USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000

FENA HALDE ‘FAŞİSTİZ’

14-10-2022
Edip Cansever’in bir şiiri var: Mendilimde kan sesleri.
Önce o şiirden bir bölüm paylaşayım:
….
Bir tutsak ağaç gibi yanlış yerlere büyüyenler
Ah güzel Ahmet Abim benim
Gördün mü bak
Dağılmış pazar yerlerine benziyor şimdi istasyonlar
Ve dağılmış pazar yerlerine memleket
Gelmiyor içimden hüzünlenmek bile
….”
Bu şiir bir tokat gibi yüzümüze çarparak,bizi anlatıyor:
    1-Bir tutsak ağaç gibi yanlış yerde büyüdük!
    2-Memleketlerimiz dağılmış pazar yerlerine benziyor, darmadağın!
    3-Her gün yeni bir üzüntülü haber, hüzünlenmekten yorulduk.
    4-Mendiller vardı eskiden, o mendillerden bütün kirlerimizin ‘rengini’ görürdük. Şimdi o mendiller yok ancak hissedilir derecede yara bere içindeyiz,hissedilir derecede ‘kirliyiz’ ve kanıyoruz.
    Etrafımızda, ilişkilerimizde hep aynı ‘değerlerin’ eksikliği: Güven, sevgi, anlayış, özgürlük, vicdan, hoşgörü….
    İnsanların birbirleri ile ciddi sorunları var. Bir arada yaşama kültürümüzü maalesef ‘oturtmuş’ değiliz. Birbirimizin aidiyetine, fikrine, düşüncesine, cinsiyetine, inanışına, yaşam tarzına, mutluluğuna, huzuruna fena halde takmış durumdayız. Çünkü hayatlarımız, sorunun esas kaynağını farketmememiz için birbirimizle uğraşmak üzerine ‘kurgulanmış’!
    Kendimizin hayata bakış açısını, ruh hallerimizi diğerine dayatarak güç ve baskı ile bizim gibi olsun, bize benzesin ve sussun, unutsun istiyoruz. Bakışımızla, sesimizle, konumumuzla, fikrimizle, hareketlerimizle, cinsiyetimizle, oturuşumuzla, duruşumuzla, yetinmeyişimizle…..! Fena halde ‘faşistiz’.
    Birbirimizi anlamaktan uzak, birbirimize katlanamıyoruz.
    İçimizde adalet duygusu ile hareket edenleri, özgürlük, adalet, eşitlik arayanları, vicdanlı davranmaya çalışanları sistemin çarkları içine atarak ufalamaya çalışmaktan geri durmuyoruz. O mücadeleci azınlığı doğduklarına pişman ediyoruz.
    Çocukların ve gençlerin geleceğini umutsuzluk, mutsuzluk ve haksızlık üzerine kuruyoruz. Çok ciddi travmalarımız var. Sarsıntı geçiriyoruz, her an içimizde bir deprem; Kırgınız, küskünüz, kıskancız, sessiziz, korkuyoruz, huzursuzuz, kaygılıyız, kavgalıyız, yorgunuz…
    Ellerimiz birbirimizin yakasında birbirimize esas sorunu göstermemek için, birbirimizle uğraşıp duruyoruz.
    Duruyoruz, yerimizde sayıyoruz.
    Şöyle başlar şiirine Edip Cansever:
   “Her yere yetişilir  
    Hiçbir şeye geç kalınmaz ama  
    Çocuğum beni bağışla  
    Ahmet Abi sen de bağışla  
    Boynu bükük duruyorsam eğer  
    İçimden öyle geldiği için değil  
    Ama hiç değil  
    Ah güzel Ahmet abim benim  
    İnsan yaşadığı yere benzer.”
    Yaşadığımız yerlere benziyoruz. Her birimiz kendi sığınaklarımızda! Kafalarımızı sorunlarımıza gömerek yaşıyoruz. Yaşıyor muyuz?
    Ah o mücadeleci azınlık, onlar olmasa umutlarımız da olmayacak!
    Fena halde umutlular!
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?