Hükümetin Suriyeli sığınmacılara ilişkin politikasını da eleştiren Özdağ, sığınmacıların Türkiye’ye entegre edilmesinin ve vatandaşlık verilmesinin planlandığını iddia etti.
Şam Büyükelçisi ve İçişleri Bakanı’nın açıklamalarına işaret eden Özdağ, şunları söyledi: “Seçimler yaklaşırken entegre edecekleri ve göndermeyecekleri bu Suriyelilere vatandaşlık verileceği açıktır. Türk milletinden kaybettikleri oyları seçmen ithali yaparak dengeleme çalışması içerisindeler. Bu, Türkiye’nin milli kimliğine düzenlenmiş bir suikasttır.” Yeni anayasa tartışmaları kapsamında Türk milletinin Türk, Kürt ve Arap şeklinde üç parçaya bölünmek istendiğini öne süren Özdağ, Zafer Partisi’nin hukuk devletine, demokrasiye, milli, üniter ve laik devlet yapısına dönüşü savunduğunu söyledi. “ÖCALAN’IN STATÜSÜ DEĞİŞTİRİLMEK İSTENİYOR”Terör örgütü PKK’nın silah bırakması ve bu kapsamda yürütülen süreç hakkında da konuşan Özdağ, “çerçeve yasa” adı altında Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne getirilmesi planlanan düzenlemenin terör örgütü PKK’nın elebaşı Abdullah Öcalan’ın hukuki statüsünü değiştireceğini öne sürdü.
Özdağ, söz konusu düzenlemeyle Öcalan’ın cezaevi şartlarının değiştirilmesinin ve PKK mensuplarına yönelik bir af düzenlemesinin gündeme gelebileceğini savundu. Özdağ, şöyle konuştu: “Bu yasa taslağı çerçevesinde Abdullah Öcalan İmralı’da mahkûm konumundan çıkacak ve bir eve geçecek. Bu eve geçtiği andan itibaren Türkiye Cumhuriyeti’nin müebbet hapse mahkûm ettiği bir mahkûm olmaktan çıkacak ve yeni bir statüye ulaşacaktır. İmralı’da da olsa serbest kalmış olacaktır. Yine bu çerçeve yasayla PKK’lılara af getirileceğini ve yurt dışındakilerin Türkiye’ye dönebileceğini anlıyoruz.” Muhalefete yönelik operasyonlarla bu sürecin kamuoyunun dikkatinden kaçırılmaya çalışıldığını ileri süren Özdağ, “Ne kadar bunu yapmaya çalışırlarsa çalışsınlar Türk milleti devletiyle oynandığını, vatanıyla oynandığını ve bir terör örgütüne taviz verildiğini görüyor” dedi. Zafer Partisi olarak bu konudaki görüşlerini AK Parti, MHP ve CHP seçmenlerine anlatmaya devam edeceklerini söyleyen Özdağ, milli, üniter ve laik devlet yapısından taviz verilemeyeceğini ifade etti. “FINDIK ÜRETİCİSİ HAK ETTİĞİ KAZANCI ELDE EDEMİYOR” Basın mensuplarının hükümetin fındık politikalarına ilişkin sorusunu da yanıtlayan Özdağ, Türk çiftçisinin anayasal haklarından dahi yeterince yararlanamadığını ve tarım politikalarının üreticiyi korumaktan uzak olduğunu savundu. İthalat lobilerinin çiftçinin menfaatlerini iktidarın desteğiyle çiğnediğini öne süren Özdağ, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Türk çiftçisinin çıkarlarını savunmakta yetersiz kaldığını söyledi. Karadeniz’de dünyanın en kaliteli fındığının üretildiğini belirten Özdağ, kahverengi kokarca başta olmak üzere zararlılarla mücadelede de yeterli başarının sağlanamadığını ifade etti. Özdağ, şöyle konuştu: “Ordu’da, Giresun’da ve bütün Karadeniz’de fındık üreticisi dünyanın en kaliteli fındığını üretiyor. Buna rağmen hak ettiği desteği ve geliri elde edemiyor. Fındığa dadanan böcekle yeterli mücadele yapılmıyor, şu ana kadar yapılanlar da çok başarılı olmadı. İtalyan firmaları Türk üreticisinin ürettiği fındığı uluslararası piyasalara çıkarabiliyor ancak Türk firmaları aynı başarıyı gösteremiyor.” Bu tablonun plansız ekonomi ve tarım politikalarının sonucu olduğunu ileri süren Özdağ, Devlet Planlama Teşkilatı’nın kapatılmasının tarım ve sanayi politikalarında önemli bir boşluk oluşturduğunu söyledi. “ERKEN SEÇİMİN TARİHİNİ ERDOĞAN DAHİL KİMSE BİLMİYOR” Bir basın mensubunun erken seçimin ne zaman yapılacağına ilişkin öngörüsünü sorması üzerine Özdağ, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kendisi açısından en uygun koşullar oluştuktan sonra seçim kararı almak isteyeceğini ancak mevcut ekonomik ve siyasi şartların bunu zorlaştırdığını söyledi. Özdağ, “Erken seçimin ne zaman olacağını Erdoğan dahil Türkiye’de kimse bilmiyor. Erdoğan, kendisi açısından en olumlu şartları oluşturduktan sonra seçim kararı alabileceğini düşünüyor ancak Türkiye’nin gidişi bu olumlu şartların oluşmasının olağanüstü zor olduğunu gösteriyor” diye konuştu. AKP’nin iktidarı dönemindeki en zayıf sürecini yaşadığını savunan Özdağ, partinin anketlerde yüzde 26-27 bandına gerilediğini öne sürdü.