Türk sinemasının efsane isimlerinden usta sanatçı Kadir İnanır 77 yaşında hayatını kaybetti.
14 Mayıs'ta rahatsızlanarak hastaneye kaldırılan ve 6 günlük yoğun bakım sürecinin ardından entübe edilen Kadir İnanır'dan acı haber geldi.
Türk sinemasına damgasını vuran, toplumsal sorunları ele alan filmleri ve tavrıyla Yeşilçam'a sol bir soluk getiren sanatçılar arasında ön saflarda yer alan Kadir İnanır hayatını kaybetti.
77 yaşındaki usta sanatçı zatürre nedeniyle tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.
23 Haziran'da usta sanatçının ablası Altun Arıca'nın vefat ettiği haberi gelmişti...
KADİR İNANIR KİMDİR
Kadir İnanır, aslen Trabzon Sürmeneli'li olan bir ailenin son çocuğu olarak 15 Nisan 1949 tarihinde Ordu'nun Fatsa ilçesinde dünyaya geldi.
İnanır, ilk ve ortaöğrenimini Fatsa'da tamamladıktan sonra, içindeki oyunculuk ve sahne tutkusunun peşinden gitmek için İstanbul'a geldi. İstanbul'da Haydarpaşa Lisesi'ni bitirdi. Ardından, entelektüel birikimine de büyük katkı sağlayacak olan Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema-Televizyon Bölümü’nden mezun oldu.
Sinemaya ilk adım
Sinema dünyasına girişi, 1960’ların sonunda dönemin ünlü dergilerinin düzenlediği yarışmalarla oldu. 1967 yılında Ses dergisinin, 1968 yılında ise Saklambaç gazetesinin düzenlediği sinema artist yarışmalarına katıldı. Saklambaç’taki başarısının ardından dikkatleri çekti ve fotoromanlarda oynamaya başladı.
İlk filmi: Yedi Adım Sonra
Beyaz perdeye ilk adımını 1968 yapımı "Yedi Adım Sonra" filmiyle attı. Kısa sürede başrollerin aranan ismi haline geldi.
İlk dönemlerinde "sert, haksızlığa boyun eğmeyen, delikanlı" karakterleriyle tanınsa da, Kadir İnanır’ı farklı kılan şey sadece aksiyon filmleri değil, Türk sinemasının en önemli toplumsal gerçekçi yapıtlarında yer almasıydı.
Yedi Adım Sonra filminin afişi, 1968
Unutulmaz filmleri ve ortaklıkları
Cengiz Aytmatov’un eserinden uyarlanan ve Türkan Şoray ile başrolü paylaştığı 'Selvi Boylum Al Yazmalım' filmi, sinema tarihinin en büyük aşk filmi olarak kabul edilir. "Sevgi neydi? Sevgi emekti..." repliği onunla özdeşleşmiştir.
Yıllar içinde Kara Gözlüm, Dila Hanım, Bodrum Hakimi, Devlerin Aşkı gibi filmlerle Türkan Şoray ile sinema tarihinin en ikonik çiftlerinden birini oluşturdular.
Kadir İnanır ve Türkan Şoray, Selvi Boylum Al Yazmalım (1977) filminden
İnanır, beyaz perdede yalnızca bir jön olarak değil, toplumsal sorunları ve ezen-ezilen ilişkisini merkezine alan güçlü yapımlardaki rolleriyle de sinema tarihinde derin bir iz bıraktı. Özellikle Anadolu insanının haksızlığa karşı başkaldırısını ve adalet arayışını gerçekçilikle yansıtan usta sanatçı; "Yılanların Öcü", "Katırcılar", "Bir Yudum Sevgi" ve "Amansız Yol" gibi Türk sinemasının köşe taşı sayılan filmlerdeki performansıyla toplumsal hafızada yer edindi.
Adalet ikonu: Tatar Ramazan
Sanatçının kariyerinde ve Türk popüler kültüründe dönüm noktası olan en ikonik karakter ise hiç şüphesiz "Tatar Ramazan" oldu. İnanır'ın canlandırdığı bu karakter; adaleti kendi yöntemleriyle arayan, haksızlığa ve düzene boyun eğmeyen duruşuyla sinemanın en güçlü isyan sembollerinden biri haline geldi.
Usta aktör, bu rolleriyle sinemayı sadece bir eğlence aracı olarak görmediğini, aynı zamanda toplumun vicdanı ve sesi olma misyonunu üstlendiğini de kanıtlamış oldu.
Kadir İnanır, Tatar Ramazan rolünden (1990)
Yönetmenlik dönemi ve aldığı ödüller
Kadir İnanır sadece kamera önünde kalmadı, sinemanın mutfağına da girdi. 1992 yılında "Ah Gardaşım" ve 1993 yılında "Savcı" filmlerinin yönetmen koltuğuna oturdu.
Kariyeri boyunca pek çok prestijli ödül kazandı. Bunların en önemlilerinden biri, 1986 yılında 23. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde "Yılanların Öcü" filmindeki performansıyla aldığı "En İyi Erkek Oyuncu" ödülü oldu. Ayrıca birçok festivalden "Yaşam Boyu Onur Ödülü" aldı.
Telvizyon dönemi ve yakın geçmiş
90'lı yılların sonu ve 2000'li yıllarda televizyon dizilerinin yükselişiyle birlikte İnanır, ekranlarda da fırtına gibi esti. "Marziye" ve özellikle bir Karadeniz hikayesini anlatan "Kırık Ayna" dizileri büyük reyting başarıları yakaladı.
Ayrıca popüler kültürde kendine has tarzı, ceketini omuzuna atışı, ağırbaşlı ve racon bilen duruşuyla her jenerasyonun saygı duyduğu bir figür olarak kalmayı başardı.
"Kürt sorunu bu ülkedeki en büyük sorun"
Kadir İnanır, Kürt sorununun Türkiye'nin en büyük meselelerinden biri olduğunu ve şiddetle çözülemeyeceğini savundu. 2013 yılında başlatılan çözüm sürecinde Akil İnsanlar Heyeti'nde yer aldı, barışçıl adımları destekleyerek sürecin topluma anlatılmasında görev aldı.
"3 milyon Kürt İstanbul'u bırakıp dağlara gitmez" diyerek, sorunun kaynağını ve çözümünü bölgede değil, eşit ve ortak bir yaşam inşa etmekte gördüğünü dile getirdi.
2014 yılında “1 Eylül Dünya Barış Günü”etkinliğine davet edilen sanatçı, "Ben bir sosyal demokratım. Herkesin siyasi görüşüne saygı duyarım. Ama bu saygı, kimseye bana ağır laflar söyleme lüksünü ve kimliğime tecavüz etme şansını vermez. Fikir ve davranışlarımı eleştirirken nezaket sınırını aştılar. Onlar bunu hatırlamıyor olabilir ama ben unutmadım! Bir gün hepsinin hesabını soracağım. Kürt sorunu bu ülkedeki en büyük sorun. Kürtler’i yok sayarsanız, onlar da sizi yok sayar. Artık bu ülkede beraber yaşama kültürünü hayata geçirmek zorundayız. Çocuklar ölmesin istiyorsak, ellerimizi birleştirmek durumundayız” ifadelerini kullanmıştı.
Kadir İnanır'ın rol aldığı filmlerKadir İnanır, 1968 yılında başlayan oyunculuk kariyerinde 180'den fazla sinema filmine ve dönemin ses getiren televizyon dizilerine imza attı. İlk Yıllar ve sinemaya giriş (1968 - 1971) Kariyerinin ilk yıllarında fotoroman popülerliğinin ardından sinemaya adım atan İnanır, hızla başrollerin ve jön karakterlerin aranan ismi oldu. 1968: Dertli Gönlüm, Kumcu Ali Yaşar, Yedi Adım Sonra (İlk filmleri) 1969: Fato / Ya İstiklal Ya Ölüm, Yaralı Kalp, Çılgınlar Cehennemi 1970: Kara Gözlüm (Türkan Şoray ile ilk efsane ortaklık), Ankara Ekspresi, Dağların Kartalı, Meçhul Kadın, Yemen'de Bir Avuç Türk 1971: Üç Arkadaş, Unutulan Kadın, Kerem ile Aslı, Azrailin Beş Atlısı, Kara Gün, Mualla Altın Çağ: Kült aşk ve aksiyon filmleri (1972 - 1979) Kadir İnanır’ın Türk sinemasının zirvesine yerleştiği, "Deli Kadir" imajının oluştuğu ve unutulmaz aşk filmlerine imza attığı en üretken dönemidir. 1972: Dönüş, Utanç (5. Altın Koza - En İyi Erkek Oyuncu Ödülü), Leyla ile Mecnun, Baskın, Kanlı Para, Kopuk, Paprika Gaddarın Aşkı 1973: Ezo Gelin, Bitirim Kardeşler, Bitirim Sosyetede, Yaban, Hayat Bayram Olsa, Kambur, Gazi Kadın 1974: Almanyalı Yarim, Askerin Dönüşü, Ceza, Enayi, Sahipsizler, Uyanık Kardeşler, Yazık Oldu Yarınlara 1975: Baldız, Köprü, Pisi Pisi, Yatak Hikayemiz 1976: Devlerin Aşkı, Bodrum Hâkimi, Deprem, Taksi Şoförü, Alev, Silahlara Veda, İki Kızgın Adam
|
Usta oyuncunun aldığı ödüllerKadir İnanır, yarım asırlık sinema kariyeri boyunca hem sergilediği oyunculuk performanslarıyla "En İyi Erkek Oyuncu" ödüllerine layık görülmüş hem de Türk sinemasına katkılarından dolayı ülkenin en prestijli festivallerinden "Onur Ödülleri" almıştır. "En İyi Erkek Oyuncu" Ödülleri 1973 - 5. Adana Altın Koza Film Festivali: Utanç filmi ile "En İyi Erkek Oyuncu" (Kariyerindeki ilk büyük ödülüdür). 1986 - 23. Antalya Altın Portakal Film Festivali: Yılanların Öcü filmindeki "Karasu" rolüyle "En İyi Erkek Oyuncu". 1990 - 3. Ankara Film Festivali: Medcezir Manzaraları filmi ile "En İyi Erkek Oyuncu". Yaşam Boyu Onur ve Saygı Ödülleri Kadir İnanır, Türk sinemasının köşe taşlarından biri olması vesilesiyle çok sayıda saygın kurumdan onur ödülü almıştır: 2000 - 37. Antalya Altın Portakal Film Festivali: "Yaşam Boyu Onur Ödülü" 2007 - 40. Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) Ödülleri: "Onur Ödülü" 2011 - 18. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali: "Yaşam Boyu Onur Ödülü" 2012 - 3. Malatya Uluslararası Film Festivali: "Yaşam Boyu Onur Ödülü" 2016 - Almanya Film Festivali: "Onur Ödülü"İstanbul Film Festivali (İKSV): "Sinema Onur Ödülü" Cumhuriyet'in 100. Yılı Özel Ödülü 2023 - 30. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali: Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. yılına özel olarak, sinemaya bıraktığı devasa iz nedeniyle Türkan Şoray ile birlikte "Sinemamızın Yüzü" Özel Ödülü'ne layık görülmüştür. |
Bodrum Hâkimi, 1976