Türkiye topraklarında, hayırseverin getirdiği ekmekleri almak için vatandaşların oluşturduğu kalabalık ve yaşanan görüntüler, ülkede derinleşen ekonomik sıkıntıları bir kez daha gözler önüne serdi.
Zafer Partisi Kurucular Kurulu Üyesi Mehmet Pamuk, gündeme oturan bu görüntüler üzerine yaptığı açıklamada; Türkiye’nin yüzüncü yılına girildiği bu mübarek günlerde bile, çeyrek asırdır ülkeyi yönetenlerin, hâlâ halkın temel gıda mücadelesini çözememiş olmanın bir rahatsızlığı da yok. Bu ilk deyil son da olacak gibi gözükmüyor." diye konuştu.
Pamuk; "Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına girdiğimiz bu dönemde, bir hayırseverin dağıttığı birkaç ekmek için insanların koşarak sıraya girmesi, evine üç tane pide götürme mücadelesi vermesi hepimizin vicdanını yaralıyor. Zengin daha zengin olurken, orta sınıf fakirleşmiş; fakir ise artık hayatta kalma mücadelesi verir hale gelmiştir." dedi.
Mehmet Pamuk, ekmek kuyruğunda yaşanan sahnelerin toplumsal tabloyu açıkça ortaya koyduğunu bu görüntülerin benzerlerinin Gaziantep'te de olduğunu, ve dağıtımı yapanların korkarak dağıttığını da biliyorum, çünkü valilik izni olmadığından cezaya mağruz kalmak istemediklerini biliyorum." diye ifade etti.
Pamuk, çarpıcı açıklamalarında şu ayrıntılara yer verdi:
“Orada küçücük bir kız çocuğunun eline aldığı ekmek için ‘Allah’ diyerek sevincini paylaşması, bu ülkenin içine düştüğü durumun en acı fotoğrafıdır. Bir çocuk için bir ekmek bu kadar büyük mutluluk oluyorsa, bizlerin oturup çok ciddi şekilde düşünmesi gerekir. Çünkü bu tablo sadece ekonomik bir sorun değil; aynı zamanda sosyal bir alarmdır.”
Pamuk, bu tabloya rağmen belediyelerin öncelik tercihlerinin yanlış olduğunu vurgulayarak Gaziantep’te planlanan yeni kültür merkezi projelerini eleştirdi.
Sözlerine şöyle devam etti:
“Şehrimizde zaten mevcut kültür merkezleri yeterince kullanılmazken, 2 milyarın üzerinde bir ihaleyle yeni kültür merkezi yapılması doğru bir öncelik değildir. Ben Gaziantep’te yaşayan bir vatandaş olarak, Şehitkamil’de yeni yapılan kültür merkezine dahi henüz gitme ihtiyacı hissetmedim. Bu sosyal hayattan uzak olduğum için değil; bu merkezlerin şehir hayatında beklenen karşılığı bulamamasındandır.”
Pamuk, mevcut ekonomik şartlarda önceliğin farklı olması gerektiğini vurguladı:
“Bir taraf açlıkla mücadele ederken diğer tarafın sanki hiçbir sorun yokmuş gibi yeni projeler üretmesi toplumsal gerçeklikten kopuştur. Belediyecilik, halkın en acil ihtiyacını görmekle başlar. İnsanların temel geçim derdi çözülmeden yapılan her gösterişli proje toplumda karşılık bulmaz.”
Pamuk ayrıca siyasi karar mekanizmalarına da eleştiriler yöneltti.
“Maalesef yerel meclislerde de çoğu zaman özgür irade yerine grup kararları belirleyici oluyor. Başkanın söylediği doğrultuda el kaldıran bir yapı oluşuyor. Bu da gerçek anlamda şehir ihtiyaçlarının tartışılmasını zorlaştırıyor.”
Pamuk, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu güvenlik ve ekonomik sorunlara da dikkat çekerek değerlendirmesini genişletti.
“Bir yandan bölgemizde ciddi güvenlik tehditleri konuşuluyor, bir yandan ekonomik sıkıntılar derinleşiyor. Böyle bir dönemde şehir yönetimlerinin öncelikleri çok daha dikkatli belirlemesi gerekir. İnsanların ekmek kavgası verdiği bir ortamda gösterişli yatırımlar toplumsal vicdanda karşılık bulmaz.”
Pamuk sözlerini şöyle sonlandırdı:
“İftar sofraları açmak elbette kıymetlidir ama bu bir çözüm değildir. Esas olan, insanların yardıma muhtaç olmadan yaşayabileceği bir ekonomik düzen kurmaktır. Belediyecilik, gösterişli projelerle değil; halkın gerçek ihtiyaçlarına çözüm üretmekle anlam kazanır. Bu milletin önceliği kültür merkezi değil, onurlu bir yaşamdır.” diyerek sonlandırdı.