USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000

BEY’ATA DAVET !

04-12-2020
BİAT (Bey’at) edesin, RAHATA erişesin !
Ve dolayısıyla NANKÖRLÜK ETMEYESİN !
Görmüyor musunuz ki, memleketimiz, bütün dünya devletlerinin GERİ geri gittiği ve GERİLEDİĞİ zamanda bizim memleketimiz % 6,7 oranında BÜYÜ(tül)MÜŞTÜR. .
Yani, aynen, İzmir’de geçen ay vuku bulan 6,7 kuvvetindeki DEPREM rakamı gibi büyümüştür, BÜYÜTÜLMÜŞTÜR.
Bu BÜYÜMEDEN çok daha evvel millet hizmetine sunulan;
Millet Bahçelerinde BELEŞ çay, beleş KEK ve şimdi de ASRIN PROCESİ olarak ASKIDA EKMEK !
Ve ilaveten, KIZILAY’ımız sayesinde geçen hafta İCAD edilmiş olan ASKIDA PİZZAAAAA !
Yani, 19 lira 95 kuruşluk bi PİZZA sen yiyorsun, insafına kalmış, 19.95’lik bi veya daha fazlasını da ASKIYA asıyorsun. Bi FUKARA geliyor bi bakıyor ki, bi PİZZA askıda SALLANIYOR; o da hemen hemen SALDIRIYOR ve onu alıp yiyor.
Ne kadar SEVÂB kazanmış oluyorsun biliyor musun ?
ASKIDA 1 EKMEĞİN en az 10 misli bi SEVÂB
Sağolasın KIZILAY, varolasın KIZILAY !
Kurulduğun günden, yani HİLÂLİAHMER olduğun gönden beri böölesine bi HİZMET yapmamıştın.
(Bu suretle BOĞAZ’da aylığı 90 000 liraya kiraladığın 4 katlı havuzlu KÖŞK de sana helal olsun.
SMS’lerle istediğin için gelen 10’ar lira da size AFİYET şeker olsun.
Kaç yerden MAAŞ alıyorsanız heppisini de istediğiniz gibi istediğiniz yerlere rahatlıkla harcayasınız.)
Daha ne istersiniz bre ZINDIKLAR.
Devlet Babamız böyle imkânları sizlere sağlamış ve memleketi BÜYÜTMÜŞ, halkını ZENGİNLEŞİRMİŞ iken kıyıda köşede kalmış bi kaç tane “EKMEKSİZ”, bu ASKI işinin inceliğinden habersiz hâlâ söylenip durmaktadır.
Elhamdülillah MÜSLÜMANIK ve şükürler olsun ki, memleketimizde EZANLAR hiç susmuyor (ki her sabah EZAN sesiyle uyanıp çok MEMNUN ve MESUT oluyorum).
Tabii ki, Devletimizin başındaki Devlet büyüklerimiz ve Devletimiz sayesinde.
Ama, bu haldeyken bazı “MÜNAFIKLAR” soru SORMAK, soruşturmak ve laf SOKUŞTURMAK istemektedir ki, bu devirde böyle işler NANKÖRLÜK demektir ve İHANETLE eş değerdedir.
Ve hemin de KÜFÜRDÜR, yani KÂFİR olmak demektir.
Zira;
İSLAMİYET'te, EMİR ül MÜMİNİN gibi ULÜ'L EMR vardır ki, emir sahibidir, yani işin başında ve yetki sahibi olmak demektir. Bununla kasd olunan da, halkın üzerinde yönetme yetkisine sahip olan KANUN KOYUCU kimse demektir.
En yukarıdan aşağıya doğru; DEVLET BAŞKANI ve ondan aldıkları yetkiye dayanarak, tâ VALİ ve KAYMAKAMLARA kadar idareciler, ULÜ'l EMR sayılırlar.
İslâmiyette Ulü'l Emre itaat, FARZDIR.
Bu farz, Kur’an-ı Kerim’deki şu ayete dayanmaktadır:
“Ey îmân edenler! Allah’a itâat edin; peygambere ve sizden olan ülü’l-emre (emir sâhibi idârecilerinize) de itâat edin! O hâlde bir şey hakkında ihtilâfa düşerseniz, Allah’a ve âhiret gününe îmân ediyorsanız, artık onu Allah’a ve peygambere arz edin ! Bu hem hayırlı, hem de netice i‘tibârıyla daha güzeldir.” (Nisa, 59)
Bu hükme göre ve öncelikle TARİKAT liderlerine ve ŞEYHLERE itaat etmek de şarttır ve farzdır.
Buna da BİAT denir.
BİAT etmek de, bir GASSALIN (ölü yıkayıcısının) elinde bir CESET gibi olmak demektir. Yani ŞEYHİN (veya ULÜ'L EMRİN) her hareketine sessiz kalmak ve razı olmak demektir.
Ve yani, sesinizi kesin, REİSE veya ŞEYHE güvenin ve BİAT edin, gerisini heç merak etmeyin.
(Ki, İslâmiyet’te “ŞEYHİ olmayanın ŞEYTANI olur” diye MÜBAREK bi laf İCAD edilmiştir. Yani ŞEYHİNİZ yoksa, derhal bi şeyhe MÜRİD olmanız lazımdır. Yani sesin çıkmayacak, soru sorulmayacak, tereddüt ve şüphe edilmeyecek ve ŞEYHİNE tam manasıyla TESLİM olunacak. Ve IRZINA geçilse bile SUSACAK, sesini çıkarmayacak bir MÜ’MİN olunacak.)
Bazı otomobillerin arkasında yazılıdır:
"HAKİMİYET ALLAH’ındır"
(En’am 57. Âyet: “… HÜKÜM ancak Allah’ındır” der)
veya HÜKMÜ ancak Allah verir.
Bu hükmü ŞİÎLER (yani İran’daki MOLLALAR) çok severler.
Şiilerin İMAMLARI MASÛMDUR, yani yanlış YAPMAZLAR, yanılmazlar, SUÇ İŞLEMEZLER.
Bu hususta öyle katı fikirdedirler ki, kendi İMAMLARINA inanmayanları MÜSLÜMAN olarak kabul etmezler.
Bu İmamlar, Allah’ın VEKİLİ olarak kabul edilirler ve HAKİMİYETİ, Allah’a VEKÂLETEN yürütürler.
Haricîler, bu hakimiyetin, bir AİLEYE veya bir kabileye mensup Müslüman idareciler tarafından yürütüleceğini kabul ederler.
Bu duruma Batı’da OLİGARŞİ denilmektedir.
SÜNNÎ Mezhepler de, (işlerine geldiği için) aynı fikirdedirler.
Yani , belli bir AİLE ve bunların emri altındaki yöneticiler, ALLAH’ın VEKİLİDİRLER ve insanları ve memleketi, O’nun nam-ı hesabına idare etmektedirler.
Yani OLİGARŞİK idare !
Bunlara bazen “EMİR ül MÜ’MİNİN” de denir. Yani, MÜ’MİNLERİN EMİRİ (mü’minlere EMİR veren)
İşte bu yüzdendir ki, HALKA HESAP VERME gibi bir dertleri veya düşünceleri yoktur.
Ve bunun içindir ki, her fırsatta, “BEN, ancak ALLAH’a HESAP VERİRİM” demektedirler.
İslâmiyet HOŞGÖRÜ Dinidir ya; işte bütün bunları HOŞ göreceksin ve ULÜ’L EMRE veya EMİR ül MÜ’MİNE inanacaksın, Ona BİAT edeceksin ve MUTMAİN olacaksın ki huzura ve refaha erişebilesin.
Yoksa devamlı olarak DERTLİ ve devamlı olarak HUZURSUZ olursun.
Ve devamlı olarak da HESAP VERMEYE zorlanırsın.
Şimdi söyleyin bakayım, BİAT edip HUZURA mı ereceksiniz, yoksa NANKÖRLÜĞE devam mı edeceksiniz ?
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?