?>

BU SİYASET YAPMA TARZINDA BİR TERSLİK VAR!

Karaca Bozgeyik

4 saat önce

Gaziantep'te yaşanan milletvekiline yönelik bıçaklı saldırı haberi, ilk duyulduğunda hepimizi derinden üzdü.

Olayın ayrıntıları ortaya çıktıkça  başka  sorular takılıyor insanın aklına!

Bu siyaset yapma biçiminde bir terslik var. 

Hem de ciddi bir terslik.

İddiaya göre saldırıyı gerçekleştiren kişi, ilçe başkanı olamadığı için milletvekiline öfke duyduğunu söylüyor. 

Bu öfke sokak ortasında milletvekiline bıçak sallayacak kadar gözü döndürüyor!

Milletvekili kendini koruma içgüdüsü ile saldıran kişiye yumruk sallarken bıçaklanıyor. 

Elbette olayın hukuki boyutu yargının konusudur. Ancak ortaya çıkan tablo, siyaset yapma biçimimiz üzerine düşünmeyi de zorunlu kılıyor.

Çünkü burada sadece bir saldırı yok; siyasetin anlamı, amacı ve ruhu üzerine sorgulanması gereken bir durum var.

Siyaset,sözcük kökeni olarak Arapça olup;

 At eğitmek,bakmak,terbiye etmek kavramlarını içeren "Seyislikten" türemiş.

Sonra İnsan topluluklarının yönetimi ve iradesinin Devlet çatısı altında yapılması yönünde bir görüş ve sistemin yönünü içerirken,

 "Demokrasi" kavramı ortak bir buluşma noktası olmuştur.

 Demokratik siyasetin özü;

ikna etmek,konuşmak,tartışmak,anlamak, anlatmak,dinlemektir.Nefsini terbiye etmektir.

Uzlaşma yolları aramak ve bulmaktır.

Siyasal iletişimde,demokraside ve hiç bir siyaset yapma biçiminde öfkenin, şiddetin ve husumetin başarı yöntemi olduğu yazmaz.

Tam tersine, siyaset kurumunun görevi toplumsal gerilimleri azaltmak,siyaseten mücadele ederken sorunları müzakere ederek çözmek ve insanları ortak hedeflerde buluşturmaktır.

Peki o halde aynı parti çatısı altında bulunan, aynı programa ve aynı tüzüğe bağlı olduklarını söyleyen insanlar nasıl oluyor da bir anda birbirlerine düşman haline gelebiliyor?

İşte burada insan psikolojisinin 'derinliği' devreye giriyor.

Kendi yeterliliğine,liyakatına,birikimine bakmadan ne olursa olsun bir makam mevki sahibi olma hırsına kapılan birisi aynı çatı altında siyaset yaptığı yol arkadaşlarına zarar vermeyi siyaset yapmak sanmaya başlıyor.

İstediği göreve gelemeyen herkes öfkeye teslim olursa, demokratik süreçlerin anlamı kalmaz. Çünkü o noktada ortak kurallar değil, kişisel arzular belirleyici olmaya başlar.

Asıl üzerinde durulması gereken konu da budur.

Siyaset neden yapılıyor?

Bir ilçe başkanı olmak için mi?

Bir makam elde etmek için mi?

Bir unvan sahibi olmak için mi?

Yoksa insanların sorunlarını çözmek için mi?

Bugün vatandaş geçim sıkıntısını konuşuyor. Çiftçi üretim maliyetlerini,değerine satamadığı ürünü konuşuyor,

Gençler gelecek kaygısını konuşuyor. 

Esnaf ayakta kalma mücadelesi veriyor. Depremin yaraları ve travmaları tam olarak sarılabilmiş değilken,

Toplum bu kadar sorunla uğraşırken,

 siyaset kurumunun kendi içinde yeni sorunlar yeni travmalar üretmesi düşündürücüdür.

Daha da düşündürücü olan ise aynı hedeflere yürüdüğünü söyleyen insanların birbirlerini rakip olmaktan çıkarıp 'düşman' haline getirmeleridir.

Oysa siyaset, husumet büyütme alanı değildir.

Siyaset, farklı düşünen insanların aynı masa etrafında konuşabilme becerisidir.

Siyaset, insanları birbirine kırdırmanın değil, insanların sorunlarına çözüm üretmenin sanatıdır.

Bu nedenle Gaziantep'te yaşanan bu üzücü olay sadece bir adli vaka olarak görülmemelidir.

 Aynı zamanda siyaset yapma biçimimiz üzerine düşünmemizi gerektiren bir uyarı olarak da değerlendirilmelidir.

Çünkü siyaset kendi içinde barışı üretemiyorsa, topluma huzuru nasıl vaat edebilir?

İşte bu yüzden tekrar söylüyorum:

Bu siyaset yapma biçiminde bir terslik var.

Ve o terslik, bir kişinin elindeki bıçaktan çok daha derinlerde yatıyor.

Umarım böyle olaylar tekrar yaşanmaz,siyaset birilerinin makam peşinden koşması yerine toplumsal sorunların çözümü için yapılır.

Siyaseti kişilerin kördöğüşü,bilek güreşi,güç gösterisi yaptığı bataktan,çürümüşlükten kurtarmak gerekiyor.

Milletvekili arkadaşımız Melih Meriç'e ve ailesine bir kez daha geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.

Umarım eleştirel ve özeleştirel siyaset anlayışının egemen olduğu,barış içinde bir siyasi iklim Şehrimizde ve Ülkemizde egemen olur.

YAZARIN DİĞER YAZILARI