USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000

“Allah’ın kanununda aslâ bir değişiklik bulamazsın”

02-07-2021

Rabbimiz (C.C.) ilâhî kelâmı olan Kur’ân-ı Azimüşşân’ı bize bir “Anayasa” olarak göndermiştir. Bu ilâhî kitapta, değişmez ve şaşmaz ölçüler vardır. Bunlardan bazılarına bakalım:

Rabbimiz, mübarek Fetih Sûresi’nde, Mü’minleri fetihlerle müjdelemektedir. Bu müjde Hudeybiye Anlaşması gibi, zâhiren Müslümanlara çok ağır gelen bir anlaşmanın akabinde gelmiştir. Peki, sonra ne oldu? Hayber fethedildi, Mekke fethedildi. Derken fetihler peş peşe geldi. Yalnızca Hz. Ömer’in (R.A.) hilâfeti zamanında fethedilen şehirlerin sayısı 750… Bunlar Tebriz, Şam, Halep gibi büyük şehirler… Düşünün siz, 40 senede 40 devlet mağlup edilmiş, 40 ülke fethedilmiş.

Daha sonraları Selçuklu devrindeki, Osmanlı devrindeki fetihleri düşününüz. Osmanlı akıncıları atlarını Tuna’da sulamışlar. Akdeniz, Karadeniz, Ege Denizi bir İslâm denizi olmuş. Yalnızca Osmanlı’nın terekesinden kırk küsur devlet çıkmış. Fethedilen şehirlerin sayısını siz düşünün. Konstantiniyye (İslambol) oldu. Bunlardan yalnızca biri. Yunanistan’ın Atina’sı ve onlarca şehri, Bulgaristan’ın Sofya’sı ve onlarca şehri, Macaristan’ın Avusturya’nın, Sırbistan’ın, İspanya’nın yüzlerce şehirleri, birer İslâm şehriydi. Müslümanlar tarafından fethedilmişlerdi. Allah-u Teâlâ’nın kanunlarından biri de buydu: Müslümanlar, Allah’ın hükümlerine sım sıkı sarıldıkları zaman, Allah-u Teâlâ da onlara fetihler ihsan etmekteydi. Bu Allah’ın kanunlarından bir kanundu ve Allah’ın bu kanunu hiç değişmezdi. Fetih Sûresi’nin 23. Âyet-i Kerimesi’ne meâlen bakalım: “Allah’ın, öteden beri süregelen kanunu budur. Allah’ın kanununda aslâ bir değişiklik bulamazsın.”

Kur’an-ı Azimüşşan’ı dikkatlice, ibretli bir nazarla okuduğumuzda şunu görürüz: Rabbimiz peygamberlerin mâceralarını naklettiği âyet-i kerimelerde, peygamberlerle onlara tâbi olanları kurtardıklarını, zâlimleri ise cezalandırdıklarını beyan buyurmaktadır. Hz. Nuh Aleyhisselam ile Müslümanları kurtarmış, yeryüzündeki bütün kâfirleri tufanla boğup helak etmiştir.  Hz. İbrahim Aleyhisselam’la ona tâbi olan Mü’minleri kurtarmış, Nemrut’la bu kâfire tabi olanları sivrisinek tâifesini vesile kılarak helak etmiştir. Hz. Lut Aleyhisselam ile ona tabi olan Müslümanları kurtarmış, Lut kavmini ise helak etmiştir. Hz. Musa Aleyhisselam’la ona tabi olanları kurtarmış, firavun ile bu zâlime tâbi olanları helak etmiştir. Salih Aleyhisselam ile bu peygambere tâbi olan Müslümanları kurtarmış, Semûd kavmini helak etmiştir. Hûd Aleyhisselam ile Müslümanları kurtarmış, zâlim ve kâfir Âd kavmini ise helak etmiştir. Hz. Şuayb Aleyhisselam ve Müslümanları kurtarmış, Eyke halkını ise helak etmiştir. İşte bu Allah’ın kanunlarından bir kanundur.

Kur’an’ı inzal buyuran Rabbimiz, onu muhafaza edeceğini de ferman buyurmuştur. “İnne nahnu nezzelne’z-zikra ve inne lehu lehâfizûn” buyurmaktadır. Bu “Hâfizûn”a Kur’an-ı Kerim’e talebe olanlar da dahildir. O Kur’an talebelerini Allah-u Azimüşşan muhafaza etmiştir, edecektir. Bu da Allah’ın kanunlarından bir kanundur.

Bakınız Rabbimiz Mücadele Sûresi’nin son âyet-i kerimesinde ne buyuruyor: “Ketebe’llahu le ‘ağlibenne ene ve rüsûlî. İnnellaha gaviyyün azîz” (Mücadele / 21) Bu âyet-i kerimeye meâlen bakalım: “Allah, ‘Elbette Ben ve elçilerim gâlib geleceğiz’ diye yazmıştır. Şüphesiz Allah güçlüdür. Gâliptir.”

İşte bu da Allah-u Azimüşşân’ın kanunlarından biridir: Allah-u Teâlâ’nın bir ismi Gaviyy, bir ismi Aziz’dir. Yani Allah-u Teâlâ’nın gücü, kudreti sonsuzdur ve her zaman galiptir, üstündür. Allah’ın peygamberleri de Allah’ın izniyle galiptir, güçlüdür, üstündür. Aynı şekilde peygamber yolunu tâkip edenler de öyledir. Rabbimiz yine Kur’an-ı Azimüşşan’da, ahkâm-ı ilâhiyyeye bağlı bir tâifenin her devirde galip geleceğini müjdelemiştir.

Şu sıkıntılı günlerde Allah-u Teâlâ’nın bu kanunlarını hatırlayalım ve unutmayalım: “Velen tecide lisünetillahi tebdiyle.” Yani, “Allah’ın kanunlarında aslâ bir değişiklik bulamazsın.”

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?