Ana içeriğe geç

Ümit Özdağ: Foncular dışarıda dolaşmaya devam ederken gazeteciler tutuklanıyor!

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, 'Türk Milleti' basın toplantısında Türkiye gündemini değerlendirdi.

FLAŞ
Ümit Özdağ: Foncular dışarıda dolaşmaya devam ederken gazeteciler tutuklanıyor!

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, 'Türk Milleti' basın toplantısında Türkiye gündemini değerlendirdi.

Basın özgürlüğünden Mekke Anlaşması'na, enflasyondan anayasa tartışmalarına, Türk milliyetçisi partiler arasındaki seçim ittifakından Türkiye-Azerbaycan ilişkilerine kadar birçok konuda açıklamalarda bulunan Özdağ, iktidarın politikalarını eleştirdi ve Türk milliyetçisi siyasi partilere iş birliği çağrısında bulundu.

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, düzenlediği Türk Milleti Basın Toplantısı'nda Türkiye'nin iç ve dış politikasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gazetecilere yönelik adli işlemleri, Suudi Arabistan ile yapılan Mekke Anlaşması'nı, ekonomik gelişmeleri, anayasa tartışmalarını ve Türk milliyetçisi siyasi partilerin seçimlerde iş birliği yapma ihtimalini gündeme taşıyan Özdağ, Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinde yaşanan gerilimlere ilişkin de açıklamalarda bulundu.

“Düşman Ceza Hukuku Artık Yazılmayan Haberlerden Dolayı da Tutuklamalar Yapıyor”

Esenyurt'taki kayyum yönetimiyle ilgili iddialara değinen Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, bir kayyum yardımcısının evinde 450 bin dolar bulunduğunu ve söz konusu kişinin İstanbul'da vali yardımcılığına atandığını öne sürdü.

Özdağ, “Ya bu nasıl bir devlet yönetimi? Bu nasıl bir liyakat anlayışı? Bunu anlamak mümkün değil. Yani liyakatsizliğe, tarikatlara, cemaatlere teslim edilen Türk devlet bürokrasisini Zafer Partisi iktidarında Türk milletine geri vereceğiz, söz veriyoruz.” ifadelerini kullandı.

Gazeteci Murat Ağırel'in tutuklanmasını da eleştiren Özdağ, “Şimdiye kadar yazılan haberlerden dolayı tutuklamalara alışmıştık ama düşman ceza hukuku artık yazılmayan haberlerden dolayı da tutuklamalar yapıyor.” dedi.

Kendi tutukluluk süreciyle Ağırel'in durumunu karşılaştıran Özdağ, “Doğrusu sevgili Murat'ın durumunu biraz kendi durumuma benzettim. Ben de çıkarmadığım olaydan tutuklanmıştım. Olsun, adamı bulunca suçu buluyorlar. Sevgili Murat inşallah en kısa zamanda özgürlüğüne kavuşur ve kızına, ailesine kavuşma imkânına ulaşır.” diye konuştu.

“Foncular Dışarıda Dolaşmaya Devam Ederken Gazeteciler Tutuklanıyor”

Halk TV'nin kapatıldığını belirten Özdağ, televizyon kanalının yayın politikasına yönelik eleştirilerinin, yayın özgürlüğünü savunmasına engel olmadığını söyledi.

Özdağ, “Halk TV'nin bizi çıkarmaması demokratik hakkıdır. Herkes çıkarmak zorunda değil. Ve istediği gibi yayın yapar, yasalara aykırı olmamak kaydıyla. Sahibiyle ilgili bir soruşturma varsa bu meşrudur, soruşturulur. Ama bu, yayının kapatılmasını gerektirmez.” ifadelerini kullandı.

Sosyal medya hesaplarına yönelik erişim engellerini de eleştiren Özdağ, “Foncular dışarıda dolaşmaya devam ederken gazeteciler de tutuklanmaya devam ediyorlar. Biz Zafer Partisi olarak düşman ceza hukuku uygulamalarına, kurulduğumuz günden beri değişik aşamalarıyla muhatap olmuş bir parti olarak, bu saldırılardan yılmadık, yılmayacağız ve aynı kararlılıkla Atatürk Cumhuriyeti'ni korumaya devam edeceğiz.” dedi.

“Türk Askerini Suudi Arabistan'ın Savunması İçin Yollayamazsınız”

Türkiye'nin Suudi Arabistan ve Pakistan ile ilişkileri çerçevesinde gündeme gelen Mekke Anlaşması'nı değerlendiren Özdağ, 7 Ağustos'ta imzalanan ve 20 Ekim Salı günü TBMM'ye sunulan 16 maddelik anlaşmanın Türkiye açısından güvenlik riskleri taşıdığını savundu.

Özdağ, “Mehmetçiğin kanının Suudilerin servetini korumak için dökülemeyeceğinin altını çizmiştik. Teröre karşı vatan savunması, terörle mücadeleye 'analar ağlamasın' gerekçesiyle karşı çıkıp sonra Türk askerini Suudi Arabistan'ın savunması için yollayamazsınız. Bir tek askerin orada burnu kanasa bunun hesabını veremezsiniz.” ifadelerini kullandı.

Anlaşmanın NATO üyesi Türkiye'ye ilave güvenlik sağlamadığını öne süren Özdağ, “Bu 16 maddeden oluşan ittifak anlaşmasını incelediğimizde NATO üyesi olan Türkiye'ye hiçbir ilave savunma ve güvenlik getirmediğini, aksine Türk milleti üzerinde stratejik yük oluşturduğunu görüyoruz.” dedi.

Sıcak çatışmaların yaşandığı bölgelerde askeri ittifak kurulmasının Türkiye'yi çatışmaların tarafı haline getirebileceğini savunan Özdağ, Rusya-Ukrayna savaşı ve NATO'nun Ukrayna'ya yönelik yaklaşımını örnek gösterdi.

Özdağ, “Şimdi Türkiye de bu anlaşmayı imzaladığı andan itibaren savaşın parçası haline gelecek ve değişik provokasyonlara açık hale gelecek.” değerlendirmesinde bulundu.

Okur görüşleri
0 yorum
Yorum yaz
Yorumlar yayın ilkelerine göre incelenir.
Yorumları göster0 yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Siz Yapın
Daha fazla yükle