Siyaset

Ümit Özdağ: İktidardan bir daha çıkmamak üzere düşecekler!

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Afyon İl Başkanlığına gerçekleştirdiği ziyaretin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Ümit Özdağ: İktidardan bir daha çıkmamak üzere düşecekler!
25-09-2026 14:41
25-09-2026 14:45

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Afyon İl Başkanlığına gerçekleştirdiği ziyaretin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Özdağ; okullarda yaşanan saldırılar, “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırılan süreç ve Türkiye'nin Orta Doğu politikası hakkında değerlendirmelerde bulundu.

“ERKEN UYARI SİSTEMLERİNİN DAHA ETKİLİ HALE GETİRİLMESİ GEREKİYOR”

Okullarda yaşanan saldırılara ilişkin soruyu yanıtlayan Özdağ, Türkiye'de liselerde meydana gelen saldırılara karşı alınan tedbirlerin yeterli olmadığını savundu.

Özdağ, “Ne yazık ki ülkemizde de Amerika Birleşik Devletleri’nde olduğu gibi saldırılar liselerde yaygınlaşmaya başladı. Bu konuda önlem alınmakta geç kalındığını yaşayarak görmüştük. Daha sonra Kahramanmaraş saldırısının ardından bazı önlemler alındı fakat bunların da yetersiz kaldığı Turgutlu’daki saldırıdan sonra ortaya çıktı.” ifadelerini kullandı.

Turgutlu'daki saldırıya ilişkin değerlendirmesinde okulun önceden riskli olarak nitelendirildiğini belirten Özdağ, “Madem okul riskli ve siz de bunu biliyorsunuz, riskli olmasına rağmen bu saldırı gerçekleştiyse bu, yanlış değerlendirme, yanlış yönetim ve yanlış tedbir meselesidir; tedbir alınmaması meselesidir. Şu ana kadar alınan çözümlerin yetersiz kaldığını göstermektedir.” dedi.

Öğrencilerin takibine yönelik kurumlar arası iş birliğine ihtiyaç bulunduğunu savunan Özdağ, “Erken uyarı sistemlerinin daha etkili hale getirilmesi gerekiyor. Çocukların, yani öğrencilerin takibinin daha etkili hale getirilmesi gerekiyor.” açıklamasında bulundu.

Özdağ, saldırıları gerçekleştiren öğrencilerde belirli risk profillerinin görülebildiğini ileri sürerek bunun öğrencileri potansiyel suçlu haline getirmediğini özellikle belirtti. Özdağ, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı arasında ortak çalışma yürütülerek risk grubundaki öğrencilerin daha yakından takip edilmesi gerektiğini ifade etti.

Turgutlu'ya geçeceğini de açıklayan Özdağ, “Olağanüstü üzücü bir durum. Ben de buradan Turgutlu’ya geçeceğim ve olayda yaralanan çocuklarımızdan birini evinde ziyaret edeceğim.” dedi.

“BU SÜREÇ PKK AFFIYLA DA SINIRLI KALMAYACAK”

“Terörsüz Türkiye” olarak adlandırılan sürece ilişkin soruyu yanıtlayan Özdağ, sürecin ilerleyen aşamalarında anayasa değişikliklerinin gündeme geleceğini öne sürdü.

Özdağ, “PKK affıyla da sınırlı kalmayacak. Bu süreç, Abdullah Öcalan’ı bir mahkûm olmaktan çıkarıp siyasi aktör haline getirip PKK’lıları ise sokaklara salarken, bunun karşılığında, yani PKK’nın terör eylemlerine son vermesi karşılığında anayasa değişikliklerinin yapılacağı bir sürece doğru evriliyor.” ifadelerini kullandı.

Gündeme gelebilecek anayasa değişikliklerinin Anayasa'nın ilk üç maddesiyle bağlantılı olduğunu savunan Özdağ, söz konusu değişikliklerin devletin milli, üniter ve laik yapısı açısından sonuçlar doğuracağını ileri sürdü.

Özdağ, “Bu kabul edilebilir değil ve Türk milleti buna yüzde 85 gibi bir çoğunlukla karşı çıkıyor.” dedi. Bu oran, basın bülteninde Özdağ'ın beyanı olarak yer alırken ayrıca bir kamuoyu araştırması veya veri kaynağı belirtilmedi.

Geçmişteki çözüm sürecine de atıfta bulunan Özdağ, Dolmabahçe mutabakatını hatırlatarak, “Demek ki buzdolabından çıkarttılar. Açıklandıktan sonra girdikleri ilk seçimde iktidardan düşmüşlerdi. Yine iktidardan düşecekler, bir daha çıkmamak üzere düşecekler.” ifadelerini kullandı.

“ORTA DOĞU’YLA EKONOMİK İLİŞKİLERİ GELİŞTİRMEK ZORUNDAYIZ”

Dış politikaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özdağ, basın bülteninde “Mekke Anlaşması” olarak anılan düzenlemenin yürürlüğe girmediğini öne sürerek, “Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde onaylanmamıştır, Birleşmiş Milletler’e bildirilmemiştir. Türkiye’nin, Suudi Arabistan’ın toprak bütünlüğü için Türk askerinin kanını masaya koymasına, riske atmasına hayır diyoruz.” dedi.

Türkiye'nin Orta Doğu ülkeleriyle askeri paktlar yerine ekonomik ilişkileri geliştirmesi gerektiğini savunan Özdağ, “Suudi Arabistan’la ekonomik iş birliği yapalım, bölge ülkeleriyle ekonomik iş birliği yapalım. Şimdi tam zamanı ekonomik iş birliği yapmanın. Ama Türkiye’nin Suudiler adına Husilerle savaşmaya ihtiyacı yok.” ifadelerini kullandı.

Olası bir askeri angajmanın hava, deniz ve kara kuvvetleri açısından sonuçlarını da değerlendiren Özdağ, Doğu Akdeniz, Ege ve Karadeniz'deki güvenlik koşullarına işaret etti. Özdağ, “Doğu Akdeniz’de bu kadar gerilimli bir dönem, Karadeniz’de bu kadar gerilimli bir dönem yaşanırken Türk donanması neden Doğu Akdeniz’i boşaltsın, Ege’yi boşaltsın ve gidip Kızıldeniz’de, Hint Okyanusu’nda Husilere karşı operasyon için konuşlansın?” diye konuştu.

Özdağ, açıklamasının devamında Güneydoğu Anadolu'dan bazı birliklerin Ege Bölgesi'ne çekildiğini ve Tunceli'deki bir komando birliğinin Aydın'a yerleştirildiğini söyledi. Türkiye'nin Yemen'de yeni bir askeri angajmana girmemesi gerektiğini savunan Özdağ, “Türk milleti Yemen için asırlarca kan döktü. Daha fazla kan dökmeye ihtiyaç yok. Biz bu bölgeyle, Orta Doğu’yla ekonomik ilişkileri geliştirmek zorundayız.” ifadelerini kullandı.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
TÜRKİYE GÜNDEMİ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ÇOK OKUNAN HABERLER