Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş ekonomi gündemi üzerine değerlendirmeler yaptı.
Basın açıklaması yapan BTP lideri TÜİK'in Haziran ayı enflasyonunu yüzde 0,99 olarak açıklamasına böyle tepki gösterdi ve "Çok merak ediyorum, TÜİK bu rakama nasıl ulaştı.
Bu fiyatlar nerede ise bize de söylese de biz de alışverişlerimizi oradan yapsak!" ifadelerini kullandı.
Hüseyin Baş'ın açıklaması şöyle:
"Türkiye İstatistik Kurumu TÜİK Haziran ayına ilişkin enflasyon verilerini açıkladı. Memur ve emeklinin maaş zam oranını belirleyecek oranlar beklendiği gibi düşük çıktı. TÜİK’e göre enflasyon Haziran’da yüzde 0,99 artmış. Evet... sadece yüzde 0,99! Yıllık enflasyon ise yüzde 32,11. Çok merak ediyorum, TÜİK bu rakama nasıl ulaştı. Bu fiyatlar nerede ise bize de söylese de biz de alışverişlerimizi oradan yapsak! TÜİK ne yazık ki uzun süredir halkın gerçeklerini yansıtan veriler açıklamıyor! Halkın maruz kaldığı enflasyon ile TÜİK enflasyonu arasında dağlar kadar fark var.
"Bu insafsız, vicdansız bir sistem"
Az önce de ifade ettiğimiz gibi TÜİK emekli ve memur maaşlarının belirleneceği ayda yine düşük bir rakam açıkladı. Olan yine garibana oldu! Açıklanan bu rakamla en düşük emekli maaşı 20 bin liradan 23 550 liraya çıktı. Üstelik bu da kök maaşa yapılacak özel zamla mümkün olabilecek. Asgari ücrete ara zam beklentisi ise hayal kırıklığıyla sonuçlandı. Bu insafsız, vicdansız bir sistem! Soruyorum size; açlık sınırının yaklaşık 36 bin lira olduğu bir düzende emekli 23 bin 550 lirayla ne yapacak, asgari ücretli 28 bin lirayla ne yapacak? İstanbul’da kiralar 40- 45 bin liradan başlıyor ama emekli 23 bin 550 lira alacak, asgari ücretli 28 bin lira alacak! Bunu hangi matematikle, hangi vicdanla açıklayacaksınız?
"Bilinçli, planlı bir fakirleştirme operasyonuyla karşı karşıyayız!"
Çeyrek asırlık bir iktidarın Türk halkını getirdiği durum bu mu olmalıydı? Bu millete yazık oluyor, koca bir neslin umutları yok oluyor. Gençlerimiz ailesini, vatanını bırakıp yurt dışında bir gelecek aramak zorunda kalıyor. İnsanlarımız ekonomik şart nedeniyle önce köyünü, şehrini bırakıp büyükşehirlere getirildi şimdi de ülkesini terk etmeye zorlanıyor. Bilinçli, planlı bir fakirleştirme operasyonuyla karşı karşıyayız! Milyonlarca yabancının kontrolsüz bir şekilde doldurulduğu ülkemizde kendi insanımızın yaşayamaz hale gelmesi sizce düşündürücü değil mi?
"Milli Ekonomi Modeli ile kaynaklarımız yabancıya ve yandaşa akmak yerine yüce Türk milletine akacak"
Türk milleti asil bir millettir, Türk halkı ebedi liderimiz Prof. Dr. Haydar Baş’ın dediği gibi ‘Bir eli yağda bir eli balda yaşamayı hak eden bir millettir. Ve bu hayatı yaşamak hayal değildir. Yeter ki bu ülkenin kaynaklarını bu ülke ve insanı için kullanın. İşte Bağımsız Türkiye Partisi bunu yapacak olan partidir. Milli Ekonomi Modeli ile kaynaklarımız yabancıya ve yandaşa akmak yerine yüce Türk milletine akacaktır. Böyle bir Türkiye’de insanımız geçim sıkıntısından uzak bir hayat yaşayacaktır. Bu bir hayal değil bir tercih meselesidir. Her türlü imkan, kaynak bu ülkede mevcuttur, Yeter ki milletimiz yerli ve milli bir kadro olan Bağımsız Türkiye Partisine icazet versin."






