USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000
Siyaset

Özgür Özel: İlk seçimde yüzde 60-70'le iktidar olacağız...

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kırıkkale'de yaptığı konuşmada ilk seçimde yüzde 60-70 oyla iktidar olacaklarını söyledi.

Özgür Özel: İlk seçimde yüzde 60-70'le iktidar olacağız...
17-07-2026 21:38
17-07-2026 21:39
Google News

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kırıkkale'de yaptığı konuşmada ilk seçimde yüzde 60-70 oyla iktidar olacaklarını söyledi. 

CHP'ye ilişkin "mutlak butlan" dosyasının Yargıtay'a geç gönderilmesine tepki gösteren Özel, "Yargıtay dosyayı adli tatilden önce görüşemesin, bundan sonraki süreçte aslında bozulacağını bildiği, arkasında duramadığı, yukarıdan talimatla aldığı o kararı savunmadığını tarih önünde itiraf etti. Ya partimizi geri alacağız ya da yeni bir yol açacağız" dedi.

AKP'nin kurulduğu günden bu yana ilk kez ikinci parti olduğunu kaydeden Özel, "Mücadele iktidarı bırakmak istemeyenlerle onlardan kurtulmak isteyen millet arasındadır" ifadelerini kullandı.Ekonomik sorunlara dikkati çeken Özel, "Emekli, maaşını kiraya verse aç kalıyor, karnını doyursa dışarıda kalıyor" dedi.

İktidar mesajını yineleyen Özel, "Yapılacak ilk seçimde Türkiye'de yüzde 60-70'le iktidar olacağız" ifadelerini kullandı.

"YA PARTİMİZİ GERİ ALACAĞIZ YA DA YENİ BİR YOL AÇACAĞIZ"

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin CHP’ye ilişkin “mutlak butlan” dosyası ve karara ilişkin iptal başvurusu kararın üzerinden 56 gün geçtikten sonra Yargıtay’a ulaşmasına değinen Özel, kararın zamanlamasına tepki gösterdi.

Özel, "Kararı alan mahkemenin başkanı, yukarıdan kendisine verilen talimatlara uygun olarak tam 57 gün dosyayı elinde tuttu. Bugün öğle saatlerinde dosyayı Yargıtay'a gönderdi ki hakkımızı arayamayalım. Normalde 1 hafta 10 gün içerisinde yollaması lazımdı. Gözümüz Yargıtay'da. Yargıtay ya bu tarihi hatadan dönecek ya da bu milletin iktidar umutların yapılmış bu darbeyi görüşmeden sonbahara bırakacak. Asla umutsuzluğa kapılmayın, hazırlığımızı yaptık. Ya partimizi geri alacağız ya da yeni bir yol açacağız" dedi.

Özel'in açıklamalarının tamamı şöyle:

"Değerli Kırıkkaleliler iki yanımda sizin iki evladınız, benim iki kardeşim, iki yol arkadaşım var. Bir tarafta İl Başkanımız Onur Başkanım, bir tarafta Belediye Başkanımız Ahmet Önal Başkanım. Ben ikisini bir günde tanıdım. 2018 seçimlerine gidiyoruz, İl Başkanımız Ahmet Önal aday oldu, beni davet etti. O günlerde de Onur, il Başkanlığı görevini üstlendi. Kırıkkale zor yer. Geldim, Üçyol’da, böyle bir üç yolda Kırıkkalelilerle bir araya geldik. Onur’u görünce, Ahmet’i görünce, Ahmet’in elini ben kaldırınca sizin gözlerinizdeki heyecanı, alkışlarınızdaki şiddeti, inancı gördüm ve dedim ki Ahmet Başkanıma ‘Bu iş olabilir.’ Bana dediler ki ‘Gerçekten biz inandık, siz de gördünüz.’ Sordum size, ‘Seçecek misiniz?’ Dediniz ki ‘Seçeceğiz.’ O gün siz seçtiniz, milletvekili oldu. Çok başarılı bir dönemden sonra tekrar seçildi ama siz onu Kırıkkale’ye geri çağırdınız. Genel Başkanlığımda baktım, Kırıkkale’de Ahmet Önal’a olan teveccüh ki 2014 seçimlerinde kendi adayımızla yüzde 2,5 oy aldığımız günleri hatırlıyoruz. Ama 2024’te bu il başkanı, milletvekili uyumu ile milletin derdine dertlenen evlatların Kırıkkale’de duyduğu, gördüğü teveccühle gördüm ki Kırıkkale, Ahmet Önal’ı belediye başkanlığına, şehrin emin insanı olmaya davet ediyor. Örgüt istedi, siz istediniz. Biz teklif ettik. Ahmet Önal görevi kabul etti ve il olduğundan beri Kırıkkale’de Cumhuriyet Halk Partisi belediyeyi 1989’dan beri ilk kez kazandı. Yüzde 50 oyla kazandı. Hepinize teşekkür ediyorum. Burası öyle - böyle bir şehir değil. Çalışınca olduğunu, her geçen gün güçlenilebileceğini, önemli olan mütevazi siyasetin, kavganın değil hizmetin, göz hizasında siyasetin, sokakta temas ederek, el sıkarak, konuşarak, dert dinleyerek siyasetin partiyi nerelere getirebileceğini, bütün ezberlerin nasıl bozulacağını gösterdiğimiz bir kenttir Kırıkkale. Hepinize teşekkür ediyorum. 260 bin nüfusun yanında şuracıkta, Ankara’da bir Kırıkkale daha yaşıyor. 200 bin hemşeriniz orada yaşıyor.

“YENİ NESİL SİYASETTE KAZANMAK VAR”

Değerli Kırıkkaleliler. Biraz önce söyledim. Ben Ahmet’le, İl Başkanımızın 2018’den itibaren gelen dostluğuyla, örgütümüzün birbirine sahip çıkmasıyla, önce milletvekilliği dönemi, sonra belediye başkan adaylığı ile birlikte her geçen gün Kırıkkale’de biz iyiye gittik. Ben her davet edildiğimde gelmeye çalıştım. Seçimlerde Balışeyh’e geldik, Hacılar’a gelip orada belde binası açtık. Sulakyurt'a geldik. Hacılar’da belde binası açarken söz aldım onlardan. ‘Bakın buraya geldim bina açtım ama birinci parti olacak mıyız?’ Olduk mu? Hacılar’a bir kocaman alkış. Bu seçimlerde bu şehirde hiçbir sandıkta ikinci olmadık. O yüzden Ahmet, benim gözümde Cumhuriyet Halk Partisi'nin yeni nesil siyasetinin en önemli neferlerinden bir tanesidir. Ne var yeni nesil siyasette? Kaybetmeyi kabul etmemek var. Asla geride kalmamak var. Sandık sandık, sokak sokak birinci olmak var. Kaybetmek yok, kazanmak var.

Kırıkkale’de belediye hizmetlerine bakınca da efendim içme suyunda, kanalizasyon şebekelerinde, yolların düzenlenmesinde, kilit taşlarında, bordürlerinde her birisinde görülmemiş işlerin iki sene içinde çok hızlı şekilde yapıldığını gördük. ‘Su sorunu var’ deniyordu, bu şehrin gündemiydi. Yeşil Vadi’ye yapılan 27 milyonluk yatırımla, bir anda Yeşil Vadi Su Birliği’ne yapılan yatırımla su kesinti sorununun yüzde 75’inin hızla çözüldüğünü ve sorunun büyük oranda halledildiğini hep birlikte gördük. ‘Sosyal belediyecilik’ dedik. Bakıyorum, Kırıkkale Kart’la 5 binin üzerinde kişiye sosyal destek veriliyor. Çarşı - pazar desteği veriliyor. Pazara çıkacak olana çarşı - pazar desteği veriliyor. Nakit katkılar veriliyor. YKS’ye girecek öğrenciye sınav başvuru parası lazım. 2 bin küsur öğrenciye onlar veriliyor. İmkanların kıt olduğu, borçlu olarak alınan ama artık borçların neredeyse bittiği ve şehrin, belediyenin ekonomik olarak da ayağa kalktığı bizi gururlandıran, sosyal belediyecilik uygulamalarını yaptığını görüyoruz. Hem Ahmet Başkan’a hem belediye meclis grubumuza hem de hangi partiden seçilirse seçilsin bütün belediye meclisi üyelerine yürekten teşekkür ediyoruz. Bundan sonra da buraya hizmet etmeye, çalışmaya devam edeceğiz.

“YÜZDE 25’LERDE KALSAK, KİMSE BİZİMLE UĞRAŞMAZDI”

Tabii bugün buraya geldik, bir kamyonet kasasının üzerinden derme - çatma bir ses sistemi ile konuşuyoruz. Sebebi şu; biz nasıl Kırıkkale’de yüzde 50 oy aldıysak, Ege’de toplam dokuz ilin dokuzunu kazandıysak, Kastamonu’yu kazandıysak, Kilis’i kazandıysak ve Türkiye’nin yüzde 65’ini kazandığımız doğru adaylarla, doğru çalışma yöntemiyle, gençlere güvenerek, kadınların önünü açarak, hep birlikte kapı kapı, sokak sokak çalışarak yüzde 65’ini aldık. 31 Mart günü, 47 yıl sonra kurulduğu gün gibi Cumhuriyet Halk Partisi'ni Türkiye’nin birinci partisi yaptık. Adalet ve Kalkınma Partisi kurulduğu günden beri ilk kez ikinci parti oldu. Yolda gelirken konuşuyoruz. ‘Parti bu noktaya gelmiş ama şimdi başımıza gelene bak’ diye konuşuyoruz. Dedim ki Başkanıma, ‘Bu yüzden oluyor. Cumhuriyet Halk Partisi yenilgiye itiraz etmese, yüzde 25’lerde kalsa, gözünü 50 + 1’e dikmese, yerel seçimleri silip süpürmese, yapılacak ilk seçimde iktidar olacağı tüm anketlerde görülmese kimse bizimle uğraşmazdı. Yapılan iş Cumhuriyet Halk Partisi’nin parti içi bir müdahalesi değildir. Yapılan müdahale sarayla iktidarı bırakmak istemeyenlerle artık onlardan yorulmuş millet arasındadır. Bunun için bugün aldığı emekli maaşıyla geçinemeyip burada ‘Kurtar bizi’ diye bağıran emeklilerin ki Türkiye’nin çalışana yakın emeklisi olan bir kentindeyiz. 70 bin çalışan var, 62 bin emeklisi var Kırıkkale’nin. ‘23 bin 500 lirayla bundan sonraki altı ayda geçinin’ diyorlar. Emekli, maaşı kiraya verse aç kalıyor, karnını doyursa sokakta kalıyor. Bu kentte asgari ücret 28 bin lira, açlık sınırının altında. Bu kentte yoksulluk sınırını geçmek için beş kişi bir araya gelse, beşi birleşse yoksulluk sınırını geçemiyor. Dördü ‘Ben yokum’ dese, maaşın öbürüne bağışlasa, yoksulluk sınırını geçemiyor.

21 Haziran 2021’de buradaydım ben. MKE özelleştirilirken. O gün yanımda bugün milletvekilimiz olan, o gün Demokrat Parti’den milletvekili olan Cemal Enginyurt da vardı. ‘Ayrı siyasi partilerdeniz, aramızda geçmişte kavga da oldu. Ama bugün tarihin doğru yerindeyiz, doğru taraftayız. Özelleştirmenin karşısında, MKE’nin ve Kırıkkale’nin yanındayız’ demiştim. O gün 6 bin 500 olan çalışan sayısı 4 bin 250’ye düştü. Bugün Kırıkkale’de savunma sanayii için atılan hangi olumlu adım varsa ben arkasındayım, biz arkasındayız. Elimizden gelen desteği veriyoruz. Ama bugün işçi sağlığı ve iş güvenliği noktasında, işçilerin özlük hakları noktasında, güvence noktasında, istihdam noktasında özelleştirmenin bedellerini ödemeye devam ediyoruz. Bu kenti var eden Cumhuriyet’in vizyonudur; buraya MKE’nin kurulmasıdır, TÜPRAŞ’ın kurulmasıdır. Bu kent, bu sene yapılan sanayi şehirlerine ilişkin planlamanın dışında bırakılmıştır. Oysa bu kent üretimiyle, ihracatıyla 70’incidir. Bu kentin sanayii planlamasının dışında bırakılması kabul edilemez. Kırıkkale’nin durumu çok enteresan. Bu şehir devletine kepçeyle veren ama devletin maalesef çay kaşığıyla geri verdiği bir noktada. Yüzde 80 vergi ödeme oranı var burada. Türkiye’nin en iyi oranlarından biri. Ama 10 milyar liranın üzerinde vergi ödemiş, aldığı hizmet 625 milyon lira. Yani 15 kat vergi ödeyip, bir kat hizmet alıyor. Öyle şehirler var; ödediği verginin iki katı - üç katı hizmet alır. Bu şehir 15’te biri kadar alıyor. Onun için nasıl belediyede Kırıkkale’ye geldiysek, yapılmadık hizmetleri yaptıysak, borçları kapattıysak, yüzleri güldürdüysek, şehrin sorunlarını çözüp yoksulun, orta direğin umudu haline geldiysek Kırıkkale çok beklemeyecek. Yapılacak ilk genel seçimlerde Kırıkkale’den iki milletvekilini kesin çıkaracağız. Türkiye’de yüzde 60-70’le iktidar olacağız. Peki üç olsun… Ben ‘Kırıkkale’den milletvekili çıkaracağız’ deyince inanmayanlar vardı. Siz inandınız, söz verdiniz, oldu. ‘Belediyeyi alacağız’ dedim. İnandınız, oldu. Şimdi ‘İki’ diyorum ‘Üç’ diyorsunuz. Üç milletvekiline söz veriyor musunuz? O zaman daha önce geldiğimizde hep bir önceki gelişimizdeki birbirimize sözümüzü tuttuğumuzu hatırlıyorsak bir gün yine geleceğim, bak size şunu söyleyeyim. O gün çok daha iyi imkanlarımız olabilir ama bak bu aracı unutmayın. Ben buraya iktidar partimiz Genel Başkanı olarak geleceğim ve bu açık kasanın üstüne bir daha çıkacağım.

“ÇIKTIĞIMIZ YOL EMEKLİ EZİLMESİN DİYE”

Değerli Kırıkkaleliler şimdi bu yürüyüşümüz, bu çıktığımız yol bu emekliyi bir daha ezilmeyen, sömürülmeyen hale getirmek için. Bu iktidar geldiği gün en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücretti. Şimdi 1,5 asgari ücret desen kimse inanmaz. Daha beterini söyleyeyim, daha çarpıcısını söyleyeyim. Bakın bu köşede kuyumcu var. 2002 yılında en düşük emekli maaşını çeken emekli bu kuyumcuya geldiğinde 8 çeyrek altın alıyordu. Bugün 23 bin lira maaşı çekecek daha çekmedi. Yeni geçti, geçen ay 20 bin liraydı en düşük emekli maaşı. Geldi. Buradan altın alıyor mu? 2 çeyrek altın alıyor. 8 çeyrek altından 2 çeyrek altına gerilemiş emekli maaşı. Bu iktidar gelmeden önce asgari ücret 7 çeyrek altın alıyordu bu dükkândan. Bugün asgari ücret 2 çeyrek altın alıyor. Yani emekçinin emeği, üçte birine düşmüş karşılığını almakta. Emekli, dörtte birine düşmüş karşılığını almakta. Yıllarca çalışmış, elleri nasırlanmış, dirsekleri çürümüş, gözlük camları büyümüş emeklilere dünya tarihinin en büyük vefasızlığını yapıyorlar. Buna engel olacağız. Bu işi tam tersine çevireceğiz.

“ÇİFTÇİYİ TARIM KREDİLERİNİN FAİZİYLE UĞRAŞTIRMAYACAĞIZ”

Bugün tarımda çok büyük sıkıntılar var. Burası topraklarının yüzde 96’sının tarıma elverişli olduğu bir kent. Su yok, sulu tarım yok. Bu yüzden verim düşük. Ama bu kentin başka bir geliri de tarımda yok. Burası buğday üretecek, arpa üretecek ve bununla geçinecek. Bugün bütün masraflar doğruca tarif edildiğinde; buğdayın kilosunun maliyeti 21 lira. Ama 16 lira fiyat verdiler. Güya 16 lira fiyat verdiler, ama git satmaya ‘Proteini düşük’ diyorlar, hesap - kitap yapıyorlar ve peşin para olunca 13,5 liradan, 14 liradan buğdayı alıyorlar. Doğru mu? ‘10 liraya verdim’ diyor. Bizim iktidar yürüyüşümüzü kesmeye çalışanlar, tarımda geçmişten birikmiş bütün borçların faizlerini tamamen sileceğimizi, anaparayı 5 taksite böleceğimizi, çiftçilere ikinci bir şans için bir başlangıç yapacağımızı biliyorlar. Biz iktidarımızda hiçbir çiftçiyi tarım kredilerinin faiziyle uğraştırmayacağız. Büyük bir iş değil. Bunların her gün yandaşlara çizdiği faizlerin yanında, borçların yanında bu faiz hiçbir şey değil. Zaten almak mümkün değil. Alsan ipoteklidir, onun için söz veriyoruz. Tarımdaki bütün borçların faizlerini sileceğiz, anaparayı 5 taksite böleceğiz.

Bundan sonra bizim yürüyüşümüzü kesmeye çalışanların, durdurmaya çalışanların esas derdinin emeklinin yeniden 2 çeyrek altın yerine 8 çeyrek altın alacağı günleri istemediklerini bilsinler. Emekçinin alın terinin sömürülmesini izin vermediğimiz için bu mücadelenin, bu yürüyüşün önü kesilmeye çalışılmaktadır. Biz, esnafa, esnafın birikmiş borçlarına, faizlerine af getireceğimiz için, onlara ‘ikinci bahar’ ‘ikinci şans’ kredileri vereceğimiz için, küçük esnafın bütün sıkıntılarını teker teker çözeceğimiz için, onların bundan sonra böyle bankalar karşısında ezilmesine izin vermediğimizi bildikleri için bu yürüyüşü kesmeye çalışıyorlar. O yüzden Cumhuriyet Halk Partisi’ne saldıran emeklinin, emekçinin, asgari ücretlinin, çiftçinin, esnafın önümüzdeki dönemin umutlarına saldırmaktadır. Biz, eninde sonunda bu sorunları çözmek için sandığa ulaşacağız.

“57 GÜN BOYUNCA DOSYAYI ELİNDE TUTTU”

Biz sandığa giderken bizim sandıktaki adayımıza, partimize, partinin kurumsal kimliğine, liderine kurulan tuzaklarla karşı karşıyayız. 2024’ün 31 Mart’ında, ‘İstanbul’u kazanan Türkiye’yi kazanır’ derken Recep Tayyip Erdoğan, o gece İstanbul’u üçüncü kez kazanan ve ardından yaptığımız ön seçimde Cumhurbaşkanı Adayımız olan Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığı ümidine, adaylığına darbe yapılmıştır. 21 Mayıs 2026’da partimize mutlak butlan atanarak, bugünkü iktidar tarafından bir sonraki iktidara, bugünkü iktidar tarafından Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisinin 103 yıllık yeniden bu milleti kurtarma umutlarına darbe yapılmıştır. O yüzden size şunu söylemek isterim. Bugün 21 Mayıs darbesinden sonra, yani partinin önce adaysızlaştırıldığı, sonra kurumsuzlaştırıldığı ve lidersizleştirilmeye çalışıldığı 21 Mayıs darbesinden sonra hep birlikte sürdürdüğümüz mücadelede bugün ayın 17’si. 17 Temmuz. Tam 57 gün geçti. Normalde butlan kararı veren istinaf mahkemesinin bir hafta içinde kararı Yargıtay’a yollaması, bizim orada hakkımızı aramamız, Yargıtay’ın özellikle bu kimsenin kabul etmediği, ilk günden sonuç doğuran, Yargıtay’ı da yok sayan, hak aramayı da yok sayan, siyasi partiler düzenini de ortadan kaldıran bu tedbir kararını hızla görüşmesi gerekiyordu. Kararı alan mahkemenin başkanı, yukardan kendisine verilen talimatlara uygun olarak tam 57 gün dosyayı elinde tuttu. Tam 57 gün. Adli tatil pazartesi günü başlıyor. Bugün öğle saatlerinde dosyayı Yargıtay’a yolladı ki hakkımızı arayamayalım. Yargıtay dosyayı adli tatilden önce görüşemesin, bundan sonraki süreçte aslında bozulacağını bildiği, arkasında duramadığı, yukarıdan talimatla aldığı o kararı savunmadığını tarih önünde itiraf etti.

“UMUTSUZLUĞA YER YOK, BİZ BU İŞİ HALKTAN YANA ÇÖZECEĞİZ”

Bakın 40 gün sonra değil, normalde bir hafta içinde yollaması lazım. Hadi bilemedin 10 günde yolla. 10 gün değil, 20 gün değil, 30 gün değil, 40 gün değil. Adli tatilden bir gün önce yolluyor ki bu karar görüşülmesin, bu sonuç çıkmasın diye. Gözümüz, kulağımız pazartesi günü Yargıtay’da. Yargıtay ya bu tarihi hatadan dönecek ya da bu milletin iktidar umutlarına yapılmış olan bu darbeyi görüşmeden ta sonbahara kadar bırakacak. Ama buradan hepinize söylüyorum. Asla umutsuzluğa kapılmayın. Biz her türlü hazırlığımızı yaptık. Kararlılığımız tamdır. Ya partimizi geri alacağız, yani bunun bir yolunu bulacağız ya da yeni bir yol açacağız. Kırıkkaleliler, sizin için iktidara yürüyüşümüzü, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da destekleyecek misiniz? Benimle birlikte yürüyecek misin? Bir yol bulacağız, buna inanıyor musunuz? Bulamazsak yenisini açacağım, o yolda yürüyecek miyiz? Size söz veriyorum. Ben ne emeklilerimizi ne emekçilerimizi ne esnafımızı ne çiftçimizi umutsuz bırakacağım. Kimseyi çaresiz bırakmayacağım. İki yanımda iki evladınız, pırlanta gibi dimdik duruyorlar. Onur Başkanımla birlikte Kırıkkale, Ahmet Başkanımla birlikte Kırıkkale, 81 ildeki onlar gibi pırlanta evlatlarımızla Türkiye yürüyecek. Buradan, Kırıkkale’nin güzel insanlarından Türkiye’ye selam yolluyoruz. Diyoruz ki asla ve asla umutsuzluğa yer yok. Eninde sonunda biz bu işi bir şekilde milletten yana çözeceğiz. Halktan yana çözeceğiz. Korkmadan çözeceğiz. Tehditlere teslim olmadan çözeceğiz. Bize muhalefet teklif ediyorlar, bana diyorlar ki ‘Yaşın genç, daha 50. 30 sene o koltuktasın.’ Öyle 80 yaşına kadar muhalefet koltuğunda oturacağıma yarın sabah bırakır iktidar koltuğu için yola çıkarım. Bu yolculuğa inanıyor musun? Birlikte yürüyecek miyiz? O zaman hadi bakalım. Yolun açık olsun Kırıkkale. Yolunuz açık olsun Kırıkkaleliler. Yürüyelim arkadaşlar."

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
ÇOK OKUNANLAR
ANKET TÜMÜ
ARŞİV ARAMA
PUAN DURUMU TÜMÜ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ TÜMÜ
Günün Karikatürü