Gündem

Oyuncu Şebnem Sönmez'den Kılıçdaroğlu'na mektup

Oyuncu Şebnem Sönmez, Kemal Kılıçdaroğlu'na hitaben kaleme aldığı mektupta sert ifadeler kullandı.

Oyuncu Şebnem Sönmez'den Kılıçdaroğlu'na mektup
30-05-2026 09:50
30-05-2026 09:52

Oyuncu Şebnem Sönmez, Kemal Kılıçdaroğlu'na hitaben kaleme aldığı mektupta sert ifadeler kullandı.

Oyuncu Şebnem Sönmez, mutlak butlan kararıyla CHP Genel Başkanlığı'na getirilen Kemal Kılıçdaroğlu'na açık mektup yazdı. Sönmez, BirGün'de yayımlanan “Arınmak” başlıklı yazısında Kılıçdaroğlu'na yönelik eleştirilerini dile getirdi.

Sönmez, Kılıçdaroğlu'nun yalnızca iki gazeteyi takip ettiğini söylediğini hatırlatarak, BirGün'ü okuduğu iddiası nedeniyle mektubunu burada yayımladığını belirtti.

"SİZDEN ARINMIŞ BİR ÜLKE İSTİYORUM"

Sönmez, mektubunda Kılıçdaroğlu'nun siyasetteki geçmişini ve CHP'deki konumunu eleştirdi. Kılıçdaroğlu'nun bugün bir milletvekili olmadığını vurgulayan Sönmez, devlet tarafından "atanmış" genel başkan olmayı kendisine yakıştırıp yakıştırmadığını sordu.

Kılıçdaroğlu cephesinden yeni fiyasko! Erdoğan'ın türküsünü kullanacaklardı AKP'li Tayyar uyardı

Gezi'nin yıl dönümüne de değinen Sönmez, yaşadığı gurur ve üzüntünün nedenlerinin belli olduğunu belirtti. Sönmez, Kılıçdaroğlu'na yönelik eleştirisini şu sözlerle sürdürdü:

"Ben sizden arınmış bir ülke istiyorum. Cumhuriyeti, halkı ve partiyi sizin zihniyet ve edimlerinizden arıtmak borcudur"

Sönmez, hiçbir zaman herhangi bir partinin üyesi ya da sempatizanı olmadığını da belirtti. Kendisini sade bir vatandaş ve mesleğinin örgütünü kurmuş bir oyuncu olarak tanımladı.

"GÖRÜŞMEMEK ÜZERE"

Sönmez, yurttaş olarak haklarını bildiğini ve bu hakları korumak için mücadele ettiğini ifade etti. Mektubunda “Devlet baba'ya güvenmiyor, muhalefet anaya inanıyorum” sözlerine de yer verdi.

Şebnem Sönmez, Kılıçdaroğlu'na hitaben yazdığı mektubunu şu ifadeyle bitirdi:

"Söyleyeceğim daha çok şey var ama ben işgalci değilim. Görüşmemek üzere"

Şebnem Sönmez'in mektubunu da tam olarak şöyle:

"Sayın Kılıçdaroğlu; bu size açık ve tamamen kişisel mektubumdur. TV izlemiyor, sosyal medya kullanmıyormuşsunuz. Beyanınıza göre sadece iki gazeteyi takip ediyormuşsunuz. BirGün Gazetesi'ni okuduğunuz için size buradan seslenmek istedim. Siyaset sahnesine ilk çıktığınız günden beri sizi neden sevmediğimin kanıtlarını bu ülkeye mütemadiyen nasıl sunduğunuzu duyun diye. Siz ne istiyorsunuz? Siz bu ülke için ne istiyorsunuz? Bu halktan ne istiyorsunuz? CHP'den ne, devletten ne istiyorsunuz? 78 yaşındasınız, kalan yaşamınız nasıl olsun istiyorsunuz? Siz "Anayasa'ya aykırı ama evet!" dediğinizde ne istiyordunuz? "Adalet Yürüyüşü"nüzde Ankara'dan İstanbul'a yürürken ne istemiştiniz?

***

Geçmişinize dair sorularım sayısız, cevaplarını merak etmiyorum. Bugün ülkemin canını neye feda ettiğinizi merak ediyorum. Bugün bir milletvekili bile değilken Genel Başkanlığını yıllarca üstlendiğiniz CHP'nin devlet tarafından "atanmış" başkanı olmayı kendinize yakıştırıyor musunuz? Devletin kolluk gücüyle zorla, zorbalıkla -sözümona ele geçirdiğiniz CHP Genel Merkezi'ne adım atamamanızı nasıl açıklıyorsunuz? Seçilmiş Genel Başkan Milli Egemenlik Parkı'na yağmurdan sırılsıklam yürürken, genel merkez binanızda servis edilen çikolatalar afiyet olmasın. Olamaz zaten. Bugün Gezi Direnişi'nin 13. Yıldönümü. Hem gurur hem de derin bir üzüntü duyuyorum. Gururumun da üzüntümün de sebepleri belli, siz gururumda da üzüntümde de zerre kadar yer almıyorsunuz. Siz siyasete selam verdiğiniz ilk günden bugüne arınmak istediğim, istediğimiz her şeyin sembolüsünüz. Ben sizden arınmış bir ülke istiyorum. Cumhuriyeti, halkı ve partiyi sizin zihniyet ve edimlerinizden arıtmak boynumuzun borcudur. Hiçbir zaman hiçbir partinin ne üyesi ne de sempatizanı oldum. Sade bir vatandaş, kendi mesleğinin örgütünü kurmuş bir oyuncuyum.

*** Vatandaş olarak haklarımı biliyor ve sizden bile korumak için var gücümle yaşıyorum. Oyuncu olarak herkese nasip olmayacak kıymette ustalarımın düsturlarını alnımın ortasında taşıyorum. Devlet baba'ya güvenmiyor, muhalefet anaya inanıyorum. İnandıklarımın, güvendiklerimden kat be kat üstün olduğunu bilin. Sizin güvendiklerinizin de size asla yoldaş olmadığına, olamayacağına inancım hayat tecrübemle binlerce kez ortadadır. Sizin inancınız ne? Son soruma da cevap vermeyin, bunu da hiç merak etmiyorum. Not: Söyleyeceğim daha çok şey var ama ben işgalci değilim. Görüşmemek üzere"

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
TÜRKİYE GÜNDEMİ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ÇOK OKUNAN HABERLER