AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TÜRGEV'in 30. kuruluş yıl dönümü programında yaptığı konuşmada LGBT'yi hedef aldı. Erdoğan, "LGBT gibi insan fıtratına aykırı sapkınlıklar genç zihinlere enjekte edilmeye çalışılıyor" dedi.
AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, insanlığın geçirdiği değişimlerle bir "sınama döneminde" olduğunu söylerken, "Asırlar boyunca insanı insan yapan hasletler tek tek muhasara altına alınıyor. Aile başta olmak üzere toplumu bir arada tutan ve geleceğe taşıyan kurumlar belli çevreler tarafından hedef tahtasına konuluyor. LGBT gibi insan fıtratına aykırı sapkınlıklar, buna benzer fikir ve ideolojiler yine bu odaklar tarafından genç zihinlere enjekte edilmeye çalışılıyor. Eş zamanlı olarak yapay zeka ve dijital teknolojiler sunduğu avantajlarla birlikte yeni risk ve tehditleri de beraberinde getiriyor" dedi. Erdoğan, TÜRGEV'e ilişkin olarak muhalefetin eleştirel bakışına tepki göstererek, "Toplumu bir arada tutan kurumlar belli kurumlar tarafından hedef tahtasında tutuluyor. Bunun içinde akışa yön veren bir gençlik yetiştireceğiz. Bu bakımdan bu misyonu çok kıymetli buluyorum. CHP zihniyeti eline geçirdiği her zihniyeti TÜRGEV'i yıpratmak, işte bunun için kullandı. Bunların rahatsızlığı TÜRGEV değil vakfın temsilcisi olduğu misyondur. Bunların asıl rahatsızlığı TEKNOFEST gençliğinin ayak sesleridir" ifadelerini kullandı.
Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde “TÜRGEV 30. Kuruluş Yıl Dönümü Programı”nda konuştu. Erdoğan, "Kendini hukukun ve toplumun üstünde gören elitist bir azınlık; kurdukları gizli cemiyetlerle, ellerine geçirdikleri asimetrik güçle, teknolojinin sağladığı imkanlarla insanlığın geleceğini ipotek altına almaya çalışıyor. Burada şu noktayı da özellikle dikkatinize getirmek isterim; doğrudan insana ve insanlığa yönelen bu tehdit karşısında istisnasız hepimiz müteyakkız olmak, tedbirlerimizi almak zorundayız. Bunun için evvel emirde kendi kaynaklarımıza, özümüzü teşkil eden kendi değerler manzumemize sahip çıkmak durumundayız. Kendimize başkalarının merceğinden bakmayacağız" dedi.
Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şu şekilde:
"HİÇBİR NETİCE TESADÜFLER SİLSİLESİNİZ ÜRÜNÜ DEĞİLDİR"
"Bu tertemiz gayretinizi hem bu dünyada hem de ebedi alemde en güzel şekilde mükafatlandırsın. Son olarak birazdan TÜRGEV yetişen değerler ödüllerini tevdih edeceğimiz kardeşlerimizi kutluyorum.
30. yıl önce atılan bu tohumun filizlenmesi ve büyük bir çınara dönmesine vesile olan kurucularımıza, çalışanlarımıza ve bağışçılarımıza şükranlarımı sunuyorum.
Hiçbir netice tesadüfler silsilesiniz ürünü değildir. Her kazanımının, aldığımız her mesafe, her nimetin gerisinde rabbimizin lütfu vardır. İnsan, ancak çabasının sonucunu elde eder. Ve çabasının karşılığını ilerde görecektir. Sonra kendisine karşılığı tastamam verilecektir. Bugün milletimizin sahiplenmesiyle devasa bir çınara dönüşen TÜRGEV'i bundan 30 sene önce toprağa diktik.
2012'de vakfın adı Türkiye Gençlik ve Hizmet Vakfı olarak değiştirildi. TÜRGEV nitelikli bir kuşağın yetişmasına öncelik etmiştir. TÜRGEV yurtlarının 427 bin 542 öğrenciye kapısını açmıştır. Aynı şekilde Amerika ve İngiltere'de barınma akademik rehberlik hizmetlerinden faydalanıyor.
"BUNLARIN ASIL RAHATSIZLIĞI TEKNOFEST GENÇLİĞİNİN AYAK SESLERİDİR"
Vakfımızın kurucusu olduğu İbni Haldun üniversitemiz sosyal bilimlerde araştırmacı akademisyen yetiştiriyor. TÜRGEV'de eğitim alan gençler uluslararası başarılar elde ediyor. En son Reyhan Çiftçi genetik alanında geliştirdiği proje ile dünya 4. oldu.
2023'ten bu yana TÜRGEV tarafından çeşitli düzeyde burs ve barınma imkanı verildi. Gazze'de eğitim hayatı kesintiye uğrayan öğrenciler yeniden okulla buluşturuldu. Suriye'de iç savaştan etkilenen kardeşlerimize barınma destekleri sağlandı. Şurası bir hakikat ki; insanlık tarihinde her çağda büyük değişimler önemli değişimler yaşanmıştır. Bunlar sonuçları itibariyle insanlığı yeni fırsatlarla tanıştırırken zorlu sınamalarla karşı karşıya bırakmıştır. Bizler böyle bir dönemi yaşıyoruz.
Toplumu bir arada tutan kurumlar belli kurumlar tarafından hedef tahtasında tutuluyor. Bunun içinde akışa yön veren bir gençlik yetiştireceğiz. Bu bakımdan bu misyonu çok kıymetli buluyorum.CHP zihniyeti eline geçirdiği her zihniyeti TÜRGEV'i yıpratmak, işte bunun için kullandı. Bunların rahatsızlığı TÜRGEV değil vakfın temsilcisi olduğu misyondur. Bunların asıl rahatsızlığı TEKNOFEST gençliğinin ayak sesleridir.
"LGBT GİBİ İNSAN FITRATINA AYKIRI SAPKINLIKLAR GENÇ ZİHİNLERE ENJEKTE EDİLMEYE ÇALIŞILIYOR"
Şurası da takdire şayandır; 2023'ten bugüne yüzlerce Filistinli evladımıza TÜRGEV tarafından çeşitli düzeylerde burs, barınma imkanı ve psiko-sosyal destek verildi. Gazze'de eğitim hayatı kesintiye uğrayan öğrenciler TÜRGEV çatısı altında yeniden okulla buluşturuldu. Suriye'de 13,5 yıl süren iç savaştan etkilenen genç kardeşlerimize eğitim, sosyal hayata uyum ve barınma destekleri sağlandı. Büyük bir titizlikle yürütülen tüm bu faaliyetler için TÜRGEV ailesinin her bir mensubuna bugün bir kez daha yürekten teşekkür ediyorum. Rabbim çalışmalarınızı daha verimli, daha bereketli kılsın diyorum.
Şurası bir hakikattir ki insanlık tarihinde hemen her çağda büyük değişimler, önemli dönüşümler yaşanmıştır. Bunlar sonuçları itibariyle insanlığı yeni fırsatlarla tanıştırırken, diğer taraftan zorlu sınamalarla karşı karşıya bırakmıştır. Bizler şu anda tam olarak böyle bir dönemi yaşıyoruz. Asırlar boyunca insanı insan yapan hasletler tek tek muhasara altına alınıyor. Aile başta olmak üzere toplumu bir arada tutan ve geleceğe taşıyan kurumlar belli çevreler tarafından hedef tahtasına konuluyor. LGBT gibi insan fıtratına aykırı sapkınlıklar, buna benzer fikir ve ideolojiler yine bu odaklar tarafından genç zihinlere enjekte edilmeye çalışılıyor. Eş zamanlı olarak yapay zeka ve dijital teknolojiler sunduğu avantajlarla birlikte yeni risk ve tehditleri de beraberinde getiriyor.
"SİZE DÜŞMANLIK EDENLER, İFTİRA ATANLAR, SİZİN KUYUNUZU KAZMAYA ÇALIŞANLAR KİM OLDUĞUNUZU ANLAMA NOKTASINDA ADETA BİR AYNA İŞLEVİ GÖRÜR"
Kendini hukukun ve toplumun üstünde gören elitist bir azınlık; kurdukları gizli cemiyetlerle, ellerine geçirdikleri asimetrik güçle, teknolojinin sağladığı imkanlarla insanlığın geleceğini ipotek altına almaya çalışıyor. Burada şu noktayı da özellikle dikkatinize getirmek isterim; doğrudan insana ve insanlığa yönelen bu tehdit karşısında istisnasız hepimiz müteyakkız olmak, tedbirlerimizi almak zorundayız. Bunun için evvel emirde kendi kaynaklarımıza, özümüzü teşkil eden kendi değerler manzumemize sahip çıkmak durumundayız. Kendimize başkalarının merceğinden bakmayacağız. Kendimizi başkalarının ürettiği bilgi ve kavramlarla anlamaya, tarif ve tahlil etmeye çalışmamayacağız. Tarihimize, kimliğimize, kültür ve medeniyet kıymetlerimize en güçlü şekilde sahip çıkacağız. Bunun için de kendisini akışa bırakan değil, akışa yön veren bir gençlik yetiştireceğiz.
Bu bakımdan Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfımızın üstlendiği misyonu çok ama çok kıymetli buluyorum. Tabii şunu da vurgulamakta fayda görüyorum: Sevgili kardeşlerim, kendinizi tanımanın bir yolu da size husumet besleyenlerin kim olduğuna bakmaktır. Size düşmanlık edenler, iftira atanlar, sizin kuyunuzu kazmaya çalışanlar kim olduğunuzu anlama noktasında adeta bir ayna işlevi görür. O aynada hem kendinizi hem de size saldıranların suretini görürsünüz. TÜRGEV geride bıraktığımız 30 yılda bu açıdan bir mihenk taşı oldu.
"GENÇLİK GİBİ BİR DERTLERİNİN OLMADIĞINI HEP BERABER GÖRDÜK"
Milli iradeye düşmanlık edenler, hedef tahtasına TÜRGEV'i de koydu. Ahlaklı, nitelikli, şuurlu, özgüven ve misyon sahibi bir gençliğin yetişmesini istemeyenler TÜRGEV'e de diş biledi. Ağına düşürdüğü gençlerimizi birer robota dönüştüren FETÖ, TÜRGEV'e işte bunun için alçakça saldırdı. 28 Şubatçı vesayet heveslileri TÜRGEV'i işte bunun için hedef aldı. CHP zihniyeti eline geçirdiği her fırsatı TÜRGEV'i yıpratmak, bu çatı altında verilen hizmetleri engellemek amacıyla işte bunun için kullandı.
Bakın çok açık söylüyorum: Bunların rahatsızlığı TÜRGEV değildir; vakfın temsilcisi olduğu misyondur. Bunların asıl rahatsızlığı TEKNOFEST gençliğinin ayak sesleridir. Türk gençliğini ifsat eden marjinal yapılara destek verirken yerli ve milli kuruluşların kapısına dikilmelerinin gerisinde sadece ideolojileri değil aynı zamanda millete ve milletin değerlerine karşı duydukları işte bu öfke vardır. Son 1,5 yılda ortaya saçılanlar, bunların gençleri nasıl gördüklerini, gençlere hangi çarpık gözle baktıklarını hepimize göstermiştir. Gençlik gibi bir dertlerinin olmadığını hep beraber gördük. Liyakat ve ehliyeti ağızlarından düşürmeyenlerin belediyeleri nasıl akraba çiftliğine çevirdiğine yine hep beraber tanıklık ettik.