USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000
Siyaset

Özgür Özel: Meclis'e sevk ettiğimiz ilk anlaşma İstanbul Sözleşmesi'ne geri dönülme anlaşması olacak...

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM'deki haftalık grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Özgür Özel: Meclis'e sevk ettiğimiz ilk anlaşma İstanbul Sözleşmesi'ne geri dönülme anlaşması olacak...
17-02-2026 14:06
17-02-2026 14:22
ANKARA
Google News

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM'de düzenlenen grup toplantısında konuşuyor. Özel, MHP lideri Devlet Bahçeli hakkında, "Sayın Bahçeli bugün 'Konutlarına kavuşan vatandaşlarımıza boş senet imzalatıyorlar demek yalnızca bühtan değil siyasi namusla çelişen bir hezeyandır' demiş. Sayın Bahçeli, bununla ilgili çok siyaset içinde verilecek çok sert cevaplar var; bir kelime demeyeceğim" ifadelerini kullandı. Özel ayrıca, "İliç'in kanı Murat Kurum'un elindedir. AK Parti'nin kara düzeninin elinde İliç'in kanı vardır" dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM'deki haftalık grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Özel'in konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde:

- "Yoğun bir çalışma haftasının ardından hep birlikte Meclisimizin çatısı altındayız. Tarihin en yüksek katılımları ile Muğla eylemlerimizi yaptık. Yarın akşam Ataşehir'de, İstanbul'da 39 ilçenin 39. eyleminde hep birlikte olacağız. İstanbulluları Ataşehir'i katkı sağlamaya davet ediyorum."

- "Akbelenlerle kucaklaştık. Milyonlarca zeytin ağacının katledileceği maden ruhsatlarının verildiği Akbelen'deydik. Yandaş kanalları izleyenler, iktidarın sesi olmuş muhalefeti, köylüyü duymayan TRT'yi izleyenler, sanabilirler ki Akbelen'de birileri bağırıyor, çağrıyor. Bilmiyor olabilirler. Akbelen'de dedeler, nineler direniyorlar, sebebi dünyanın en güzel coğrafyasına verilen maden ruhsatı ve onun genişletilmesi. Milyonlarca ağacın yeniden kesilmesi. Anayasa Mahkemesi üyelerinin sessiz kalmamasını ümit ediyoruz."

"ERDOĞAN'I ŞİKAYET EDİYORUM"

- "Bu şirketin acelesi mi, yok, daha çok Tayyip Bey'in acelesi. Acele kamulaştırma yetkisi var. Bu yetki Kıbrıs Barış Harekatı'nda kullanılabilecek bir yetki. Bu istisna yetkiyi yandaş şirket ağaçları kessin diye kullandı. Erdoğan bu yetkiyi bir şirket AYM kararı çıkmadan bütün ağaçları kessin diye kullandı. Buradan milletimize Recep Tayyip Erdoğan'ı şikayet ediyorum. AYM'ye de geciktiğiniz her gün, kesilen ağaçlar, talan edilen doğa demektir. Lütfen elinizi çabuk tutun diyorum."

"İLİÇ'İN KANI MURAT KURUM'UN ELİNDEDİR"

- "İliç'teki hukuk mücadelesi sürüyor. Bugün mahkeme var Erzincan'da. Genel Başkan Yardımcımız, Parti Meclisi üyelerimiz, milletvekillerimiz oradalar; o hukuk mücadelesine Erzincan Adliyesi'nde destek veriyorlar. Buradan AK Parti'nin kara düzeni, yani Akbelen'de madenciyi sincaba tercih eden kara düzen, bugün İliç'te yaşananların baş sorumlusudur. Hatırlayın; Murat Kurum, o dönemin bakanı, sonra İstanbul'a gidip orada AK Parti'nin adayı olmuştu ve Ekrem İmamoğlu tarafından 1 milyon 150 binin üzerinde bir farkla mağlup edilmiş; İstanbullu 'Yahu İliç'e ne yaptığını gördüm, ne işin var senin İstanbul'da, çek elini İstanbul'dan' deyip Murat Kurum'u defetmişti."

- "O Murat Kurum, o Murat Kurum, İliç faciasındaki sorumluluğunu hep inkar etti. Ve bakın, bakın şimdi Murat Kurum'un 'Benim sorumluluğum yok, kapasiteyi ben arttırmadım, benimle ne alakası var' dediği... İkinci kapasite artışı faciayı getiren... İkinci kapasite artışı ve flotasyon tesisi projesiyle ilgili olarak hazırlanan ÇED raporu, ÇED yönetmeliği kapsamında kabul edilmiştir. Makamlarınızca uygun görülmesi halinde söz konusu projeye ait 'ÇED Olumlu' kararının verilmesi hususunu takdir ve tensiplerinize arz ederim. Altında imza: Olur... Murat Kurum. İliç'in kanı Murat Kurum'un elindedir. AK Parti'nin kara düzeninin elinde İliç'in kanı vardır arkadaşlar."

- "Değerli arkadaşlar, değerli konuklar; bu Murat Kurum, bu Murat Kurum şimdi deprem bölgesinde, ilk üç gün orduyu dışarı çıkarmayanların, üç gün çadır yok diye 1999’da eleştirdikleri hükümetten sonra 33. gün daha çadır dağıtamayanların, millet çadır sırasındayken Kızılay’a çadır sattıranların, bir yılda konutları vereceğiz deyip de bu konutların bir yılda yüzde 2’sini bile vermeyenlerin, 3 yılın sonunda yüzde 70’e gelince de buradan bir başarı hikayesi anlatmaya çalışanların, övmeye köpürtmeye çalıştığı Murat Kurum İliç’in de sorumlusudur. Bütün beceriksizliklerin de sorumlusudur."

"BAHÇELİ'YE VERİLECEK ÇOK SERT CEVAPLAR VAR"

- "Son olarak da bugün Sayın Devlet Bahçeli deprem bölgesiyle ilgili -ki ne iyi bir iş yapmışız, bütün grup hep beraber gittik deprem bölgesinde büyük bir çalışma yaptık ve neyi ortaya çıkardık?- faizsiz verilmesi gereken deprem konutlarının bazılarından faiz almaya niyetlendiklerini, deprem bölgesindeki yapılan dükkanlardan faiz almaya niyetlendiklerini, evlerle ilgili de boş senetlere imza attırdıklarını... Biz bunu söyledik, biz bunu söyledik. Neden söyledik? Hatay milletvekillerimiz dedi ki: 'Koşun gelin, millete boş senete imza attırıyorlar.' Malatya, Kahramanmaraş, Gaziantep milletvekillerimiz dedi ki: 'Doğru, senete imza atmayana anahtarını vermiyorlar.'

- "Biz altı günde 55 çalışma yaptık. Konteyner kentleri gezdik. Evi alanı, alamayanı dinledik. Boş seneti gördük ve dedik ki: 'Boş senete imza attırmak tefeci işidir bunu yapmayın, faizi çizene anahtar vermiyorsunuz; faiz almayacağınızı açıklayın ve boş senetleri yırtın atın.' O kadar çok yalan attılar, o kadar çok kendi televizyon kanallarında lafı yuvarladılar ki üzülerek takip ettim Sayın Bahçeli bugün 'Konutlarına kavuşan vatandaşlarımıza boş senet imzalatıyorlar demek yalnızca bühtan değil siyasi namusla çelişen bir hezeyandır' demiş."

- "Sayın Bahçeli, bununla ilgili çok siyaset içinde verilecek çok sert cevaplar var; bir kelime demeyeceğim, bir kelime demeyeceğim. Alın bunu, alın bunu: 'Afet Borçlandırma Senedi.' Madde 1 Tanımlar, Madde 2 Borç Tutarı: 'Bankaya toplam nokta nokta TL, yalnız bu kadar borçlandığımı... Borçlunun beyanı: Nokta nokta oranında akdi faiz ödemeyi, bankaya olan borcun nokta nokta yıl vadeli olduğunu kabul ederim.' İmzası atılmadan anahtar verilmiyor. Burada bühtan varsa Murat Kurum’dadır. Burada iftira varsa Murat Kurum’dadır. Hezeyan varsa da 'ittifak ortağım' diye onlara inanan, bir tane depremzedeye gidip de sormayan şahsınızın siyasetinin adıdır. Buyurun."

"BAHÇELİ'Yİ MURAT KURUM ARASIN"

- "Cumhuriyet Halk Partisi bir siyaset yapıyorsa, bir eleştiri yapıyorsa, bir şey söylüyorsa Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir ayağı bu kürsüdeyse bir ayağı Hatay’dadır. Bir ayağı, bir ayağı Gaziantep’tedir, İslahiye’dedir, Nurdağı’ndadır, Adıyaman’dadır, Yaylakonak’tadır. Ve Cumhuriyet Halk Partisi bir şey söylüyorsa Murat Kurum gibi palavradan değil yürekten, sahadan söylüyordur. Ben Sayın Bahçeli'den özür beklemiyorum bu lafları için. Sayın Murat Kurum'dan Bahçeli'ye 'Kusura bakmayın, sizi bu hale getirdim' diye özür telefonu bekliyorum. Sayın Bahçeli'yi Murat Kurum arasın."

- "Biz böyle ayakta meydanda oldukça, sahada oldukça, milleti dertlendiren onlar, derdi dinleyen, çözmeyi vadeden, çözülsün diye emek veren bizler oldukça bunlar böyle geri adımlar atacaklar. Faiz almayacaklarını açıkladılar. Şimdi diyorlar ki 'Küçük paralar olacak, bilmem ne olacak.' 71 milyar dolar para toplanmış bu milletin vergilerinden, bağışlarından. 40 milyar lirası evlere gitmiş, helali hoş olsun; o boş senetlerin hepsini ya size yırttıracağım ya iktidar olup ben yırtacağım."

"ŞEHİTLERİMİZİ ANIYORUZ"

- "Maalesef bugün bir başka acının da 10. yıl dönümü. 2016 yılında Meclis Genel Kurulu'ndaydık ve bir patlama sesiyle irkildik. Maalesef hemen yakında, Merasim Sokak'ta askeri personel servisine yapılan terör saldırısında 29 canımızı kaybetmiştik. Tüm şehitlerimizi bir kez daha rahmetle anıyoruz. Ülkemiz için can veren şehitlerimizin aziz hatıraları bize aittir, bize emanettir; aileleri bu yüce millete ve devlete emanettir."

- "Geçtiğimiz hafta şehit aileleri dernekleri -ki bugüne kadar Türkiye'de Genel Başkan Yardımcımız Yankı Bağcıoğlu ve milletvekillerimiz, parti meclisi üyelerimiz, 205 şehit ailesi ve gazi derneğini Türkiye coğrafyasının dört bir yanında ayırmadan ziyaret ettiler, etmeye devam ediyorlar- geçtiğimiz hafta da tüm Türkiye'deki şehit aileleri ve gazi derneklerini temsil eden tepedeki üç yapı, çatı örgüt, iki dernek ve bir vakıf bizi ziyaret ettiler. Biz kendileriyle sürekli, yılda en az üç kez dört kez bir araya geliyoruz. Hem tutumumuzdan, onlara verdiğimiz sözleri tutmamızdan, gündemde tutmamızdan, vadettiğimiz çizginin uygunluğundan bahisle çok keyifli bir sohbet yaptık."

- "Ama bir yandan da şunu hatırlattılar: Dediler ki Cumhuriyet Halk Partisi'yle 2024 yılında, Haziran ayında iki günlük Şehit Aileleri ve Gaziler Çalıştayı yapmıştık. O çalıştaydan da derlenen 18 kanunda değişiklik yapan bir teklif hazırlamıştık biz. Bu teklifi Meclis'e sunduk, ilgili komisyonu göreve çağırdık. Komisyonun başkanı Sayın Akar bu dernekleri çağırdı, üzerinde çalışacaklarını söyledi, zaman istedi. Ama bugüne kadar komisyonda bir ilerleme yok. Şehit ailelerimiz diyor ki; 'Komisyon başkanından, mensuplarından, partilerdeki üyelerden bir şikayetimiz yok ama ilerleme yok. Çünkü sürekli ekonomik sıkıntıları, Maliye'yi, Maliye Bakanı'nı bahane ediyorlar. Lütfen bunları bir kez daha dile getirin' dediler."

- "Ben hem Merasim Sokak'ın 10. yıl dönümünde hem bugünlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki hassas gündemlerin eşliğinde; bu memleket için hepimiz yerine can verenlerin aileleri ya da vücutlarının bir parçasını feda edenler için bekleyen 18 kanunun, bu Ramazan mübarek günlerde -ki Meclis'te sahura kadar çalışma geleneği var, zaman sorunu yok- para deseniz büyük bir para tutmadığı gibi buraya kaynak ayırmayacaksınız nereye ayıracaksınız?"

- "Onun için de özellikle gaziler arasındaki maaş eşitsizlikleri -ki büyük bir utançtır hepimiz için-, şehit aileleri arasındaki eşitsizlikler büyük bir utançtır. Terörle mücadelede yaralanmasına rağmen gazi sayılmayan kahramanlarımızın mağduriyetleri, haklı talepleri hala karşılıksız kalmıştır. Er ve erbaş şehitlerin aileleri, gaziler için söz verilen emsal maaş uygulaması hala hayata geçirilmemiştir. Sağlıkta, ulaşımda, istihdamda, eğitimde tanınan hakların uygulanmasında ciddi aksaklıklar ve eşitsizlikler vardır. Ortez-protez hizmetlerinde bunun tek hastaneyle sınırlandırılması, bürokratik engeller hak kayıplarına sebebiyet vermektedir. Şehit yakınları ve gazilerle ilgili yetki ve sorumlulukların Aile Bakanlığı'nda olması yerine Milli Savunma Bakanlığı'nda olması talep edilmektedir."

"15 TEMMUZ DARBESİNE KARŞI CHP GRUBUNUN TUTUMUNU BİLMEYEN YOK"

- "Biz 18 maddelik kanunun arkasındayız. Buradan grup başkanvekillerimize, grubumuza emanettir. Ramazan ayı boyunca partilerin uzlaşısıyla, oy birliğiyle Meclis'te bu düzenlemelerin yapılmasını bekliyoruz ve bunu Cumhuriyet Halk Partisi olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne öneriyoruz ve emanet ediyoruz. Bir de bugün aramızda evladını gerekirse bu ülke için şehit olsun diye orduya teslim etmiş, gözünü kırpmadan ölümü göze almış gencecik askerlerin, erlerin, teğmenlerin anneleri var."

- "15 Temmuz darbesine karşı Özgür Özel'in tutumunu bilmeyen yok, Cumhuriyet Halk Partisi grubunun tutumunu bilmeyen yok. O darbeyi planlayanların, yapanların, o günlere gelene kadar bunları kritik mevkilere yerleştirenlerin, bunlara para sağlayanların, bu milletin bölünmez bütünlüğüne karşı, anayasasına karşı, meclisine karşı silaha sarılanların Allah bin kere belasını versin."

"BU AYIBI MUTLAKA TEMİZLEMEK GEREKİR"

- "Ancak emir komuta zinciri içinde kursiyer, teğmen, asteğmen, asker kalk oğlum kalkmış, yürü oğlum yürümüş, çık köprüye çıkmış, bin otobüse binmiş, otobüsün içinde durmuş, inmemiş, adamı çevirip Silivri'de müebbet hapse mahkum edenlere söylüyorum. Burada büyük bir kul hakkı vardır. Hem bu süreçte hem KHK ile ihraç edilip mahkemede haklı çıkan, bazen mahkemede yargılanmasına bile gerek görülmeyenlerin hala görevlerine iade edilmedikleri yerlerde kul hakkı vardır. Darbeyle mücadele, darbeciyi cezalandırmak ayrı bir şeydir, buradan başka bir mağduriyet çıkarmak, gözü yaşlı anneler yaratmak başka bir şeydir. Bu ayıbı mutlaka temizlemek gerekir. Mutlaka temizlemek gerekir."

"BİR UTANCI HEP BİRLİKTE İTİRAF EDELİM"

- "Bugün tabii Sayın Günaydın da çok farklı kesimlerden çok önemli konukları anons etti. Bugün farklı illerden veteriner hekim odası başkanlarımız aramızda. Veteriner hekimler kanunda sağlık çalışanı olarak geçiyorlar ama neredeyse özlük haklarında yarı yarıyadan da kötü durumdalar. Adalet ve Kalkınma Partisi bu konuda yasal düzenlemelerden kaçıyor. Ayrıca pandemide, daha doğrusu bu çağda belki de önümüzdeki dönemde de karşılaşılacak pandemilerde bir şeyi öğrenmiş olmak lazım. Bu hayvandan insana geçen virüsler veterinerlerin uzmanlık alanıdır. Bulaşıcı hastalıklar veterinerlerin uzmanlık alanıdır. Veterinerlerin konusu, alanı halk sağlığını, hepimizin sağlığını en doğrudan etkileyen hem güvenli gıda açısından hem de hastalıklardan korunma açısından son derece önemlidir. Bunun için bir 'Tek Sağlık' prensibi dünyada gelişmiştir. Modern dünya bunu kabul etmiştir. Bunun için de biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu yaklaşımı önemsiyoruz."

- "Ayrıca bir utancı hep birlikte itiraf edelim. Böyle bir ülkenin bu yüce meclisinde seçilen 600 milletvekilinden hiçbiri veteriner değildi. Hiçbir siyasi partide veteriner milletvekili olmaması ayıbını paylaşıyoruz ve partimiz adına da bu noktada özeleştirimizi yapıyoruz. Yaptığımız ilk parti meclisinde Türk Veteriner Hekimleri Birliği'nin Genel Başkanı'nı, Sayın Murat Arslan'ı parti meclisimize, politika kurullarımıza kattık. Onların şahsında Türkiye'deki sayıları 50 bini bulan veterinerleri, veteriner fakültesi öğrencilerini, hepsinin ailelerini saygıyla selamlıyoruz ve Cumhuriyet Halk Partisi grubunda ve iktidarımızda hem bu mecliste hem Bakanlar Kurulu'nda hem kritik her yerde çok sayıda veterinerin görevlendirileceğinin de şimdiden sözünü veriyoruz."

"İLK ANLAŞMA İSTANBUL SÖZLEŞMESİ'NE GERİ DÖNÜLME ANLAŞMASI OLACAK"

- "Buradan daha önce de söylediğim bir şeyi söyleyeyim. 47 yıl sonra partimiz birinci parti oldu. Son o girdiğimiz seçimden beş ay önceki kurultayda şu sözü vermiştim: Nasıl rahmetli Bülent Ecevit ve onun değişim kadrosu 70'lerde ikisi yerel, ikisi genel dört seçimden de birinci parti çıktıysa partimizi birinci parti çıkaracağız yoksa bu işi bırakacağız demiştim. Bu sözden beş ay sonra Cumhuriyet Halk Partisi 47 yıl sonra birinci parti oldu."

- "Adalet ve Kalkınma Partisi kurulduğu günden beri ilk kez yenildi ve büyük bir zafer kazandık. Bugün halkın oyunda da tüm yapılan anketlerde takip ediyorsunuz desteğini daha da arttıran Türkiye'nin birinci partisinin genel başkanı olarak buradayım. Ve buradan söz olsun, tarihe geçsin ki bir kez daha ifade edeyim: 17 Şubat 2026 günü bir kez daha sözümüzü yeniliyoruz. Bu kürsülere, o zaman salon başka olacak, bu kürsülere Türkiye Cumhuriyeti'nin iktidar partisinin genel başkanı olarak yine çıkacağım ve o gün göreceksiniz ki bu meclise sevk ettiğimiz ilk anlaşma İstanbul Sözleşmesi'ne geri dönülme anlaşması olacak. Söz veriyoruz Türkiye'deki tüm kadınlara, tüm kadınlara."

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
ÇOK OKUNANLAR
ANKET TÜMÜ
ARŞİV ARAMA
PUAN DURUMU TÜMÜ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ TÜMÜ
Günün Karikatürü