Siyaset

Özgür Özel'den Erdoğan'a fon tepkisi

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, fon krizinde adı geçen eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın istifasına ilişkin Erdoğan’a çağrıda bulundu.

Özgür Özel'den Erdoğan'a fon tepkisi
27-09-2026 14:57
27-09-2026 15:03

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, fon krizinde adı geçen eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın istifasına ilişkin Erdoğan’a çağrıda bulundu.

Özel, "Erdoğan ya bu bataklığı kurutmak için bizimle birlikte çalışacaksın ya o bataklıkta boğulacaksın. Kabinedeki bakanlığın, Adalet bürokrasisinin, saraydakilerin, üst düzey AK Partililerin bu fonda yaptıkları ortaya dökülmeden, milletin hakkı tahsil edilmeden, bunlar cezalandırılmadan, bu Erdoğan iktidara devam ediyorsa bu soygunun baş sorumlusudur" dedi.

YENİ Parti’de dün ilçe başkanlıkları için başlayan ön seçimler bugün devam ediyor. YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel Balıkesir'in Karesi ilçesinde yapılan ön seçimlerine katıldı.

Özel, "Bunun adı; yeni nesil siyasettir. Bunun adı; doğrudan demokrasidir. Bunun adı; aradan aracıyı çıkarmak, partinin siyasetinde doğrudan söz sahibi olmaktır” dedi. Özel, şunları kaydetti:

"Hafta boyunca seçilen ilçe başkanlarımızdan rakibi varsa onun da görüşlerini aldığı, hatta onu da yönetime dahil ettiği… Keşke iki başkan birisi başkan olarak, biri yardımcısı olarak yönetimde devam etse. Onun görüşlerini aldığı, şehrin ihtiyaçlarının belirlendiği, güçlü, seçim kaygısı olmayan, daha doğrusu kaygısı, bugün parti içindeki seçimi kazanmak değil; kaygısı, önümüzdeki seçimi kazanmak olan bir yönetim kurulu yapacağız. Hiç kimse unutmasın; biz YENİ Parti’yi bir partimiz olsun diye değil, iktidar olsun diye kurduk.

"HEP BİRLİKTE İKTİDARA YÜRÜNEN BİR SİSTEMİ KURACAĞIZ"

Mümkün olan her mahallede mahalle meclisleri oluşturulacak. Mahalle meclislerinde mahalleden başlayarak siyaset konuşacağız. Mahalleden başlayarak örgütlenecek, mahalleden başlayarak iktidar yürüyüşümüzü nasıl topluma anlatacağımızı tartışacağız. Mahalleden başlayarak partiyi yöneteceğiz. Orada düzenli toplantılarla ya da olağanüstü gelişmeler olduğunda olağanüstü toplantılarla üyelerimiz gelecekler; uzmanlıkları, birikimleri, yetenekleri, yetkinlikleri doğrultusunda katkı verecekler, vazife alacaklar. Partiyi büyütecekler, partinin gücüne güç katacaklar. Artık ilçe yönetimi seçilenlerin siyaset yaptığı geri kalanın iki, üç sene sonraki kongreyi beklediği bir süreç değil; siyasetin her gün, hep birlikte topyekün yapıldığı, hep birlikte iktidara yürünen bir sistemi kuracağız.

“BUNDAN SONRA SÖZ, KARAR, DENETİM ÜYENİNDİR”

Yerelde yeni ve güçlü figürler yaratıyoruz. Diğer partilere bakın, yönetim tarafından belirlenmiş, şeklen heyecansız kongrelerde seçilmiş ilçe başkanları. Diğer partileri düşünün birinin iki dudağının arasından, kaleminden çıkmış, vazife verilmiş ilçe başkanları. Bir tarafta Karesi’de bir pazar günü hınca hınç bir salonda gün boyu bütün üyelerin gelip oy verdiği bir ilçe başkanı. İl başkanı üyeler tarafından seçilmiş bir il başkanıdır. Bu güç, partimizi diğer partiler karşısında güçlendirecek. Başkanların meşruiyetini artıracak. Sözünün değerini ilçede, ilde, yereldeki gücünü artıracak çok önemli bir güçtür. Bu gücün partinin lehine, partinin birliğinin, bütünlüğünün lehine, sizlerin verdiği bu gücün sizlerin sözünün gücünün artırılması için kullanılması şarttır. Bu gücü partiden yana kullanmayıp, mahallelerde örgütlenmeyi yapmayan, ilçe meclislerini çalıştırmayan, bu ilk gün kendisine verilen görevleri partiyi büyütmek için kullanmayıp, gücü kendine saklayan ilçe başkanı olursa; bugün şu anda her zaman arkasında duran Genel Başkanı bundan sonra karşısında bulur. Bir pazar sabahı toplanırız. Seçimi yenileriz. Yükü taşıyamayanı dinlendiririz, taşıyacak olanı siz seçersiniz. Bundan sonra söz, karar, yetki üyenindir, denetim üyenindir. Bundan sonra iktidara giderken var gücüyle çalışmak, emek koymak, verilen sözleri tutmak ve siyaseti bütün üyelerle birlikte yapmak temel hedefimizdir.

“BU SALONU DOLDURANLAR KAYBETMEYE HAZMEDEMEYENLERDİR”

YENİ Partililer birbirine kardeşlik hukukuyla bağlı kişilerdir. Biz hem zoru gördük yani 14 - 28 Mayıs’ta kazanmamız gereken bir seçim gitti. Felaketi yaşadık. Bu salonda olanlar, kaybetmeye hazmedemeyenlerdir. Bu salonda olanlar, kaybedince, Türkiye’nin kaybettiğini görüp bir seçim daha kaybetmeye tahammülü olmayanlardır. 31 Mart akşamı girdiğimiz ilk seçimde Ege’deki bütün illeri kazandık. Balıkesir’de beş ilçemiz hariç geri kalan bütün ilçeleri kazandık. Balıkesir nüfusunun yüzde 92’sini kazandık. Ege’de bizim dışımızda hiçbir parti, Büyükşehir Belediyesini kazanamadı.

Türkiye’de 411 belediye, nüfusun yüzde 65’i, ekonominin yüzde 85’ini yönetme imkanı kazandık. O günden sonra yani 47 yıl sonra partimizi birinci parti yapıp, AK Parti’yi kurulduğu günden sonra ilk kez yendiğimizde birileri anladı ki bunlar birbirlerine verdiği sözü tutmaya, çok çalışmaya, çok gayret etmeye ve kazanmaya gelmişler. Böyle giderse ilk seçimi kazanacaklar. Onun için partimize, partimizin kurumsal kimliğine, Genel Başkanına, Cumhurbaşkanı adayımıza, partimizin belediye başkanlarına, meclis üyelerine karşı tarihin görülmemiş kötülüğünü yapmaya, iftiralarla, gizli tanıklarla, yalancı şahitlerle bizleri karalamaya, bir yandan partide, Cumhuriyet tarihi boyunca bir siyasi partide ilk kez olmuş, yarışla genel başkanın değiştiği bir kongreyi iptal ettirmeye niyetlendiler. Yıllarca, yalancı şahitlerle uğraştılar ama esas olarak bizi kadın kollarıyla, gençlik kollarıyla, ana kademesi ile yenemeyeceğini anlayanlar, kurdukları yargı kollarıyla partimize bir büyük kötülüğe giriştiler. Dünya siyasi tarihinin en görülmemiş işlerinden biridir, iktidardaki partinin ana muhalefet partisinin yönetimini değiştirdiği, seçtiği Genel Başkanını, Parti Meclisini değiştirdiği, o seçimden yaptığı iki olağanüstü kurultay, bir hepinizin içinde yaşadığınız mahallelerden başlayarak yapılan olağan kurultayını yok sayıp bir seçilmiş ve kazanan yönetim yerine bir atanmış ve geçmişte yenmeye alıştığı yönetimi geri getirmeye çalıştılar.

“BİZ YENİYİZ, GERİDE OLAN GERİDE KALSIN”

YENİ Parti buna itiraz için, sizin ‘Yeni bir yol açın’ dediğiniz, ‘Biz arkanızdayız’ dediğiniz, kuruluş talimatını verdiği, adını milletin koyduğu, bütçesinin millet tarafından oluşturulduğu, pusulanın milletin elinde, hedefi milletin gösterdiği ve iktidar hedefine yürüyen bir yeni partidir. Onun için bir pazar sabahının erken saatlerinde binlerle ilçe kongresi yapanlara; eski siyaseti, köhnemiş siyaseti geride bırakın, geçmişte binlerle - on binlerle konulan çelenkleri, 10 - 12 kişiyle koyanları geride bırakın. Artık o geride kalmış siyasetin gündemine de o geride kalmış siyasetin sözde savunucularına da YENİ Parti’yi tartışma, YENİ Parti ile konuşma, sanki dengiymiş gibi var olma çabalarını geride bırakın. Biz yeniyiz, geride kalan geride kalsın. Neyi, kimi tarif ettiğimi, neden, kimlerden bahsettiğimi ve esas olarak hedefimizin ne olduğunu biliyoruz. YENİ Parti kendine ait hedefi olan, öz güveni yüksek olan, bütünün neredeyse tamamına sahip olan, birbirine çıkar ilişkileri ile değil, kardeşlik hukukuyla bağlı olanların partisidir.

“HER SUÇUN KOL GEZDİĞİ BU DÜZENDE, İKTİDARA MUHALEFET ETMEK YASAK”

Milletimizin önünde iki farklı Türkiye fotoğrafı var. Biz burada yepyeni bir siyasetin mümkün olduğunu gösteriyoruz, diğer yanda eskimiş, yaşlanmış, köhnemiş bir siyasi anlayış ülkemizi yönetmeye devam ediyor. Ne yapıyorlar? Ülkede cezalandırılması gereken tek suç görüyorlar. Yani uyuşturucu kol geziyor, okul önünde, bahçesinde şiddet kol geziyor. Motosiklet çeteleri kol geziyor. Tehdit, şantaj kol geziyor. Milletin cebindeki parayı çalanlar kol geziyor. Her türlü yolsuzluk kol geziyor. Ancak her suçun kol gezdiği bu düzende, iktidara muhalefet etmek yasak. Muhalif siyasetçileri iftiralarla hapiste tutuyorlar. Şimdi sosyal medyada iktidara muhalefet eden kim varsa; akademisyen, gazeteci, siyasetçi hesaplarını erişime kapatıyorlar. Bizlere hakaret eden, küfreden, iftira edenlere dokunmayıp, sırtlarını sıvazlarken iktidara en ufak eleştiri yapan tüm hesapları kapatıyorlar.

“SEN BİR KORKAKSIN”

Buradan Erdoğan’a sesleniyorum. Güçlü iktidar, eleştiriden, düşünceden, itirazdan asla korkmaz. Erdoğan’ı sadece eleştirenlerin bile hesapları kapatılıyor. Öyle ‘Güçlüyüm, liderim, her şey benim güdümümde’ diye böbürlenmek bir yana sen bir emekli öğretmenin sosyal medyadaki eleştirisinden bile korkacak, gazetecilerin eleştirilerini görmemek için hesapları kapatacak bir korkaksın. Sen Twitter hesabından, Instagram’dan, TikTok’tan, teyzemin yazdığı Facebook’undan korkan bir korkaksın. O sosyal medya platformlarının yöneticilerine sesleniyorum. Geçtiğimiz haftadan itibaren tüm hukukçu arkadaşlarımız bu erişim engel ve yasaklarının hukuki zeminini tartışıyorlar. Ancak geçmişte bu talepleri belli bir vadede mahkeme kararı kesinleşene kadar beklemek varken, şimdi 4 saat içinde hesap kapatanlara şunu söyleyelim. Türkiye, sosyal medyanın çok kullanıldığı bir ülke. Siz gücünüzü bu ülkenin başındaki tek adamdan değil, bu milletin platformlarınızı kullanmasından alıyorsunuz. Bu konuda milletin karşısına dikilenin hep beraber alnını karşılayacağız. Şimdiden uyarıyorum.

“BİR BÜYÜK SOSYAL PATLAMANIN EŞİĞİNDEYİZ”

Biz bugün burada milletimize demokrasi ile ulaşacağımız refahın sözünü verirken, diğer yanda maalesef başka bir fotoğraf var. Emekliler ve asgari ücretliler başta milyonlarca yurttaşımız tarihin en yoksul dönemini yaşıyor. Emekliler tarihin görülmüş en büyük vefasızlığı ile karşı karşıya. Bu iktidar geldiğinde sekiz çeyrek altın alan en düşük emekli maaşı, iki çeyrek altına geriledi. Yedi çeyrek altın alan asgari ücret, iki çeyrek altına geriledi. Bu iktidar geldiğinde 1,5 asgari ücret alan emekli şimdi neredeyse asgari ücretin yüzde 60’ı ile geçinmek ve aldığı maaşı kiraya verirse aç kalmak, karnını doyurursa sokakta kalma tehlikesiyle karşı karşıya. Sokaklarda, mitinglerde gördüğümüz emeklilerin gözünde öfke, hayal kırıklığı var. Bir büyük sosyal patlamanın eşiğindeyiz. Anayasa Mahkemesi önünde emekli bir polis para için değil ama saygı için hayatına son verdiğini söyleyip, hepimizi kahreden bir şekilde beylik silahıyla kendi hayatını sonlandırmayı tercih etti.

“ÇIK KARŞIMIZA, KARARI EMEKLİLER VERSİN”

Bu ülkede boş bir yazar kasanın Başbakanlığın önüne atılması aylarca televizyonlarda döndü; iktidarın değişmesine, o iktidardaki tüm partilerin baraj altı kalmasına ve bugünkü iktidarın yüzde 34’lük oyla tek başına iktidarı yakalamasına sebebiyet vermişti. O günlerde büyük bir deprem sonrası yaşananlar, yokluk ve yoksulluk vardı ama bugünkünün yanından bile geçmezdi. O gün ülkenin Başbakanı’nı sağlığıyla, yaşıyla en sert şekilde eleştiren, ‘Ölünce mi bırakacaksın be adam?’ diyen Erdoğan’dı. Kendini yetiştiren hocası Erbakan‘a ‘Yaş 70, iş bitmiş’ diyen Erdoğan’dı. O, o gün benim yaşımdaydı; şimdi Erbakan’ın, Ecevit’in yaşını geçti. Biz kimseye yaşından dolayı saygısızlık yapmayız. Biz 10’uncu Yıl Nutku’ndaki gibi her yaştan gençlere saygı duyanlarız. Ancak artık tükenen, yorulan, yaşlanan ve bu ülkedeki kendisine geçmişte oy vermiş seçmenleri kahreden birisine çağrımız tektir. Eğer şu kadar insan sevgisi, şu kadar vatan sevgisi, şu kadar artık bu zorlukları yaşayanlara saygın kaldıysa getir o sandığı, geç karşımıza. Bu millet bu iktidarı değiştirmek istiyor. Kendine güveniyorsan hodri meydan. Çık karşımıza. Kararı emekliler, emekçiler, Balıkesir, Türkiye versin.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
TÜRKİYE GÜNDEMİ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ÇOK OKUNAN HABERLER