USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000
Gündem

İmamoğlu'nun casusluk davasında tahliye çıkmadı, duruşma Eylül'e ertelendi

Ekrem İmamoğlu, gazeteci Merdan Yanardağ, İmamoğlu'nun siyasi danışmanı Necati Özkan ve Hüseyin Gün’ün "siyasal casusluk" iddiasıyla tutuklu yargılandığı dava, İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'de görülüyor.

İmamoğlu'nun casusluk davasında tahliye çıkmadı, duruşma Eylül'e ertelendi
06-07-2026 12:07
06-07-2026 21:20
Google News

Ekrem İmamoğlu, gazeteci Merdan Yanardağ, İmamoğlu'nun siyasi danışmanı Necati Özkan ve Hüseyin Gün’ün "siyasal casusluk" iddiasıyla tutuklu yargılandığı dava, İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'de görülüyor.

Tutuklu isimlere yöneltilen temel suçlama, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 328/1 maddesi uyarınca "siyasal veya askeri casusluk maksadıyla devletin gizli kalması gereken bilgilerini temin etmek." iddianamenin somut delillere dayanmadığını kaydeden tutuklu isimler, davanın tamamen siyasi saiklerle açıldığını vurguluyor. Mütaalasını açıklayan duruşma savcısı tüm isimlerin tutukluluk halinin devamını talep etti.

Mart 2025'te tutuklanarak cezaevine gönderilmesinin ardından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu, bugün yargılandığı üç ayrı davada hakim karşısında.

İmamoğlu'nun tutuklu yargılandığı ve kamuoyunda "casusluk davası" olarak bilinen dosyanın duruşmasına bugün İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam ediliyor.

Davada Ekrem İmamoğlu'nun yanı sıra  ve gazeteci Merdan Yanardağile danışmanı Necati Özkan ve Hüseyin Gün tutuklu olarak yargılanıyor. Gün, gözaltında verdiği ifadesinde "etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini" belirterek "itirafçı" olmuştu.

21.00 | Mahkeme, Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan, Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün hakkında tutukluluk hâlinin devamına karar verdi. TELE1 ile ilgili taleplerin reddine karar verildi. Ekrem İmamoğlu, "Bunlar tırıvırı hepsi  geçecek" dedi. Dava 29 Eylül'e ertelendi.

19.37 | Hüseyin Gün savunmasına başladı. Savunmasına "Hiçbirimiz casus değiliz" diyerek başlayan gün, "Casus değilim, casusluk faaliyetinde hiç bulunmadım. Bugüne kadar devletim için mücadele verdiğim de kanıtlanmıştır. Daha fazla bu konunun derinine inmeyeceğim, gerekirse gizli celsede anlatabilirim" ifadelerini kullandı.

18.31 | Duruşmaya ara verildi. Aranın ardından mahkeme heyetinin Hüseyin Gün'ü dinlemesi ve duruşma sonunda ara kararını açıklaması bekleniyor.

17.55 | İmamoğlu'nun savunması sona erdi. 

16.30 | Ekrem İmamoğlu, savunma yapmak üzere kürsüye geldi. Mahkeme heyetinin değiştirilmesine tepki gösteren İmamoğlu, "Böyle bir durumla karşı karşıya gelmeyi şiddetle kınıyorum" dedi. 

Bu davalarda "hukuk cinayetleri" yaşandığını söyleyen İmamoğlu, "Hukuksuzluk triatlonu için de mücadelemi sürdürüyorum" ifadelerini kullandı. 


İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Bugün burada görülen dava, bu davaların içindeki en ibret verici olanlardan birisi. Çünkü bugün hayatı boyunca, gerçekten hem evine, yuvasına, ailesine, doğduğu şehirden yaşadığı şehre bu milletin iyi, güzel insanlar olduğuna inançla iyi işler yapmaya gayret eden, hayatını buna adamış bir insan olarak ve İstanbul'un, 16 milyonluk İstanbul'un Büyükşehir Belediye Başkanı olmuş, o yine milyonlarca insanın oyuyla, hem de İstanbul tarihinde en fazla oy alarak seçilmiş bir belediye başkanı olarak 15,5 milyon insanın da… Bugün belki de Avrupa'da bu sayıda ülke nüfusu olan ülke sayısı azdır. 15,5 milyon insanın oyuyla cumhurbaşkanı adaylığını elde etmiş, 25,1 milyon insanın da imzasıyla bunu destekleyen bir halk gücünü arkasına almış bir insanın casusluk gibi son derece ağır, son derece vahşi bir suçlamanın olduğu mahkemedeyiz. Tımarhanelik bir iş. Yani yargının bu şekilde meşgul olmasını sağlayan kişilerin, çok net ifade ediyorum, imza attığı metin, bir tımarhanelik metin.

Casusluk, ağır bir itham. Yani bir ülkenin güvenliğine, sırlarına, bağımsızlığına ihanet anlamına gelen bu kavramın, siyasi rekabetin ve hukuki kurguların malzemesi haline getirilmesi, yalnızca bana değil, hukuk devleti ilkesine da ağır bir haksızlıktır. Casusluk yani düşünsenize, casusluk!

"İDDİANAMEYİ OKUMAYA İHTİYAÇ BİLE DUYMADIM"

Burada ilk celsede, ilk burada bulunduğumuzda hem sanıklar hem avukatları açıklamalar yaptı. Birtakım sunumlar oldu vesaire. Yani iddianameyi okumaya ihtiyaç bile duymadım ama dinledikçe, saatlerce aydınlandım ve daha fazla olayı idrak ettim. Bir özetini okumuştum. Zaten benimle ilgili bir fotoğraftan ibaret bir iddianame. Düşünebiliyor musunuz, bir ziyaretle bir fotoğraflarla ortaya konmuş bir iddianame. Yani beni beş dakikalığına ziyaret eden, Allah rahmet eylesin, bir hanımefendinin ve manevi oğlu diye kendini tanıtan bir iş insanının, Hüseyin Gün'ün beni ziyareti, beş dakikalık görüntüsü, beş dakikalık ziyaretle bir görüntüsüyle iddianamede benimle ilgili olan kısım.

Bu manada dedim ya milletin vergisiyle hizmetler yapan, millet milyonların gözü önünde yürütülen siyasi mücadele, şeffaflıkla geçen bir kamu hayatı... Bugün bu soyut iddialar ve hayal ürünü senaryolarla sözüm ona bize leke sürmeye çalışan bir zihniyet. Tümüyle menfaat zihniyeti olduğunu da biliyorum bu arada, onu da birazdan değineceğim. Bu menfaat zinciri içerisinde olan ve bu metni kaleme alan bu zihniyet, casusluk gibi ağır bir suç isnadıyla beni burada mahkemeye taşımış oldu. Şu soruyu sormak lazım: Milletin iradesinden korkup siyasete müdahale etmek, canı isteyince seçimi iptal etmek, canı isteyince kurultay iptal etmek, sözde sıkıntı çıkaranı cezaevine yollamak, işte bugün kendini 'devlet aklı' diye tanımlayan o vasat zihniyetin bu ülkeye yaşattıklarıdır."

"RAKİBİNDEN KORKARAK İNSANLARA ZULMEDEN BİR ANLAYIŞ

Bugün adalet sisteminin çok yönlü eleştiri altında olduğu ve her kuralın yerle bir edildiği bir ortamda ne AYM kararları, ne AİHM kararları, ne başka unsurların asla en doğru şekilde analiz edilmediği ve detaylı bir şekilde değerlendirilmediği bir Türkiye'de yaşadıklarını kaydeden İmamoğlu, şöyle devam etti:

"Ben de buradayım, Silivri'deyim. Benimle beraber seçilmiş bir milletvekilinin hapis yattığını ve her gün onunla dertleşmek zorunda kaldığım bir ortamdayım. Can Atalay'dan bahsediyorum. Ve tabii birçok arkadaşım var yine Silivri'de, bu şekilde hakkının, hukukunun elinden çalındığı, özgürlüğünün çalındığı bir ortam. Ya da Edirne'de Selahattin Demirtaş. Ve bunun gibi aslında birçok hukuksuzluğun insanları mahkum eden ve özellikle siyasi saiklerle, rakibinden korkarak insanlara zulmeden anlayışın sona erdirilmesi mücadelesinde onun için kendimizi güçlü hissediyoruz ve güçlü bir şekilde yolumuza devam ediyoruz."

15.05 |  Ara sona erdi, duruşma başladı. Necati Özkan'ın avukatı Kazım Yiğit Akalın savunmasına başladı. Avukat Akalın, mahkeme başkanına seslenerek, "Sabah 9 akşam 18.00 sizinle HTS kaydı veriyoruz. Aynı yerden baz vermek esasen bir delil değil" dedi. Akalın, casusluk davasının ek klasörlerinde Hüseyin Gün ile Necati Özkan'ın HTS kayıtları incelendiğinde Balıkesir'de buluştuklarının iddia edildiğini söyledi ve iki ismin aynı yıl içinde Balıkesir'e hiç gitmediklerini belirtti.


Milli İstihbarat Teşkilatı'na (MİT) yazı yazdıklarını belirten Akalın, "Ne cevap gelecek merakla bekliyoruz" dedi. Akalın, Hüseyin Gün'ün casus olarak suçlandığını ancak bu suçlamayla karşılaşan birinin telefonunun şifresini vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna vurgu yaptı. "Casus olarak İmamoğlu'yla görüşmeye annesiyle gidiyor" diyen Akalın, İmamoğlu'nun Gün'e yarım saat bile ayırmadığını ifade etti. Akalın ayrıca, "Bize seçim kazandırıyor ama iş vermiyoruz öyle bir casusumuz var" dedi.

Avukat Akalın, Hüseyin Gün'ün 6 yıl boyunca casusluk yaptığının iddia edildiğine vurgu yaparak  "Jandarma istihbarat uyumuş, emniyet istihbarat uyumuş, MİT uyumuş. Bir tane uyuşturucu müptelası kardeş sayesinde casus ortaya çıkmış. Bunu söylemeye utanmaz mı insan?" ifadelerini kullandı.

14.00 | Duruşmaya ara verildi. 

13.40 | Necati Özkan savunmasında ana muhalefetin elde ettiği başarının iktidarı düşünmeye sevk ettiğini belirterek, "İktidar 31 Mart seçimlerinden itibaren bir çare aradı ve bu çarenin ekim ayında geldiğini gördük. İlçe belediye başkanları tutuklandı, hepimizin gözü önünde oldu. İmamoğlu tutuklandı, bizler tutuklandık" ifadelerini kullandı.

Özkan, "Hani savcılar Türk milleti adına iş yapıyordu? Hani sadece sanık aleyhine değil, lehe de delil toplanıyordu? Neresi burası? Hangi siyasi emeller için bu ülkenin temelleri tehlikeye atılabilir? Hepimiz bu dünyadan göçeceğiz, geriye kanun ve devlet kalacak" diyerek dava sürecine tepki gösterdi.

13.34 | Ekrem İmamoğlu diploma davasının beşinci duruşmasının sona ermesinin ardından casusluk davasının görüldüğü duruşma salonuna geldi. CHP lideri Özgür Özel de davanınm görüldüğü salondaki yerini aldı.

12.10 | Yanardağ'ın savunması sona erdi.

11.30 | Duruşma, tutuklu gazeteci Merdan Yanardağ'ın savunmasının alınmasıyla devam ediyor.

11.25 | İmamoğlu salondan ayrıldıktan sonra mahkeme başkanı tanık beyanlarına ilişkin duruşma savcısına görüşünü sordu. Savcı, "bir diyeceği olmadığını" belirtti. Savcı ayrıca, delil toplama işlemlerinin bitmediğini söyleyerek "kuvvetli suç şüphesi" gerekçesiyle tüm sanıkların tutukluluk halinin devamını talep etti.

11.15 | İmamoğlu davaiçin sabah saatlerinde duruşma salonunda hazır bulundu. İmamoğlu’nun avukatları "diploma" davasına geçmek için talepte bulundu, mahkeme heyeti talebi kabul etti. İmamoğlu "casusluk" davasının görüldüğü duruşma salonundan ayrılarak "diploma" davasının görüleceği salona geçti. 

ÖNCEKİ DURUŞMADA NE OLDU?

Bir önceki duruşmada sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar veren mahkeme; dosyadaki kritik dijital delillerin incelenmesi amacıyla Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), Emniyet ve Milli İstihbarat Teşkilatı'ndan (MİT) ek rapor talep etmişti. Mahkeme 4 tanık hakkında da zorla getirme kararı çıkarmıştı.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
ÇOK OKUNANLAR
ANKET TÜMÜ
ARŞİV ARAMA
PUAN DURUMU TÜMÜ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ TÜMÜ
Günün Karikatürü