Ana içeriğe geç

Halk TV önünde dayanışma mitingi: Gazetecilerle birlikte sokağa iniyoruz!

Halk TV’ye kayyum atanması ve ekranların karartılması üzerine YENİ Parti’nin çağrısıyla yüzlerce kişi kanal binası önünde toplandı. Mitingde konuşan YENİ Parti Lideri Özgür Özel, tutuklu gazetecilere selam gönderip halkı mücadeleyi…

FLAŞ
Halk TV önünde dayanışma mitingi: Gazetecilerle birlikte sokağa iniyoruz!

Halk TV’ye kayyum atanması ve ekranların karartılması üzerine YENİ Parti’nin çağrısıyla yüzlerce kişi kanal binası önünde toplandı. Mitingde konuşan YENİ Parti Lideri Özgür Özel, tutuklu gazetecilere selam gönderip halkı mücadeleyi yükseltmeye çağırdı.

Silivri'den mektup gönderen Ekrem İmamoğlu ise "Tam da savunmamı yapacağım gün sesimi kestiler, ama milleti susturamayacaksınız" dedi.

Halk TV’ye kayyum atanması ve kanal yayınlarının durdurulmasına yönelik tepkiler sürüyor.

YENİ Parti’nin 19 Ekim’deki MYK toplantısının ardından yaptığı çağrı üzerine yurttaşlar, saat 19.30'daki açıklama öncesinde Halk TV önünde toplandı.

Dayanışma mitingi için getirilen otobüsün üzerindeki platformda YENİ Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ile Dilek Kaya İmamoğlu da yer aldı.

TUTUKLU GAZETECİLERE SELAM

İmamoğlu'nun mektubunun okunmasının ardından YENİ Parti Lideri Özgür Özel yurttaşlara seslenmek üzere kürsüye çıktı.

Halk TV emekçilerinin yanında olduklarını söyleyen Özel "Bu akşamı bir parti mitingi olarak değil, Türkiye'nin en çok izlenen haber kanalı olan Halk TV'ye atanan kayyımı protesto etmek amacıyla buradayız. Halk TV'nin 200'e yakın emekçisinin yanındayız" dedi.

Özel şunları ifade etti:

"Onların medya anlayışının, dalkavukluk sisteminin dışında kalan, gerçekten sapmayan gazetecilere ve onların kurumlarına karşı soruşturmalar ve para cezasıyla başlayan, gözaltı ve tutuklamalar yapan, el koyan, kayyum atayan ve susturan anlayışlarına karşı bir mücadelede ses yükseltmek için buradayız. Haber hakkımızı savunan gazetecilerin haklarını savunmak için buradayız. Bugün verilmesi gereken mücadele yarına bırakılamaz. Yarını karartmamak için bu günlerde meydanlarda, sokaklarda olmalıyız.

Bu ülke Uğur Mumcuları, Hrant Dinkleri, Ahmet Taner Kışlalıları unutmadı. AK Parti her zaman basın özgürlüğünün karşısında oldu. Bir havuz düzeni medyası oluşturdu. Karşısında olanla uğraştı, yıldırmaya uğraştı. Gazetecilere ya beni savunursun ya da ekmeğinden olursun dedi. 12 Eylül'de askerler bazı haberleri çıkmadan engelliyordu. Gazeteciler o kısmı boş bırakıp protesto ediyordu.

Yetmiyor, kendiden olmayan medya kuruluşlarını yok ediyorlar. Yandaşları tarafından savunuluyor. Biz mesleğini onuruyla yapanlar için buradayız. Buradan Merdan Yanardağ’dan Murat Ağırel’e, Şaban Sevinç’ten Mustafa Balcı’ya, Fatih Ergin‘den Tuğba Tekerek’e, Hasan Güraksu’dan Ali Tarakçı’ya, Selahattin Günday’dan Sami Tunca’ya, Nebiye Gürbüz’den Mustafa Gök’e, İrem Delice’den Hatice Duman’a, Erol Zavar’dan Erdal Süsem’e ve bugün susturulmaya çalışılan, dik duran ve boyun eğmeyen kardeşim İsmail Arı’ya, tüm tutuklulara selam olsun! İsmini saydığım, sayamadığı bütün gazetecilere selam olsun!"

KILIÇDAROĞLU'NA TEPKİ

İsim vermeden Kılıçdaroğlu'na tepki gösteren Özel, şunları söyledi:

"Atatürk'ün koltuğuna oturan Genel Başkan Çubuk'ta linç girişimine uğradığında Halk TV oradaydı. Ne acıdır ki o kişi bugün Halk TV'yi hedef gösteren isimlerden oldu. Bu meydanda muhalefetin bütün sesleri varken, sureti muhalefetten görünüp Halk TV'yi hedef gösterip, Halk TV'ye kayyum atanınca toplumsal tepkinin karşısında timsah gözyaşları dökenler bu meydanda muhalefetle birlikte olamıyorlar, olamayacaklar."

"HALKIN HABER ALMA HAKKINA ENGEL OLMA GİRİŞİMİ"

"Yüreği bu meydanla atanlara sesleniyorum: Gün evde oturma günü değildir, gün klavye başından eleştirme, cep telefonundan paylaşım yapma günü değildir. Gün; meydanlara akma, sokaklara çıkma, mücadeleyi yükseltme günüdür" diyen Özel, sözlerine şöyle devam etti:

"Kayyumun kısa vadeli iki hedefi vardı. Bir tanesi Ekrem İmamoğlu’nun savunmasının duyulmasını engellemek. Bir diğeri de fon vurgununun, asrın vurgununun üzerine giden, en çok izlenen haber kanalını susturmaktı. Bir tarafta kendinden sonraki iktidara darbe girişimi, kendinden sonraki cumhurbaşkanı adayını sindirme, susturma, onu hedef alarak siyaseten yok etme girişimi diğer tarafta çürümüşlüğü, kokuşmuşluğu, kendisine oy veren seçmenini dolandıran kara düzeni deşifre edenlerin sesini kesme girişimi vardı. Tabii bu iki kısa vadeli girişimi milletimize anlatıyoruz. Ancak orta ve uzun vadeli hesaplar çok daha karanlık. Muhalefetin sesini tamamen kesmeye niyetlenmişler. O yüzden basına saldırı, muhalefete saldırıdan bağımsız değildir."

"Teslim olmayacağız. Direneceğiz, direneceğiz, direneceğiz ve eninde sonunda biz kazanacağız, biz kazanacağız, biz kazanacağız" diyen Özel, şu ifadeleri kullandı:

"Meydanın iki sesi var. İkisi birbirinden kıymetli. Meydanın bir ucu diyor ki ‘Direne direne kazanacağız.’ Meydanın öbür ucu diyor ki ‘Birleşe birleşe kazanacağız.’ İşte evdeki karamsarın, klavye başındaki kötümserin ‘Bunlar yenilemez. Yenilse de gitmez, kaybetse de bırakmaz’ diyenin çaresi buradadır. Direne direne kazanacağız. Birleşe birleşe kazanacağız. Korkmadan, üzerlerine yürüyerek kazanacağız."

Halk TV'ye kayyum atanmasına yönelik sürece tepki gösteren Özel, şunları kaydetti:

"Bu darbecilere hukuku anlatmak gibi bir derdim yok benim. Ama milletimiz bilsin diye söyleyeyim. Şimdi diyelim ki bir isim hakkında bir soruşturma var. Diyelim ki o kişinin mal varlığına el koymaya ihtiyaç var, izin var. Yok böyle bir şey ama bir an için olsun. Peki bu kişinin mallarından, şirketlerindeki varlıklarından biri, bir televizyon kanalıysa, bu televizyon kanalı en çok izlenen kanalsa, bu televizyon kanalı reklam alıyor, kendini döndürüyor, çalışanlarının maaşını ödüyorsa, senin bu yaptığın operasyon da mali bir operasyonsa, bu kanalı durdurmaya, bu kanalın reklam almasını engellemeye, bu kanalın emekçilerine maaş ödeyebilmesi için yayın çizgisini, beğenilen yayınlarını, reklam alan yayınlarını sürdürmesini engellemeye nasıl bir açıklama getirebilirsiniz? Buradan ilan ve ifşa ederiz ki Halk TV’ye yapılan iş, Cafer Mahiroğlu ile bir mali işlem, mali soruşturma değil; o kisve altında Halk TV’nin yayınlarında susturma, basını susturma, kara düzeni eleştirenleri susturma, halkın haber alma hakkına engel olma girişimidir. Siz kimi kandırıyorsunuz? Bu yüzden bu dört başı mamur bir darbedir. Dünya kadar kanala el koyuyorlar, kanal yandaş yayın yapıyorsa yayın çizgisine devam, aynen devam. Kanal muhalifse o kanalın iflâhını kesiyorlar, sesini kesiyorlar, yok ediyorlar."

"KAPATILAN TÜM MECRALARA SAHİP ÇIKIYORUZ"

"Bugün Halk TV'nin önündeyiz ama sadece Halk TV için ses yükseltmiyoruz. TELE1'den T24'e tüm kanallara, tüm mecralara sahip çıkıyoruz. Darbe bahanesiyle çökülen İMC'yi, Hayat TV'yi unutmuyoruz. Kapatılan tüm sosyal medya hesaplarını, erişim engeli getirilen gazetecilerin ve yayın organlarının hesaplarını bir kez daha hatırlıyoruz. Buradan AYM'ye 21 Eylül tarihinde verdiğimiz dilekçeyle temmuz ayında çıkan ve erişim engelini Saray'ın atadığı bir kişiye ve Saray'ın anlık talimatlarına karşı AYM önündeki dosyamızı ve AYM'nin tarih önündeki sorumluluğunu hatırlatıyoruz."

A HABER'E TEPKİ: "GAZETECİLERLE BİRLİKTE SOKAĞA İNİYORUZ"

"Bunun için biraz önce de söyledim. Bizim hep birlikte çağrıldığımızda çağrıldığımız yerde olmamız, çağrı olmasa bile nerede bulunmamız güç verecekse toplumsal mücadeleye mutlaka orada olmamız gerekiyor. Ben geçtiğimiz günlerde bugün akşam sizleri buraya davet edince ve gazetecilerin, basın meslek örgütlerinin cumartesi günü yapacakları toplantılar için 14 ilde, sözüme değer verenleri, muhalefetin tüm renklerini, basın meslek örgütlerine cumartesi, saat 14.00’te,14 ilde destek vermeye davet edince A Haber çıkmış, iktidarın borazanı A Haber, diyor ki, ‘Özgür Özel milleti sokağa çağırıyor. Özgür Özel sokakları karıştırmaya çağırıyor. Yakıp, yıkmaya çağırıyor.’ Buradan A Haber’e sesleniyorum. Ben şiddete çağırmam, ben kargaşaya çağırmam. Ama şunu bil ki ben mücadeleye, direnmeye çağırıyorum. Sokaklara çağırıyorum. Meydanlara çağırıyorum. Bir de A Haber’e şunu söyleyeyim, sen bizi küçümseme. Sen bizi küçümseme. Biz barıştan, kardeşlikten ve kimsenin canının yanmamasından yanayız. Ama sen yalan haberle bizi geriletmeye, bizi sokaktan ve mücadeleden çekmeye falan çalışıyorsan, sen sakın bizi küçümseme. Biz sokağa çağrı yaparsak, sen öyle orada o yalan haberlerine devam edemezsin. Buradan o haberi yapan gazeteciye, yayan A Haber’e söylüyorum. Gazeteciler cumartesi sokağa iniyor, biz de onlarla birlikte sokağa iniyoruz. Biz de onlara destek oluyoruz. Gazeteciysen sen de sokağa inersin, bu onurlu mücadeleye destek verirsin."

Özel, sözlerine şöyle son verdi:

"Elbette gazetecilerle dayanışma içinde olacağız. Elbette, elbette nerede olmamız gerekiyorsa orada olacağız. Türkiye bu kara kıştan mutlaka çıkacak. Mutlaka kurtulacak. Milletin coşkun akan selinin önünde hiç kimse duramayacak. Umutsuzlara umut olan bu meydana selam olsun. Hepinize helal olsun. "

Okur görüşleri
0 yorum
Yorum yaz
Yorumlar yayın ilkelerine göre incelenir.
Yorumları göster0 yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Siz Yapın
Daha fazla yükle