CHP'den AKP'ye geçen Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, CHP Genel Başkanı Özgür Özel hakkında suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı. CHP lideri Özel "AK Parti’ye geçti diye hanımefendi el üstünde. Tayyip Bey onu övüyor, ‘Sosyal belediyeciliğin en iyi uygulamasını yapıyor’ diyor. Düne kadar iftira attırıyordu, içeri attırıyordu" ifadelerini kullanmıştı.
CHP'den AKP'ye geçen Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, CHP Genel Başkanı Özgür Özel hakkında suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı.
Sosyal medya hesabından bir paylaşım yapan Çerçioğlu, şunları yazdı:
"CHP Genel Başkanı Özgür Özel tarafından şahsımı hedef alan; gerçek dışı, mesnetsiz, iftira niteliği taşıyan ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik açıklamalar hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuştur.
Hiçbir hukuki, fiili veya somut dayanağı bulunmayan bu beyanlar; kişilik haklarını ihlal eden, kamuoyunu manipüle etmeyi amaçlayan ve kamu düzenini zedeleyen sorumsuz bir girişim niteliği taşımaktadır. Bu tür açıklamalar ne demokratik siyaset anlayışıyla ne de hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmaktadır.
Kamu görevini yürüten bir kişi olarak, şahsıma ve temsil ettiğim makama yöneltilen bu tür ithamların karşılıksız bırakılması söz konusu değildir. İftira, karalama ve itibarsızlaştırma amacı taşıyan her türlü girişim hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde yargı mercilerinin takdirine sunulmuştur."
ÖZGÜR ÖZEL NE DEMİŞTİ?
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Silivri’de devam eden Aziz İhsan Aktaş davası sırasında yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullanmıştı:
“Biz güveniyoruz arkadaşlarımıza. Biz arkadaşlarımıza, kardeşlerimize güveniyoruz kardeşim. Bak bu kadar aile çıkmış, gözünüzün içine bakarak canlı yayın istiyoruz. Ve artık bırakın evlatlarımızı, eşlerimizi, kardeşlerimizi, babalarımızı eve gelsinler, evden mahkemeye gelsinler istiyoruz. Adam gelmiş burada dedi ki ‘4 milyon lira verirseniz, babanızı serbest bırakırım.’ Aile de geldi bize dedi ki ‘Bir avukat geldi, böyle yaptı. Bize de savcının sesini dinletti. Savcıyla telefonda konuştu.’ Aldık bunları, şikayet ettik. Yani parayı vermediler, paraları yok. Şikayet ettik. Ben dilekçeyi verdiğimde adam telefonunu İstanbul’da bıraktı, başkasından ödünç bir arabaya bindi. Antalya’dan tekne ayarladı. Antalya’da tekneye 52 kilometresi kalmışken jandarma durdurdu, gözaltına aldı. Getirdi buraya. Bu avukatı, ‘İftira atarsanız 4 milyon lira verir ve birbirinizi suçlarsanız babanızı bırakırım’ diyen avukatı yurt dışına kaçarken yakaladılar. O tutuklu değil arkadaşlar. Ona ev hapsi verdiler. Onun ‘kaçma şüphesi yok’ yani. Böyle cezaevine koymaya gerek yok onu. Bu mu adalet? Onlar, o cezaevine girmeyecek. Aziz İhsan Aktaş 700 yılla yargılanıyor. Adam diyor ki ‘Ben buradaki herkese rüşvet verdim.’ ‘İspatla.’ ‘İspatım yok.’ ‘Suç örgütü kurdum ben’ diyor. ‘Biz Türkiye’deki bütün belediyelerde bu suçu işledik’ diyor. O tutuksuz yargılanıyor. İftira ettikleri tutuklu. Peki söyledikleri içinde kim var? En çok bu işi nerede yapmış? Aydın Büyükşehir’de. O nerede? Tayyip Bey’in kolunun yayında. Tayyip Bey’in dibinde. Tayyip Bey onu övüyor şimdi. Neden? Çünkü Aziz İhsan Aktaş’a iş yaptığı bütün CHP’li belediyelere iftira attırdılar. Aydın’ın iftirasından önce Aydın’a gösterip, ‘Ya Silivri’ye gireceksin, ya AK Parti’ye geçeceksin’ dediler. AK Parti’ye geçti diye hanımefendi el üstünde. Tayyip Bey onu övüyor, ‘Sosyal belediyeciliğin en iyi uygulamasını yapıyor’ diyor. Düne kadar iftira attırıyordu, içeri attırıyordu.”
"SÖZDE TOPUKLU EFE TOPUKLAYIP DA KAÇINCA AK PARTİ’YE..."
“Sözde topuklu efe topuklayıp da kaçınca AK Parti’ye, onun oğlu yok mesela burada. Neden yok? Çünkü onlar AK Partili. Böyle bir şey var mı? Bütün vatandaşlara soruyorum. Bir iftiraya muhatap olan CHP’liyse partisinde kalıyorsa hapse girecek. Evlatları, eşleri bu hale gelecek. AK Parti’ye geçiyorsa hayat sürecek. Şu çocuğun gözünün içine bakın da ‘Bu ülkede adalet var’ deyin bakalım. Bu annenin bakın gözünün içine, bu eşin gözünün içine bakın, ‘Bu ülkede adalet var’ deyin. Bu Filiz Hanım, Buğra’nın eşi. Haziranda nikahları vardı. Buğra içeride diye nikah burada yapıldı. Benim nikah şahidi. Filiz Hanım’a nikahının fotoğrafını vermediler. Cezaevinde nikah kıyıldı, fotoğrafını vermiyorlar zulüm olsun diye. Bak benim olduğumu da verme. 60 poz çektiler orada. Bir tek Filiz ile Buğra’nın fotoğrafını vermiyorlar. Şu Filiz Hanım’ın bakın da gözünün içine. Anadolu’daki teyzeme söylüyorum. Bu yeni geline reva mı bu? Bu yeni gelinin gözüne bakın da ‘İyi yapıyor Tayyip Bey’ deyin. Yapmayın arkadaşlar. İnsafı olan, vicdanı olan bu işlerden vazgeçsin artık. Bir yıllık evli gel. Bakın onun gözünün içine. Kocasının mühür çıkan kasasına dolar montajlayan TRT. Al, ‘Ne diyorsun?’ diye sor bakalım. Sor. Onun vergisiyle yayın yapıyorsun sen. Bizim vergimizle yayın yapıyorsun. Kasadan mühür çıktı. ‘Para çıktı’ yalanı attınız. O gün daha beş aylık evliydi. Nasıl biliyorsa Allah sizi öyle yapsın. Nasıl biliyorsa Allah sizi öyle yapsın. Bu kadar zulmün bir bedeli olacak elbet. Bu dünyada olmasa öbür dünyada olacak. İki elimiz yakanızda. Kimse helallik istemesin. Hiç kimseye hakkımızı helal etmeyeceğiz. Hani böyle ‘Helal ediyor musun?’ diye soruyorlar ya. Vallahi de billahi de bu zulmü yapanlara hakkımız helal değildir, helal etmeyeceğiz. Yazıklar olsun. Yazıklar olsun bu düzeni kurana, savunana, sürdürene. Yazıklar olsun hepinize. Bak, bu insanların gözünün içine bir bak. Aile Dayanışma Ağı. Ne yapıyor bunlar biliyor musun? Birbirlerine tutunuyorlar ki düşmesinler diye. Siz düşeceksiniz, siz. Sizi düşüreceğiz. Siz düşeceksiniz. İktidardan da düşeceksiniz. Haksız yere oturdunuz o kürsülerden de düşeceksiniz. Hepiniz hesap vereceksiniz. Hepiniz hesap vereceksiniz. Bu yeni gelinin masumiyetine, bu genç evlinin masumiyetine, bu annenin gözyaşında boğulacaksınız. Başka bir diyeceğim yoktur.”







