorluklar yaşanıyor. İki ayda tarıma verilen destek 2 milyar TL ama faize ödenen para 640 milyar TL. Normalde GSMH'nin yüzde 1'i olmalı, 772 milyar TL olmalıdır. CHP iktidarında çiftçinin kullandığı mazottan ÖTV, KDV alınmayacak ve elektrik borçları da hasat zamanı, elinize para geçtikten sonra alınacak.
"SEÇİM YOKKEN BURAYA GELİP MİTİNG YAPIYOR MU?"
Bu ülkenin başına 'Çiftçi milletin efendisidir' diyen CHP'den bir Cumhurbaşkanı gelecek. Sizi yok sayan ve hor gören bir iktidar var. Öyle bir düzenin içine girildi ki sen oyunu vereceksin sonra kenara çekileceksin diyorlar. Seçim yokken buraya gelip bir miting yapıyor mu, derdin ne diyor mu, kahvehaneye gelip hatırını soruyor mu?
"NEVŞEHİR'DE 7 HAZİRAN'DA SEÇİM VAR"
Rahmetli Demirel, rahmetli Ecevit ile rekabet halindeydi. Birisi barajlar kralıydı, diğeri Kıbrıs Fatihi'ydi. Şimdi karşımıza çıkmayanlar, çıkanları da hor görenler var. Biz her zaman sizin yanınızda olmaya devam edeceğiz. Nevşehir'de 7 Haziran'da bir seçim var. Ürgüp'ün Mustafapaşa Beldesi'nde seçim olacak. Ömer başkana, bu seçimlerde sahip çıkması için sizlere emanet ediyorum. Ömer başkan seçildiği taktirde bir omuzunda Mersin diğer omuzunda Ankara Büyükşehir Belediye başkanlarımızın eli olacak.
Enflasyon 3 ayda yüzde 10'u geçmiş durumda. Hayat pahalılığı durmuyor. Enflasyon düşünce aldığınız malın, ürünün fiyatı düşmüyor. Sadece bir önceki yıla oranla daha az zam gelmiş oluyor. 2002'de, en düşük emekli maaşıyla 8 çeyrek altını alırken bugün dörtte birine düştü ancak 2 çeyrek altın alabiliyor. Tüm emeklilerin aldığı emekli maaşının ortalaması ise 23 bin TL. Emekliye hiç dokunmasalardı, 42 bin TL emekli maaşı alması gereken emekli ortalama 23 bin TL alıyor.
Beğenmedikleri Ecevit, iktidarı bıraktığında en düşük emekli maaşı 1.5 asgari ücret alıyordu. Sayın Erdoğan diyordu ki, enflasyon tek haneye inmedikçe asgari ücrete ara zam yapmalıyız. Hem asgari ücrete hem emekli hem memur maaşına ara zam yapılması gereklidir. Dört kez ara zam yapılabileceğini söylüyordu. Ülke, kendin için değil milleti geçindirmek için yönetilir. Artık geçim yoksa seçim var demenin, bu iktidarı göndermenin, işçiye, memura, çiftçiye sahip çıkacak bir iktidarı getirmenin zamanıdır. Hep birlikte o sandığı getireceğiz, bu iktidarı değiştireceğiz. Yasaklar bitecek özgür, gençlerin güldüğü bir Türkiye gelecek.
"MEHMET ŞİMŞEK 19 MART DARBESİNİN MALİ KANADIYDI"
Mehmet Şimşek kara haberi verdi. Enflasyon artacak, bütçe açığı artacak diyor. Hepsini de savaşa bağlıyor. Savaş var diye enflasyon olmuş. Mehmet Şimşek, 19 Mart darbesinin mali kanadıydı. Ekrem başkanı tutuklayınca, bunlar elimizdeki döviz rezervlerini yakıyorlar. Tam 1 Nisan gününde açıkladı, 19 Mart'ta çoklu şoklar döneminde 60 milyar dolar yaktık diyor. İran savaşında da, 50 milyar dolar yaktık diyor. Kendisi diyor biz 60 milyar doları yakmasaydık bu İran savaşından hiç etkilenmeyecektik diyor. Petrol fiyatları yükselince elektrik ve doğalgaza yüzde 25 zam yaptı.
Domatesin kilosu 65 liradan 150 liraya bir anda fırladı. Neden üretildiği yerden İstanbul'a giderken ana maliyet mazot maliyeti ve iğneden ipliğe her şeye zam geliyor. Dünyada ülkeler 2 olan enflasyon 4'e çıktı müdahale ettiler. Geçen yıl darbeye hazırlanan para kenarda olsaydı bunların hiçbirini yaşamayacaktık. Dünyaya çoklu şokları anlatıyor.
"OPERASYONUN MALİYETİNİ HALKA YÜKLÜYORSUNUZ"
Ekrem başkanı içerde tutmanın, CHP'li belediyelere operasyon yapmanın maliyetini halka yüklüyorsunuz. Türkiye'yi kötü yönetimden kurtarın ya bunu yapacaksınız ya da bu millet ilk seçimde sizleri sandığa gömecek.
Türk siyasi tarihinin en büyük davalarından biri Silivri'de görülüyor. Hırsız, yolsuz, ajan, diploma sahtecisi ve terörist dediler Ekrem başkana. Bir insan aynı anda 5 şey olabilir. Duruşmanın kapılarını kapatıyorsunuz. Sizin derdiniz korkmak ve Ekrem başkanın karşısına çıkmamaktır. Sayın Erdoğan, bir aya insanların gözlerinin içine bakamayacaklar dedi.
"TEKLİF VERİYORUZ OYLAMADA REDDEDİYORLAR"
Biz de o iddianameyi yargılanmak için değil yargılanmak için bekliyoruz dedik. Duruşmanın canlı yayınlanmasını istedik, söyledik. Devlet bey dedi ki, madem istiyorlar canlı yayın olsun millet görsün dedi. Erdoğan da, 'Devlet bey öyle diyorsa münasiptir' dedi. İddianame çıktı attıkları iftiraların hiçbiri iddianamede yer almadı. Meclis'e canlı yayın için teklif veriyoruz oylamada reddediyorlar. Veremeyeceğimiz bir hesap olsa canlı yayın ister miyiz. İtirafçı olanlar diyor ki, 'evladımla tehdit ettiler o yüzden imza attım. Şimdi doğrusunu söylüyorum, söylediklerim doğru değil. Ben de duydum demiştim' diyorlar.
Bütün babaların ellerinden öpüyorum. Buna Akın Gürlek'in babası da dahildir. Nevşehir'in vicdanına söylüyorum Akın beyin bir babası var, Ekrem beyin de babasının bir babası var. Mehmet Murat Çalık'ın da 85 yaşında anası var, onu biliyor musun sen? Tutukluyorlar, at iftira çocuğuna kavuş deyip Silivri'ye gönderiyorlar. Tek başına çocuğuna bakma durumunda olan kadınları Düzce'ye, Afyon'a sürdüler. Ekrem başkan hakkında iftira et sen çık diyorlar. Senin oğlan dara gelemez deyip 26 yaşındaki Mustafa'yı 60 kişilik Silivri'de koğuşa koydular. Babasını her ay çağırıp imza at çık diyorlar. Artık aile ile uğraşmayın. Aile ile uğraşanlara yazıklar olsun.
Biz iktidar olduğumuzda kimseye bu bize yapılanları yapmayacağız. Kimse CHP gelirse bize zulmedecekler diye düşünmesin. Bizler vicdanlı ve temiz kalpli insanlarız. Bizden kimseye kötülük gelmez sadece bunları yapan bir avuç insan adalet önünde hesap verecek."
EKREM İMAMOĞLU'NUN MEKTUBU OKUNDU
Özel'in açıklamalarından önce, İmamoğlu’nun Silivri’den Nevşehir’e yolladığı mektup, CHP Nevşehir İl Başkanı Bülent Yumuş tarafından okundu.
İmamoğlu, mektubunda şu ifadeleri kullandı:
“Güzel Nevşehir’in kıymetli insanları, benim sevgili vatandaşlarım, değerli hanımefendiler, kıymetli beyefendiler, onurlu gençler, canım çocuklar; sizleri saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Her birinizi hasretle kucaklıyorum. Bugün, sizlerle bir arada olmamıza vesile olan, örgütümüzün güçlü iradesini temsil eden il başkanımız Bülent Yumuş’u ve onun nezdinde tüm örgütümüzü yürüttükleri kararlı mücadele için yürekten kutluyorum.
Kıymetli vatandaşlarım; biz, kendi topraklarında huzur ve refah içerisinde, kardeşçe yaşamak isteyen, hak yemeyen ama hakkını da yedirmeyen, büyük bir milletiz. Gücümüzü, vatanımıza duyduğumuz eşsiz bağlılıktan, en zor zamanlarda bizi ayakta tutan birlik ve beraberlik duygumuzdan alırız. İçten bölünmüş bir milleti, hiçbir kuvvet ayakta tutamaz. Onun için, ne pahasına olursa olsun, birliğimize sahip çıkmak zorundayız.”
"DÜZENİ BAŞTAN AŞAĞI DEĞİŞTİRECEĞİZ"
“Maalesef, iktidardaki bir avuç insan siyasi geleceklerini, birliğimizi bozmak, beraberliğimizi zedelemek üzerine kurmuş durumda. Kendini ülkenin sahibi zanneden bu kibirli, bu karanlık zihniyet, hukuku ve demokrasiyi ayaklar altına alan her adımında, birlik ve beraberlik duygumuza büyük zararlar veriyor. Adaletten uzaklaştıkça, milletten de uzaklaşıyorlar. İnsanlarımızı derin bir yoksulluğa, güvencesizliğe, büyük bir belirsizliğe mahkûm ediyorlar.
Biz, devleti milletin emrinde olmaktan çıkarıp, bir kişinin iradesine tabi hale getiren bu çürümüş düzeni baştan aşağı değiştireceğiz. Bizim mücadelemiz, Türkiye’yi 86 milyonun adalet şemsiyesi altında buluştuğu bir kurum ve kurallar ülkesi haline getirme mücadelesidir. Bu, milletimizin adalet ve hürriyet, huzur ve refah mücadelesidir. Bu, milletimizin birlik ve kardeşlik mücadelesidir.”
"YARGI SALDIRILARININ SEBEBİ BUDUR"
“Türkiye, geçim derdi çekmeden, gelecekten korkmadan yaşayan, özgür ve mutlu insanların ülkesi olacak. Çalışmanın, üretmenin kıymeti bilinecek, herkes emeğinin, girişiminin, yatırımının karşılığını hakkıyla alacak. Herkes evde, sokakta, işyerinde, hastanede, adliyede güvende ve güvencede olduğunu hissedecek. Devletin kudretli ve adaletli eli her vatandaşına aynı özen, aynı şefkatle uzanacak. Neyi, nasıl yapacağımızı çok iyi biliyoruz.
Politikalarımızın, projelerimizin halkın ihtiyaç ve taleplerini karşılamada, şehirlerimizin sorunlarını çözmede ne kadar etkili olduğunu belediyelerde gösterdik. İcraatçı ve halkçı bir yönetim anlayışıyla biz hizmet ettikçe, yatırım yaptıkça vatandaşın bize güveni arttı. O nedenle her seçimde oyumuzu artırdık. O nedenle milletimiz, bizi artık ülke yönetiminde görmeyi talep etmeye başladı.
İşte bize karşı yürütülen yargı saldırılarının sebebi budur. Adil bir seçimde bizi asla yenemeyecekleri için yargının arkasına sığınarak, kumpas davalarıyla bizi saf dışı etmeye çalışıyorlar. Başaramayacaklar. Burası, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emaneti, Türkiye Cumhuriyeti’dir. Burada eninde sonunda hukuk kazanır.”
“KENDİ YARATTIĞI HUKUKSUZLUĞUN AĞIRLIĞINA DAYANAMAZ”
“Hiçbir iktidar, kendi yarattığı hukuksuzluğun ağırlığına dayanamaz. Gün gelir, hukuku çiğneyenler, kendi adaletsizliklerinin bedelini adalet karşısında mutlaka öderler. Burası, Türkiye Cumhuriyeti’dir. Burada eninde sonunda millet kazanır. Milletin ortak iradesini hiçbir güç engelleyemez. Sandık kurulur, millet gerçeği haykırır. Millet ne derse o olur. Geçmişte hep öyle oldu, çok yakında yine öyle olacak. Hayatımızın her alanında adalet olacak.
Temel haklarımız, hürriyetlerimiz, güvenliğimiz adaletin koruması altında olacak. Bir şahsın, bir grubun, bir partinin değil, her zaman ortak aklın ve ortak değerlerimizin zaferi için mücadele edeceğiz. Demokrasi ve cumhuriyet, adalet ve hürriyet için el ele vereceğiz. Huzur ve kardeşlik, refah ve bereket için el ele vereceğiz. Milletimizin ruhundaki o şaşmaz pusuladan, adaletten ayrılmadan özgür ve mutlu, refah ve bereket içinde bir Türkiye'ye ulaşacağız. ‘Herkes için her yerde önce adalet önce hürriyet’ diyenler kazanacak. Her şey çok güzel olacak. Ekrem İmamoğlu. Silivri Zindanı.”
NE OLMUŞTU?
CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, yurttaşları mitinge katılmaya çağırmıştı.
Özel, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Bu meydanlar sadece kendinden değil, Türkiye’nin geleceğinden de mesuldür! Hep beraber adım adım yürüyoruz. Sesimizi yarın Nevşehir meydanından yükseltiyoruz" ifadelerini kullanmıştı.
Ekrem İmamoğlu da Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi hesabından yaptığı paylaşımda Nevşehir için dayanışma vurgusu yapmıştı.
İmamoğlu, “Nevşehir hukuksuzluğa karşı tek yürek olacak. Hep derim; Allah’ım beni aileme, doğduğum şehre ve milletime mahcup etme. Ne mutlu bana ki hep öyle oldu ve olacak!” demişti.







