Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, Şanlıurfa'nın Siverek ilçesindeki Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde ve Kahramanmaraş'ta Ayser Çalık Ortaokulu’nda düzenlenen saldırılara ilişkin açıklamalarda bulundu.
Özdağ, "Ne yazık ki üzücü bir gündemle başlamak zorundayız. Şanlıurfa Siverek'te ve Kahramanmaraş'ta yaşanan çok üzücü ve toplumumuz için travmatik olan 2 eylem gerçekleşti. 8 çocuğumuzu ve kahraman bir öğretmenimizi, öğrencilerini korumak için vücudunu siper eden öğretmenimizi kaybettik. Bu konuyla ilgili önümüzdeki günlerde de tartışmalar, konuşmalar devam edecektir muhakkak. Her zaman olduğu gibi bu hadisede de bilimin ışığında yol almamız gerektiğini düşünüyorum" diyerek, sözü Zafer Partisi Özel Çalışmalar Başkanı Prof. Dr. Sertaç Ak’a bıraktı. Ak, konuya ilişkin şunları söyledi:
Bu elim hadise ani gerçekleşen bir durum olduğu için üzerinde bilimsel çalışma yapmanın imkanı oldukça düşük. Literatürü taradığımızda, ki biz son 4-5 yıldır psikiyatri camiası ve klinik psikoloji ve sosyal psikoloji camiası olarak kendi aramızdaki konuşmalarımızda böyle benzeri olayların ülkemizde gerçekleşebileceğini bekliyorduk. Ne yazık ki yanılmadık. Tahminlerden daha sık bu olay. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri'nde 9 yıllık takip yapılan bir çalışmada 288 baskın not edilmiş. G7 ülkelerine baktığımızda, yani Amerika dışındaki 6 ülkeye baktığımızda bu aynı süre içinde sadece 5 olay. Amerika Birleşik Devletleri'nde aşağı yukarı diğer ülkelerin 57 kat fazlası görülüyor. Yani 9 yılda 5 ülkede sadece 5 olay varken ne yazık ki geçtiğimiz günlerde 2 olayı üst üste yaşadık. Hatta belki de bir 3’üncü olay son anda engellendi.
"Saldırganlardan farklı bir profilleri olduğunu görüyoruz"
Bu saldırganlara baktığımızda diğer psikopat, antisosyal kişilik bozukluğu ya da şiddet içeren suçlarla ilgili davranış gösteren saldırganlardan farklı bir profilleri olduğunu görüyoruz. Yapılan çalışmalarda temel olarak 3 farklı alanda bu saldırganlar sınıflanabiliyorlar. Örneğin, bu üç alanı söyleyecek olursak, sosyodemografik alanda diğer suçlulardan ve insanlardan farklılaşıyorlar, akıl sağlığı alanında farklılaşıyorlar ve olay öncesi yaşadıkları zorlu yaşam olayları açısından farklılıklar var.
"Bu eylemi gerçekleştirenlerin önemli bir kısmı eylemin sonunda kendi yaşamlarına son veriyorlar"
300’ün üzerindeki saldırgan üzerinde yapılan çalışmalarda yaş ortalaması 19. Orta alt ya da orta sosyoekonomik düzeydeler. Şiddet içeren suçlarda beyaz Amerikalı sıklığı azken, burada yüzde 56 ile beyaz Amerikalı sıklığı söz konusu. Erkekler daha yoğun. Fakat bu veri çok sağlıklı değil. Sosyodemografik olarak anne baba geçimsizliği, anne baba ayrılığı bu grupta yüzde 71 oranında görülüyor. Bu çok önemli. Akıl sağlığına gelecek olursak, pek çok kişi bunların akıl sağlığının ileri derecede bozuk hatta bir kısmı için şizofreni gibi adlandırmalarda bulunuyor. Ama hayır, ağır akıl hastalıkları bu grupta yüzde 7 oranında görülüyor sadece. Fakat bu grupta yüzde 55 oranında depresyon ve intihar düşüncesi görülüyor. Zaten bu eylemi gerçekleştirenlerin önemli bir kısmı da eylemin sonunda kendi yaşamlarına son veriyorlar. Yani herhangi bir şiddet içeren eylemi gerçekleştiren bir suçlu gibi değiller. Herhangi bir şekilde onları ölüm cezasıyla, hapis cezasıyla korkutamazsınız. Çünkü onlar zaten vazgeçmiş durumdalar. Öz saygıları düşük gençler oluyorlar genelde. Sorunlarla başa çıkma becerileri düşük çıkıyor. Öfke kontrol güçlüğü olay öncesinde okul notlarına bu kişilerin çoğu zaman alınmış ve şüpheci kişilik yapısı ön planda. Üçüncü başlık ise zorlu yaşam olayı. Bunlar tetiği çeken olaylar. Saldırı öncesi en sık karşılaşılan yüzde 74 oranında arkadaşları tarafından dışlanma, reddedilme, akram zorbalığına maruz kalma ve karşı cins tarafından reddedilme görülüyor. Bunun, aile tarafından iyi ele alınamaması, sonrasında okuldan da herhangi bir destek görmediği de denkleme katılınca sonuç gerçekleşiyor. En sık tetikleyici ne diye bakıldığında, karşı cinsten ayrılık, reddedilme ya da bir ders, spor ve benzeri konularda başarısız olma tetiği çeken son olay oluyor.