Gaziantep’in 2026 yılı Temmuz ayı ihracatı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 17 artarak 1 milyar 11 milyon 339 bin dolar olarak gerçekleşti. Kentin yılın ilk yedi ayındaki toplam ihracatı ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,8 artışla 6 milyar 46 milyon 962 bin dolara ulaştı.
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan temmuz ayı ihracat verilerini değerlendiren Gaziantep Ticaret Odası (GTO) Başkanı Tuncay Yıldırım, aylık ihracatın yeniden 1 milyar doların üzerine çıkmasının Gaziantep’in güçlü üretim altyapısını ve ihracat kabiliyetini bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi.
Gaziantep’in hem temmuz ayında hem de ocak-temmuz döneminde Türkiye’nin en fazla ihracat yapan 6’ncı ili olma başarısını sürdürdüğünü belirten Yıldırım, şunları kaydetti:
“Küresel ekonomideki belirsizliklere, talep daralmasına ve zorlu piyasa koşullarına rağmen Gaziantep üretmeye, ihracat yapmaya ve ülkemize değer katmaya devam ediyor. Temmuz ayında ihracatımızın yüzde 17 artması ve yeniden 1 milyar dolar seviyesini aşması son derece kıymetli. Yılın ilk yedi ayında 6 milyar doları aşan ihracatımız, şehrimizin üretim azminin ve rekabet gücünün önemli bir göstergesidir. Bu başarıda emeği bulunan ihracatçı üyelerimizi, sanayicilerimizi, üreticilerimizi ve kıymetli çalışanlarımızı yürekten kutluyor; şehrimizin üretim ve ihracat yolculuğuna katkı sunan herkese teşekkür ediyorum.”
Yıldırım: İhracat artışını katma değerle güçlendirmeliyiz
Temmuz ayında kaydedilen güçlü artışın memnuniyet verici olduğunu ancak ihracat performansının yalnızca toplam tutar üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Yıldırım, ihracatın miktarı, katma değeri ve firmalara sağladığı kazancın da dikkate alınması gerektiğini vurguladı.
TÜİK’in dış ticaret endekslerinin bu konuda önemli bir tablo ortaya koyduğunu belirten Yıldırım, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:
“2025 yılında ihracat birim değer endeksi yüzde 5,2 artarken ihracat miktar endeksi yüzde 0,7 geriledi. Yani ihracattaki tutar artışının önemli bir bölümü, daha fazla ürün satılmasından değil; fiyat artışlarından ve ihraç edilen ürünlerin bileşimindeki değişimden kaynaklandı. Başka bir ifadeyle daha yüksek tutarda ihracat yapmamız, her zaman daha fazla ürün ihraç ettiğimiz veya ihracatçımızın daha fazla kazandığı anlamına gelmiyor.
Özellikle tekstil, hazır giyim, halı, ayakkabı ve mobilya gibi emek yoğun sektörlerimiz; küresel talepteki daralma, yüksek üretim ve finansman maliyetleri ile Uzak Doğulu üreticilerin oluşturduğu yoğun rekabet baskısıyla karşı karşıya. Bu nedenle önümüzdeki dönemde hedefimiz yalnızca ihracat rakamlarını büyütmek değil; daha yüksek katma değer üreten, rekabet gücü yüksek ve ihracatçımıza daha fazla kazandıran bir üretim yapısına ulaşmak olmalıdır. Dolayısıyla ihracat artışını katma değerle güçlendirmeliyiz.”
Gaziantep’in mevcut potansiyelinin çok daha yüksek ihracat seviyelerine ulaşabilecek güçte olduğunu dile getiren Yıldırım; uygun finansman imkânlarının genişletilmesi, üretim maliyetlerini azaltacak desteklerin artırılması, yeni pazarlara erişimin kolaylaştırılması ve katma değerli üretimi teşvik edecek politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.
Sürdürülebilir ihracat başarısının ancak kazanan üretici, kazanan sanayici ve kazanan ihracatçıyla mümkün olacağını belirten Yıldırım, Gaziantep’in yılın kalan bölümünde de Türkiye ekonomisine üretim, istihdam ve ihracat yoluyla katkı sunmayı sürdüreceğini sözlerine ekledi.






