AKP Sözcüsü Ömer Çelik, fon soruşturmasına ilişkin açıklamasında devlet kurumlarının “büyük bir süratle” çalıştığını söylerken, YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre’nin fonlardan 20 milyar TL kazandığını iddia ettiği Osman Arıkan Nacar’la ilişkisine dair yönelttiği sorulara ise yanıt vermedi.
Zeynel Emre, Nacar’ın Çelik’le kısa süre önce Bodrum’da tatil yaptığını iddia ederek “Bu kişiyle ilişkiniz ne boyuttadır?” diye sormuştu.
Çelik’in, geçtiğimiz günlerde YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre’nin fon soruşturması kapsamında kendisine yönelttiği sorulara yanıt verip vermeyeceği merak ediliyordu.
Çelik, YENİ Partili Zeynel Emre’nin iddialarına cevap vermedi, Çelik’i dinleyen basın mensupları da bu konuyla ilgili soru sormadı.
Çelik'in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
"Bu tip krizler dünyanın başka yerlerinde de gündeme gelmiş, siyasi tarihte var. Kimisi bunu 5 yılda temizlemiş, kimisi 9 yılda temizlemiş, şöyle olmuş, böyle olmuş. Biz bunu, bu sermaye piyasalarının çok küçük bir kısmını ilgilendiren bir şey, bütün boyutlarıyla ortaya çıkarmak konusunda son derece kararlıyız. Spekülasyonla hareket etmiyoruz. Biz gerçekten bilgi, belge, data ile hareket ediyoruz.
Şimdi dün bu kişi çıkıyor; Sayın Cumhurbaşkanımıza, "Bu işin merkezinde sen varsın, bu işin başında sen varsın" diye haddini aşan, haddini aşan, gayriahlaki ve hakkaniyetsiz açıklamalar yapıyor. Ya bu meselenin açığa çıkmasının ve bu meselenin temizlenmesinin başındaki irade Cumhurbaşkanımızdır. Bütün bu iradesi, verdiği talimatlarla bu sıkıntının, vurgunculuğun, dolandırıcılığın, buradaki şeytanlıkların temizlenmesi talimatını veren irade Cumhurbaşkanımızdır. Yani ne hadle ve ne hakla Cumhurbaşkanımıza karşı bu ifadeleri kullanıyor?
Cumhurbaşkanımızın aile bireylerini işin içine karıştırmaya çalışıyor her zaman yaptığı gibi. Bu işler defalarca ellerinde patladı. Buna yine devam ediyorlar. Bütün işlemler açık, herkes ekranda görüyor ne olduğunu, bütün her şeyin. Yani burada bugün Sayın Cumhurbaşkanımız da söyledi; ya bu işler siyasi yankesicilikle ele alınacak işler değil. Bir şey iddia ediyor, sonra "İddia edildiğine göre", "Söylendiğine göre", "Yapıldığına göre"... Birbiriyle alakası olmayan şeyleri birbirine bağlamaya çalışıyorlar.
"ELİNDE BELGE OLAN, BİLGİ OLAN ALSIN YARGIYA VERSİN"
Dolayısıyla burada bu işin de temizlenmesinin iradesinin de başındaki isim Cumhurbaşkanımızdır. Onların belediyelerindeki dolandırıcılıkların, vurgunların temizlenmesi mücadelesini de biz veriyoruz. Bu net. Dolayısıyla Cumhurbaşkanımızı hedef aldığı sözler, kendi partisini vurgunculara, dolandırıcılara kaptırmış birisinin siyasi saçmalıklarından öteye gitmiyor. Bakın, bunu net bir şekilde söylüyorum arkadaşlar; biz defalarca Cumhurbaşkanımızla bu konuda toplantı yapıldı kamuoyuna yansıyan, yansımayan. Biraz evvel kapalı MYK'nın kapalı bölümünde de konuşma yaptı ve bu konudaki iradesini bir kere daha net bir şekilde ortaya koydu. Ve burada elinde belge olan, bilgi olan alsın getirsin. Götürsün yargıya versin.
"SİYASİ LİNCE KARŞIYIZ"
Kim olursa olsun. Yani birisinin arkadaşıdır, değildir; ötekinin tanıdığıdır, değildir; sevdiğidir, değildir; akrabasıdır, değildir. Bizim ilkemiz budur. Ha ama burada mevzu şudur; gerçek bilgiye dayanacak. Yani biz siyasi linç kampanyalarının neticesi olarak insanların hedef gösterilmesine, sosyal medya mahkemelerinde mahkûm ettirilmesine de müsaade etmeyiz. Herhangi bir şekilde birilerinin siyasi himaye yoluyla birileri hakkındaki iddia ve incelemeler örtbas ediliyorsa ona da müsaade... Hem siyasi lince karşıyız hem siyasi himayeye karşıyız. Bu kadar net prensipleri burada net bir şekilde koyu... Yolu açıktır. Ya bu zaten birçok kimsenin gözü önünde gerçekleşen bir şey. Adımlar atılacak. Adalet Bakanlığına atılacak, Maliye Bakanlığına atılacak. Bunda hiçbir şey yok. Adliye... Elinde bilgi, belge olan Adalet Bakanlığına da göndersin, Maliye Bakanlığına da göndersin.
MEKKE İTTİFAKI ANLAŞMASI
"Şimdi, Mekke Anlaşması ile ilgili olarak; burada aslında İçişleri Bakanlığının yaptığı çalışma açısından süreç olgunlaşmıştır. Fakat tabii ki Meclise gelecektir anlaşmanın hayata geçmesi için. Bu çalışma da olgunlaştığı için birkaç gün içerisinde Meclise gönderilmesi söz konusu olacak.
Yani esasında çok garip bir şey var; olağan süreçler işliyor, olağan süreçler işlerken sanki yanlış şeyler yapılıyormuş ya da bunlar gözden kaçırılıyormuş gibisinden bir kampanya başlatılıyor sürekli muhalefet tarafından. Halbuki önce bir irade beyanı ortaya koyulur. İrade beyanı ortaya Cumhurbaşkanımız tarafından koyuldu. Sonra bu mekanizmalar çalışılır. Dışişleri Bakanımız, Milli Savunma Bakanımız, Genelkurmay Başkanımız muhataplarıyla kaç kere bir araya geldiler, bunlar olgunlaştırıldı. Çünkü sonuçta Meclise göndereceğiniz şeyin bir çerçevesi olacak. Bu çerçeve de Dışişleri Bakanlığının iç süreçleri açısından tamamlandı ve bu birkaç gün içerisinde Meclise gider ve Yüce Meclisin takdiriyle süreç neticelenmiş olur."
ERDOĞAN'IN ADAYLIĞI
"Öncelikle Sayın Bahçeli'ye bu güçlü vurgusu, bu güçlü cümleleri için bir kere daha şükranlarımızı sunuyoruz. Tabii ki Cumhur İttifakı'nın önümüzdeki dönemde de Cumhurbaşkanı adayı Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'dır.
Dolayısıyla Sayın Cumhurbaşkanımız kendi şahsıyla ilgili bir konu olduğu için bunu tabii ki resmi gündeme koydurmaz. Ama biz bu gündem çerçevesinde bunu daha önceki MYK ve MKYK toplantılarında kendimiz açarak bunu ifade ettik. Orada da arkadaşlarımızın ortak iradesiyle bu ortaya çıkmıştı. Hani şöyle bir şey vardır; bu bizim kendi davamız açısından, kendi şuurumuz açısından, AK Partililiğimiz açısından bizim açımızdan kesin bir hükümdür. Ve hani denir ya; "Değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez" diye, bizim açımızdan Cumhurbaşkanımızın adaylığı böyle bir değere, böyle bir kıymete sahiptir."










Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir