Dün gece uykum kaçtı.
"Memleket bu haldeyken sadece dün gece mi uykun kaçtı?" diye soru soranların olduğunu duyar gibiyim.
Düzelteyim o zaman:Uykularım sık sık kaçıyor memleket bu haldeyken!
Bu haldeyken;Her gün yeni bir skandal,yeni bir kaza,yeni bir hayal kırıklığı,yıllardır kendini olduğundan farklı gösterenlerin aslında ne olduklarını ne olmadıklarını görünce yaşadığımız derin sarsıntılara çare ararken,birlikte yol yürüyenlerin köy görününce düştükleri duruma bakarken...
Neyse esas sözümü unutturmayalım lütfen!
Söylediğim gibi,dün gece uykum kaçtı ve televiyonu açtım.
Bir spor kanalında tenis maçı tekrarına rastladım.
Memleketi ve kendimi bir tarafa bıraktım biraz izleyeyim dedim.
Sporcuları izlerken o çabayı ve "puan" mücadelesinin nefes kesen konsantrasyonu beni tenis maçının içine çekti.
Tenisin ne kadar zor ve bir o kadarda alışkanlık yapan bir spor olduğunu biliyorum.
Tenisi hayata benzetirim.
Tenis sporu;İnsana mücadele etmeyi, sabretmeyi,hata yapmayı,hataya takılmamayı, yeniden başlamayı ve kaybedilen puana rağmen bir sonraki puana odaklanıp "puan puan" mücadele etmeyi öğretir.
Uykum kaçtı,
gecenin yarısı,
tenis maçı,
küçük hayat hikayelerimiz ve
sonuç:"OYUNDA KAL!"
Hayat bütün zorlukları ile üzerinize üzerinize gelirken,sorunlara çözüm üretmesi gereken kurumlar yeni sorunlar üretirken,birbirine umut olması gereken insanlar umut olmuyorken, çürümüşlüğün kokusu burun direklerimizi sızlatırken hayatın içinde oyunda kalmak gerekir.
Nasıl mı?
Hayat da bir tenis maçı gibidir.
Bazen en kolay topu kaçırırsın.
Bazen bütün çabana rağmen puanı rakibine verirsin.
Bazen üst üste hatalar yapar,
kendine olan güvenini kaybedersin.
Bazen de kazanacağına inandığın maçı kaybedersin.
Maç sırasında bir puanı kaybetmek,
maçı kaybetmek değildir.
Bir maçı kaybetmek de hayatın bütününü kaybetmek anlamına gelmez.
Hayatın içinde;
Çelme yiyebilirsin,
pusuya düşürülebilir,
tuzağa çekilebilirsin,haksızlığa uğrayabilir,
emeğinin karşılığını alamayabilirsin.
Bazen yanında kimseyi bulamayabilirsin.
Yine de unutulmaması gereken her kayıp bir son değildir.
Her hata telafi edilemese bile önünde oynayabileceğin yeni bir puan ve puanlar vardır.
Hayatın sana haksız davrandığını düşündüğün anlarda bile kendine şunu sor:
Ben bu oyunun dışında mı kalacağım, yoksa yeniden mücadele mi edeceğim?
Çünkü mesele her maçı kazanmak değildir. Mesele, kaybettiğinde yeniden ayağa kalkabilmek, umudunu koruyabilmek ve kendi oyununun sorumluluğunu üstlenebilmektir.
Hayat devam ediyor.
Top hâlâ oyunda.
Sen de oyunda kal!
Tenis aynı zamanda centilmenlerin oynadığı bir spor dalıdır.Tenis sporcusu asla hak etmediği bir puanı kendi hanesine yazdırmaya çalışmaz.
Televizyondaki tenis maçının sonucu mu?
Vallahi izleyemedim,uyuyakalmışım.
Sabah uyandım ki elimde kağıt kalem bu yazı çıkmış ortaya...
Sağlıcakla kalın,oyunda kalın!
Ve elbette hayatın içinde centilmen rakiplere denk gelesiniz.

Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir