USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000

HIRSIZIN ve arsızın da TEDBİRLİSİNİ...

22-01-2021
HIRSIZIN ve arsızın da TEDBİRLİSİNİ TEBRİK ETMEK LAZIMDIR yahu !
Hani, “yiğidi öldür, ama hakkını inkâr etme” denir ya …
Aynen ööle bi durum ile karşı karşıyayız !
Yani, HIRSIZA “HIRSIZ” de, ama ZEKÂSINI ve bu zekâ mahsulü işlerini ve TEDBİRİNİ de İNKÂR etme.
Son 18 senenin besleyip yetiştirdiği on binlerce HIRSIZDAN birisi ama, bence en TEDBİRLİSİ olan birinden bahsetmek istiyorum:
HIRSIZLIĞI veya SOYGUNCULUĞU (eski tabirle) “ahvâli âdiyeden bi hâdise”, yani ALIŞILMIŞ bi iş.
Ve yani, en ufağından en büyüğüne kadar eline fırsat geçiren herkesin yaptığı ve herkesin de bunları gördüğü ve bildiği, AL GÜLÜM- VER GÜLÜM, Fifty-Fifty, Kazan-Kazan usulü ile yapılan bi iş.
Ama, bu yolla toplanan paranın MUHAFAZA usulü ilk defa görülmüş bi iş.
SAKLAMA veya muhafaza hususunda PARLAK bi ZEKÂ !
EVİNDE saklasa, başka bi HIRSIZA yem olabilir.
Bankaya koysa, Bankacı şüphelenir ve Kara Para Aklama ihbarı yapmak zorunda kalabilir.
Başkalarının üstüne yapsa veya arkadaşlarının adına yatırsa, ya da onlara emanet olarak verse, onlar, bunun üstüne yatabilir veya ölürse onların mirasçılarından geri alamayabilir.
Ki, bu durumların mahzuru son yıllarda sık sık görülmüştür ve görülmektedir:
AYAKKABI KUTULARI, evde PARA sayma MAKİNALARI ve KASALARI;
“SIFIRLA Oğlum, PARALARI sıfırla” şeklindeki ses kayıtları ve KOL SAATLERİ falan filan ...
Bu tür sakıncaların birisini de daha 3 gün önce görmüştük:
Savunma Sanayii Başkanlığında çalışmış olan Yusuf Hakan Özbilgin adlı bir adamın evinde (“arkadaşım arabamda unuttu ben de alıp evime getirdim, ama içine de hiç bakmamıştım” dediği) bavul içindeki 1,5 MİLYON DOLAR ile banka hesabında 3 MİLYON EURO çıkmıştı.
Belli ki, bu yazımın kahramanı bütün bunları bilmiş ve bunlardan korunmuş olmak için de Belediyeyi SOYARAK ve iş sahiplerini YOLARAK biriktirdiği servetini kendi görev yeri olan SAMSUN BELEDİYESİ’nin İÇİNDE kendi makam odasındaki kasada ve dolaplarda saklama marifetini göstermiş ve ZEKÂSININ ışıltısıyla, 1500 vatlık AMPUL gibi etrafını IŞILDATMIŞTIR.
Efendim lafı fazla uzatmayayım;
AKePe Partisi’nin elindeki Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin Mali Hizmetler Daire Başkanı olan Bahattin isimli heriften bahsettiğimi anlamışsınızdır.
Bu Herifin odasındaki kasadan çıkan servetin dökümü şöyle:
1)Çay PAKETİ içinde 135 000 EURO ve 36 bin TL. (ayakkabı kutusu gibi)
2)Her biri 1’er kilo olan 5 kilo külçe ALTIN,
3)13 tane, çeyrek altın ebadında basılan ÖZEL ALTIN,
4)75 tane TAM altın,
5)50 tane YARIM altın,
6)1059 tane ÇEYREK altın,
7)Kendisi dahil 8 farklı kişi adına 23 adet banka hesap cüzdanı.
(Bu hesaplarda ne kadar para olduğu henüz bilinmiyor)
8)40 tane TAPU.(Tabii ki, parasal değeri henüz bilenememiş)
Yukarıda anlatmaya çalıştığım gibi gayet SAĞLAM ve ziyadesiyle ZEKİCE bi SAKLAMA usulü ve yeri. Yani, Herifin kendi MAKAM odası.
Gündüz kendisi bekliyor; gece veya tatillerde ise Belediyenin bekçileri (bilemeden) bekliyor.
Kimsenin aklına gelmeyecek bi TEDBİR ve MASRAFSIZ bi muhafaza usulü.
Böylesini, ancak TEBRİK etmek gerekir.
Aaaahhh aahhh, bi de İHBAR olmasaymış …
Ama, bu serveti biriktirmek için belli ki çok can yakmış.
Ve de DOYMAK BİLMEMİŞ, hep AÇ kalmış. Ve bu AÇLIK yüzünden YAKALANMIŞ.
Esasen, ÇALMAYA başlayan durmayı bilmezmiş ve hep ÇALARMIŞ ve de hiç DOYAMAZMIŞ.
Fakat kim ne derse desin, önce ZABITA memuru olarak işe başlayıp 40 yaşına geldiğinde de AKePe sayesinde bu makama oturabilmesindeki “MARİFETİ” TAKDİR edilmeye değer ve ZEKÂSI da, zamanımızdaki AMPUL gibi IŞILDAYARAK etrafındakilerinin de ne olduğunu göstermeye yeter.
Yalnız, bu MARİFET sahibi herifin de, mutlaka CAMİ yaptırma gibi "HAYIRLI" işler yapacağını veya başka "HAYIRLI" işlerde kullanmak üzere bu serveti biriktirdiğini kabul etmek gerekir.
Çünki, daha evvelkiler hep bööle söölediler ve heppisi de bööle yaptıklarını gösterdiler.
Neyse …
Bi adamın 4 oğlu varmış.
Biri ilim adamı, biri mühendis, biri öğretmen, biri de HIRSIZMIŞ.
“HIRSIZI ne tutuyorsun, sana yakışmıyor, onu KOV gitsin” demişler.
Baba;
“HIRSIZI KOVAMAM; çünki bütün AİLEYE o BAKIYOR; diğerleri İŞSİZ” deyivermiş.
Gerçi, zamanımızdaki makam sahiplerinin ve böyle HIRSIZLARIN ailesi, yakınları ve 7 göbek ötedekileri bile İŞSİZ değiller, ama onlar da, mutlaka bazı “YERLERE yardım" ve bazı boş arsalara da CAMİ inşa ettirmek gibi "HAYIRLI" işler yapıyorlardır ki;
Bu da "YETERLİDİR" beyaa !
Ne dersiniz, esahhten YETERLİ midir ?
“ÇALIYORLAR, ama HAYIRLI işler de YAPIYORLAR” mı denilmelidir ?
Ne de olsa, işin ucunda, başında ve sonunda CAMİ var ya …
“DAMATÇA” söylemek gerekirse, “EZANLAR susmasın, BAYRAK inmesin, VATAN bölünmesin” mi denilmelidir ?
Ööle mi söölenmelidir ve hâl-i pür melâlimiz sîneye mi çekilmelidir, yüreğimize mi gömülmelidir veya sesimiz mi kesilmelidir ?
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?