USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000
Gündem

TBMM Adalet Komisyonu’nda çerçeve yasa tartışmalarla başladı

“Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” adlı çerçeve yasa teklifi TBMM Adalet Komisyonu’ndaki görüşmesi tartışmalarla başladı. İYİ Parti Milletvekilleri yasaya karşı her fırsatta karşıtlıklarını belirtti. AKP’li, MHP’li ve DEM Partili isimler yasa lehinde savunma yaparken, YENİ Partili ve CHP’li isimler tartışmalara girmedi.

TBMM Adalet Komisyonu’nda çerçeve yasa tartışmalarla başladı
07-08-2026 21:26
07-08-2026 21:28
Google News

“Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” adlı çerçeve yasa teklifi TBMM Adalet Komisyonu’ndaki görüşmesi tartışmalarla başladı. İYİ Parti Milletvekilleri yasaya karşı her fırsatta karşıtlıklarını belirtti. AKP’li, MHP’li ve DEM Partili isimler yasa lehinde savunma yaparken, YENİ Partili ve CHP’li isimler tartışmalara girmedi.

AKP, MHP ve DEM Parti’nin ortak imzasıyla Meclis’e verilen; CHP, HÜDA PAR ve Yeni Yol Partisi’nin de imza attığı “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” adlı çerçeve yasa teklifi TBMM Adalet Komisyonu’nda bugün görüşülmeye başlandı. Toplantıya MGK, MİT, Bakanlıklar ve farklı kurumlardan temsilciler ile akademisyenler de katıldı.

TOPLANTI ÖNCESİ KAPI KRİZİ

Komisyondaki tartışmalar daha toplantının yapılacağı salon kapısı açılmadan başladı. Toplantı saati öncesinde salonun kapıları açılmadı; gazeteciler ve milletvekilleri salon önünde bekledi. Bekleyişin uzaması ve koridordaki yoğunluğun artması üzerine İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, İYİ Parti Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş ile İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşcı toplantı salonunun kapılarının açılmamasına tepki gösterdi. Tepkiler İYİ Partili ve AKP’li milletvekilleri arasında tartışmalara dönüştü. 

EZİLME TEHLİKESİ ATLATTILAR

Tartışmaların ardından kapılar toplantının başlamasına çok kısa bir süre kala açıldı. Salona girişte yoğunluk yaşandı, bazı kişiler ezilme tehlikesi yaşadı. Görevliler tarafından salona sırasıyla; milletvekilleri, medya ve davetliler alındı. Salonda oturma düzeni nedeniyle de yoğunluk yaşandı. Milletvekillerine yer ayırmak amacıyla bekleyen danışmanların da salona girmesiyle sandalyeler kısa sürede doldu. Salonun küçük kalması nedeniyle milletvekilleri ile çok sayıda gazeteci ve uzman toplantıyı ayakta takip etmek zorunda kaldı.

‘BU SALONDA OLMAZ BAŞKANIM’

TBMM Adalet Komisyonu Başkanı AKP İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, toplantının açılış konuşmasına başladığı anda İYİ Partili Türkoğlu ile İYİ Parti Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun, Yüksel’e “Bu salonda olmaz başkanım, olmaz“ diye seslendi. Tepkilere karşın Başkan Yüksel konuşmasını sürdürdü. Yüksel, teklifle toplumsal barışın güçlendirilmesinin amaçladığını savunarak; “Bu teklif bir af düzenlemesi değildir. Mahkumiyet hükümlerini ortadan kaldıran, suçların hukuki niteliğini değiştiren veya ceza sorumluluğunu kaldıran bir düzenleme söz konusu değildir” dedi.

‘YILLIK ORTALAMA MALİYETİ 50 MİLYAR DOLAR’

Yüksel, terörle mücadele kapsamında ekonomik verilere değinerek; “Terörün Türkiye'ye ekonomik maliyetinin 2.3 trilyon doları aştığı bilinmektedir. Terör nedeniyle ülkemizde yaklaşık 2.5 milyon kişilik istihdam kaybı yaşanmış, 123 milyar dolara yaklaşan vergi kaybı oluşmuş; yatırım, üretim ve finansman imkanları ciddi şekilde zarar görmüştür. Terörün Türkiye'ye yıllık ortalama maliyeti 50 milyar doların üzerine çıkmıştır” dedi. Bu veriler üzerinden Yüksel; teklifin yalnızca bir güvenlik meselesi değil, aynı zamanda bir kalkınma ve adalet meselesi olduğunu savundu. 

‘BU SONUÇLARI BAKIMINDAN BİR AF DÜZENLEMESİ’

Yüksel; konuşmasını tamamlamasının ardından, yasa teklifine ilk imzacılarına söz hakkı tanıyacağını söyledi. Buna muhalefet milletvekilleri karşı çıktı. Yeni Yol Grubu adına söz alan Ankara Milletvekili İdris Şahin; “Öncelikle usule binaen Genel Kurul’da Suça Sürüklenen Çocuklar kanunu var. Aynı tarih ve saatte komisyona gündem dayattınız. Bir kanun görüşmesi yapılırken, siz komisyona iş yükü yaptınız. Bunun dışında, bu sonuçları bakımından bir af düzenlemesi. Bu görüşme usulünü neye göre yapacaksınız? Önce usulü işlemleri belirleyin” dedi. İYİ Partili Olgun ise; “Bu Meclis'te Hayvan Haklarıyla ilgili görüşme büyük salonda yapıldı. Bu salonda bu toplantı yapılmaz. Bunun bu kadar kapalı yapılmasının anlamı ne? Milletvekilleri ayakta. Siz açılış konuşmasında resmen propaganda yaptınız” ifadelerini kullandı. Başkan, toplantının salonda yapılacağını belirtmesi üzerine, şu tartışma yaşandı:

Başkan: “O salon komisyonlar için değil.”

Türkoğlu; “O zaman Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu niye orada yapıldı?”

Başkan: “O özel bir komisyondu.”

Türkoğlu: “Bu yasada o komisyonun belirlediği, yarattığı bir yasa.”

‘ÖCALAN’A TEŞEKKÜRÜ EKSİK BIRAKTINIZ’

İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz da Yüksel’in konuşmasında süreçte katkısı olduğunu belirttiği isimlere teşekkür ettiğini anımsatarak; “Cumhurbaşkanına, Bahçeli’ye, sivil toplum örgütlerine, kurum ve kuruluşlara teşekkür etmişken; sanıyorum İmralı’daki terör hükümlüsü Abdullah Öcalan’a reçetesi ve yöntemi açısından teşekkürü eksik bıraktınız” eleştirisinde bulundu.

AKP PAZARLIK OLMADIĞINI SAVUNDU

Tartışmaların ardından Yüksel; ilk imzacılara söz hakkı verdi. Bu kapsamda konuşan AKP Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül; sürecin bir pazarlık ürünü olmadığını savunarak, imza sayısı bakımından teklifi “Tarihi mutabakat” olarak nitelendirdi. Komisyondaki bazı isimler, milletvekillerinin teklifi görmeden imza attığını anımsattı.

“HANİ NEREDE SİLAHLAR?”

Gül’ün konuşmasının ardından, teklifin ilk imza sahiplerinden MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız söz aldı. Yıldız, konuşması sırasında yer yer İYİ Partili Milletvekilleriyle atıştı. Yıldız’ın PKK’nin silah bıraktığına yönelik açıklamasına İYİ Partililer “Hani nerede silahlar?” diye sordu. Ardından Yıldız’ın “İstiyorlar ki birbirimize küselim, bekliyorlar ki evlatlarımızın bayraklarına sarılı tabutlarını omuzlarımızda taşıyalım” sözleri de salonun tansiyonunu yükseltti. İYİ Partililer bu söze; “Bunu kim ister?” diye karşılık verince, Yıldız; “Dinleyeceksin dinleyeceksin! Bağırmalara, provokasyonlara pabuç bırakmam ben” tepkisini gösterdi. Yıldız; yasanın Cumhuriyet’in laik ve üniter yapısını hedef almadığını savundu.

‘EKSİKLİKLER YASAYI GÖLGELEMESİN’

Teklifin bir diğer ilk imza sahiplerinden DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç ise “Gelin, yeni bir demokrasi mücadelesinin kapısını birlikte aralayalım” çağrısında bulunarak; “Kürt sorunun kalıcı olarak çözülmesi, bu ülkedeki herkesin ortak sorunudur” deyip, yasadaki eksikliklerin teklifin önemini gölgelememesi gerektiğini dile getirdi. Koçyiğit, yasa teklifini, “Başlangıç noktası” olarak nitelendirdi. 

‘MİLLETTEN NEYİ SAKLIYORSUNUZ’

İlk imzacıların ardından Yüksel, kameraları salondan çıkardı. Bunun üzerine İYİ Partili Olgun; “Görsel basını engellemeyin. Kameralardan kaçmayın. Milletten neyi saklıyorsunuz” tepkisini gösterirken, usul tartışması açılmasını istedi.

‘BU DÜZENLEMENİN ARKASINDA DURUYORSANIZ, KAMERADAN KAÇMAYACAKSINIZ’

İlk imza sahiplerinin konuşmasının ardından, İYİ Parti usul tartışması talep etti. İYİ Partili Olgun; ilk imza sahiplerinin farklı farklı konuştuğunu belirterek; “Daha hiçbir kanun çıkmadı, burada terörist başına teşekkür edildi, müdahale etmediniz. Kınıyorum. Çünkü bugün önümüzdeki sadece kanun içeriği değildir. Asıl soru TBMM kanun mu yapacaktır, yoksa başka yerlede hazırlanmış bir iradeye kefil mi verecektir? Önümüzde ciddi bir usul ve meşruiyet sorunu vardır. Bu salon bu görüşmeler için yeterli değildir. Bu toplantı daha büyük bir salona alınmalı ve Genel Kurul çalışma saatlerinin dışında yapılmalıdır. Bu toplantı TBMM TV’den yayanlanmıyor, görsel basın dışarı çıkartılıyor. Madem bu kanun milyonlarca kişi tarafından sevinçle karşılandı, neden görsel basın dışarı çıkartılıyor? Eğer bu düzenlemenin arkasında duruyorsanız, kameradan kaçmayacaksınız. Böyle bir teklifin Anayasa Komisyonu’nun değerlendirilmesine sunulmaması nasıl izah edilebilir? Anayasa Komisyonu’nun görüş bildirmesinden neden kaçıyorsunuz? Anayasa Komisyonu’na havale edilmesini istiyoruz” dedi.

Olgun konuşmasına şöyle devam etti: "Biz bu konuları hem Komisyon Başkanlığına yazılı dilekçe hem de önergelerimizle sunduk, bunu açıklamış olalım. Bu teklifin Anayasa Komisyonuna gönderilmesini talep ediyoruz, bu da bizim bir talebimizdir.

4’üncü husus, etki analizinin bulunmaması. Bu teklif kaç kişiyi etkileyecek? Kaç hükümlü tahliye olacak? Kaç soruşturma ve kovuşturma etkilenecektir? Hangi suçlardan kaç kişi yararlanacaktır? Terör örgütü üyeliğinden hüküm giymiş kaç kişi kapsam içerisindedir? Bunların ne kadarı yeniden topluma dönecektir? Bunun kamu güvenliğine etkisi nedir? Emniyet ve istihbarat birimlerinin risk değerlendirmesi nedir? Yeniden suç işleme riski hesaplanmış mıdır? Şehit yakınları ve gaziler üzerindeki sosyal ve psikolojik etkisi değerlendirilmiş midir? Biraz önce teklif imza sahibi hatibin biri 120 küsur kişiyle görüştüğünü söyledi. Yalnızca bu kitapta sadece askeriyede -yani tüm Genelkurmay- çalışan şehitlerin ismi yazıldı ve sadece bunların ismi 7 bin civarındadır. Siz kaç kişiyle görüştünüz? Komisyon 120 kişi bunların hepsini temsil ediyor mu? Ceza adalet sistemi bakımından doğuracağı sonuçlar nelerdir? Hiçbirini bu komisyonda hiç kimse bilmiyor. Kanun yapıyoruz ama sonucunun ne olacağını bilen yok. Binlerce insanın hukuki durumunu değiştiriyoruz ama toplumdaki etkisini ölçmüyoruz. Eğer ölçtü isek de -bir zamanlar bu kanunla ilgili AK PARTİ Grup Başkanının da bir beyanı vardı- etki analizi varsa verin biz de görelim. Biz komisyon üyesiyiz, ona göre belki sizin dediğinize doğru deriz, ekleriz. Efendim, sonra buna yasama faaliyeti diyoruz. Bu yasama faaliyeti değildir. Bu sonuçlarını bilmeden millet adına karar vermektir. Teklifin kapsamı hukuki, tali, güvenlik ve sosyal etki analizi hazırlanıp komisyon üyelerine sunulmadan sağlıklı bir görüşme yapılamaz.

5’inci itirazımız bu tekliften doğrudan etkilenenlerin ve konunun uzmanlarının burada bulunmamasıdır. Aynı konuyla ilgili de bizim önergemiz mevcuttur ve İç Tüzük 30, 41’inci maddelerine istinaden bu insanların da buraya davet edilmesini istiyoruz."

Sayın Başkan, İç Tüzük, komisyona uzman çağırma yetkisini süs olsun diye vermemiştir. Şehit aileleri nerede? Biraz önce söyledim, 6.500 küsur asker var. Bunların hangisinin ailesini dinlediniz? Gazilerimiz nerede? Şehit ve gazi dernekleri nerede? 30-40 yıl terörle mücadele vermiş askerlerimiz, polislerimiz, jandarma personelimiz nerede? Terör soruşturmalarını yürütmüş cumhuriyet savcılarımız nerede? Terör davalarında görev yapmış hâkimler nerede? Ceza hukuku akademisyenleri nerede? İstihbarat ve güvenlik uzmanları nerede? İlgili bakanlıkların ve kamu kurumlarının uzmanları nerede? Bakın, teklifte Adalet ve İçişleri Bakanlarına görev verdik diyorsunuz, o bakanların bırakın kendisini yardımcıları bile yok ortada. Yani bu kadar ciddiye alınan bir konu! Bunu belirtmek istiyorum.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
ÇOK OKUNANLAR
ANKET TÜMÜ
ARŞİV ARAMA
PUAN DURUMU TÜMÜ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ TÜMÜ
Günün Karikatürü