Okul saldırıları gündemdeki yerini korurken Erdoğan, Kabine toplantısının ardından bu konuda açıklamalarda bulundu. Erdoğan'ın eleştirilerinin odağında medya ve muhalefet de vardı.
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine toplantısının ardından açıklamalarda bulundu. Erdoğan'ın gündeminde okul saldırıları vardı. Erdoğan açıklamasında Milli Eğitim Bakanlığı'yla ilgili eleştirilere tepki gösterirken muhalefeti hedef aldı.
Konuşmasına ölenlere rahmet yaralılara şifa dileyerek başlayan Erdoğan, saldırılara dair tutumları nedeniyle medyadan siyasetçilere pek çok kişi ve kurumu eleştirirken "Üzülerek ifade etmek isterim ki bu süreçte kimi medya organlarımız, kimi siyasetçilerimiz, kimi örgütlerimiz pedogojik açıdan sorunlu beyanatları ve yayın çizgileriyle bilerek veya bilmeden saldırganların amacına hizmet etmiş, faillerin ekmeğine adeta yağ sürmüşlerdir" dedi.
Muhalefeti de eleştiren Erdoğan şu ifadeleri kullandı:
Kimse kusura bakmasın ama daha olay anlaşılmadan hükümetimize karşı bir kampanya başlatılmasının hangi haklı gerekçesi olabilir? Henüz hiçbir şey belli değilken milli ve manevi değerlerimize bağlı sivil toplum kuruluşları niçin hedef tahtasına konur. Daha vahşice öldürülen yavrularımızın cenazesi bile kalkmadan olayı 14 yaşındaki çocuğa yıkacaklar diyerek niyet okuyuculuğuna girişmek hangi vicdana ahlaka sığar?
Milletçe yüreğimiz yanıyor fakat üzülerek gördük ki anamuhalefetin kimi aktörlerinin aklına ilk ramazan etkinliklerini eleştirmek geliyor, sanki böyle bir fırsatı kolluyormuş gibi sorumsuzca açıklamalar yapmak geliyor. Nedir bu telaşınız? Nedir bu aceleniz? Böyle bir acı üzerinden milleti tahrik etmek, öğrencilerimiz arasında korku yaymak en hafif tabirle sorumsuzluktur. Hangi sebeple olursa olsun kimsenin öğretmenlerimizi, öğrencilerimizi ve ailelerimizi tedirgin etmeye hakkı yoktur. Saldırıyı tüm boyutlarıyla doğru analiz ettikten sonra infiale kapılmadan, sağ duyuyla, ortak aklın ve pedogojinin rehberliğinde hep beraber meselenin üzerine gitmemiz gerekiyor."
Erdoğan, "Biz tarihimiz boyunca şefkatli, merhametli, insan ilişkilerinde dayanışmayı yücelten iyiliksever, hamiyetperver bir millet olduk. Milletimizin yüce gönüllülüğünden sadece insanlar değil, her türlü canlı da istifade etti. Lakin son yıllarda popüler kültürün de etkisiyle kurucu kodlarımıza sahip çıkma noktasında biraz özensiz ve ihmalkar davranıldı. Şu tabloyla iktidarlarımız boyunca defalarca karşılaştık. Milli ve manevi değerlerimize sahip çıkan her adımımız ülkemizdeki belli kesimler tarafından hayat tarzına müdahale olarak yansıtıldı. Özellikle küresel bir despotizme dönüşen LGBT akımlarıyla mücadelemiz en acımasız eleştirilere maruz kaldığımız konulardan biri oldu. Biz bu müsibetin önünü kesmeye çalıştıkça birileri de ellerine geçirdiği her fırsatı cinsiyetsizleştirme akımlarının önünü açmak için kullandı. Köşelerinden o malum yazarlar bize özgürlük dersi vermeye kalktılar" dedi.







