Gaziantep Ticaret Odası (GTO), Türkiye ekonomisinin en önemli gündem başlıklarından biri olan finansmana erişim konusunu masaya yatıran önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı.
Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Ziraat Bankası Genel Müdürü ve Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Alpaslan Çakar, VakıfBank Genel Müdürü Osman Arslan, Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil ve Türk Eximbank Genel Müdürü Ali Güney'in katılımıyla gerçekleştirilen "İş Dünyası ve Finans Sektörü Gaziantep Buluşması", iş dünyasının yoğun ilgisiyle gerçekleştirildi.
Salonu dolduran yüzlerce iş insanı, finansmana erişim, kredi maliyetleri, ihracat finansmanı, KOBİ'lerin beklentileri ve bankacılık sektörünün yeni dönem yaklaşımına ilişkin değerlendirmeleri doğrudan genel müdürlerden dinleme fırsatı buldu.
Yıldırım: Gaziantep'e sağlanan finansman, Türkiye'nin rekabet gücüne yapılan yatırımdır.
Toplantının açılış konuşmasını yapan Gaziantep Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım, finansmana erişimin bugün iş dünyasının en önemli gündem maddesi olduğunu belirterek, güçlü bankacılık sistemi ile güçlü reel sektörün birbirini tamamlayan iki temel unsur olduğunu söyledi.
Gaziantep'in üretim, ticaret ve ihracattaki gücüne dikkat çeken Yıldırım, şunları kaydetti:
"Gaziantep'e bakarak Türkiye ekonomisinin fotoğrafını çekebilirsiniz. Bu şehirde kullanılan kredi beklemez; üretime dönüşür, ticarete dönüşür, ihracata dönüşür, istihdama dönüşür. Gaziantep'e sağlanan finansman yalnızca bir işletmeye verilen kredi değil, Türkiye'nin rekabet gücüne yapılan yatırımdır."
Gaziantep Modeli önerisi
Konuşmasında finansman maliyetlerine de değinen Başkan Yıldırım, politika faizi ile ticari kredi faizleri arasındaki farkın iş dünyasını zorladığını belirterek, kredi maliyetlerinin yatırım ve rekabet gücü üzerindeki etkisine dikkat çekerek ticari kredi büyüme sınırlarının yeniden değerlendirilmesini istedi.
Kredi yapılandırmalarında işletmenin ihtiyacını esas alan "yaşatan yapılandırma modeli" yaklaşımının benimsenmesi yönündeki beklentilerini dile getirdi.
“Hastaya ilacı zamanında vermek gerekir. Durumu kritik hale geldikten sonra verilen ilacın etkisi sınırlı kalır.” diyen Yıldırım, işletmelerin sorunları büyümeden devreye girecek, erken müdahaleyi esas alan ve hem işletmeyi hem bankayı koruyacak bir pilot uygulamanın Gaziantep'te hayata geçirilmesini önererek bu modele "Gaziantep Modeli" adının verilmesini teklif etti.
Çakar: Sorunlarınızı da çözümü de biliyoruz
Gaziantep’in Türkiye ekonomisi açısından stratejik öneme sahip olduğunu belirten Ziraat Bankası Genel Müdürü ve Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Alpaslan Çakar, Gaziantep’in yalnızca kendi ili için değil, bölge ekonomisi için de bir kalkınma lokomotifi ve lojistik üssü hâline geldiğine, yeni dönemde daha kaliteli, teknolojik ve verimli üretimin önem kazanacağına dikkat çekti. Türk bankacılık sektörünün reel sektörü destekleyecek likiditeye, sermaye yeterliliğine ve finansal güce sahip olduğunu vurgulayan Çakar, “Sizin sorunlarınızı çok iyi biliyoruz, çözümünü de biliyoruz. Hep beraber çözeceğiz. Reel sektörle finans sektörü bir uçağın iki kanadı gibidir. Sizin kaybettiğiniz, bizim kazandığımız bir şey olamaz. Birbirimizi büyüterek yolumuza devam edebiliriz.” dedi. Kamu bankalarının yalnızca kâr odaklı hareket edemeyeceğini ifade eden Çakar, iş dünyasının yanında olmaya devam edeceklerini söyledi.
Arslan: Gaziantep’e kaynaklardan aslan payını ayıracağız
VakıfBank Genel Müdürü Osman Arslan ise makroekonomik istikrarın önemine dikkat çekerek geçmişte yaşanan zorlu süreçlerin karşılıklı dayanışma ve istişareyle aşıldığını, aynı anlayışla iş dünyasını desteklemeyi sürdüreceklerini belirtti. VakıfBank’ın yurt dışından uzun vadeli ve uygun maliyetli kaynak temin etme konusunda güçlü bir konuma sahip olduğunu kaydeden Arslan, Dünya Bankası’ndan sağlanan 1,5 milyar avroluk kaynağın kadın istihdamını artırmak isteyen işletmelere kullandırılacağını, bu kaynağın 470 milyon avroluk bölümünün ise deprem bölgesine ayrılacağını açıkladı. Arslan, “Gaziantep’e de bu kaynaklardan aslan payını ayırmış olacağız. Hepimiz aynı gemideyiz. Kazan-kazan ilkesiyle ve problem çözmeye odaklanan bir anlayışla bu süreci birlikte yöneteceğiz.” diye konuştu.