Akbelen Ormanları'nın madenciliğe açılaması için eylemde olan köylüleri ziyaret eden Zafer Partisi Genel Başkanı Özdağ, "Türk halkının iktidara karşı vatanını, toprağını, ormanını savunmasının sembolüdür ve tarih de bu direnişi böyle yazacak" dedi.
Muğla'nın Milas ilçesinde Limak Holding'in termik santrala kömür sağlamak için Akbelen Ormanları'nın çevresindeki altı köy için aldırdığı acele kamulaştırma sürecine karşı direniş sürüyor.
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Akbelen köylülerine destek ziyaretinde bulundu.
Burada konuşan Özdağ, "Burası AKP iktidarının yerli ve yabancı maden şirketlerine Türk vatanını 19. yüzyıldaki Avrupalıların Afrika'da kullandığı yöntemlerle sömürtmesine benzeyen politikalarına karşı direnişin bir sembolü olmuştur. Bu anlamda Akbelen'deki direniş sadece Akbelen direnişi değil; Türk halkının iktidara karşı vatanını, toprağını, ormanını, çevresini savunmasının sembolüdür ve tarih de Akbelen direnişini böyle yazacaktır" dedi.
"VATAN TOPRAĞI DEĞİL, GAYRİMENKUL GİBİ GÖRÜYORLAR"
Türkiye'nin farklı yerlerinde çevreyi korumak için eylemler olduğunu belirten Özdağ, "Akbelen'deki mücadele, bütün bu mücadelelere hem ilham kaynağı hem de güç kaynağı oluyor. Bunun için Akbelen hepsinin sembolü haline gelmiş durumda" diye konuştu.
"Bize düşen görev, bu mücadeleye seçimlere kadar destek vermek, seçimlerden sonra da TBMM'de gerekli yasal düzenlemeleri yaparak hem Akbelen'de gerçekleşen saldırıyı hem yurdumuzun değişik yerlerinde gerçekleşen saldırıları yasal olarak durduracak düzenlemeleri yapmak" diyen Ümit Özdağ, "Çünkü gerçekten vatan toprağı değil, adeta gayrimenkul gibi görülen ve 'daha fazla nasıl para kazanırız' diyerek çevreyi nesiller boyunca yok edecek işlere imza atılıyor" ifadelerini kullandı.
"İLİÇ'TEKİ FACİANIN BOYUTLARI TAM OLARAK ORTAYA ÇIKMADI"
Erzincan'ın İliç ilçesindeki altın madenin hatırlatan Özdağ, "Ben 2022'de İliç’e gittiğim zaman burada bir Çernobil faciası gerçekleşebilir uyarısında bulunmuştum. Aradan 3 sene geçti. Biliyorsunuz büyük bir facia gerçekleşti orada. Daha tam bu facianın boyutları ortaya çıkmış değil. Çünkü hemen İliç’in altında nehre akıp GAP bölgesine ve oradan Orta Doğu'ya akan, sulara karışan zehrin ve geçtiği yol üzerinde yaptığı tahribatı henüz tespit etmiş değiliz. Tespit edildiyse de kamuoyuyla paylaşılmıyor" dedi.
İktidarı eleştiren Ümit Özdağ, şunları söyledi:
"İLK SEÇİM SİYASETTEN EMEKLİLİĞE AYRILMALARIYLA SONUÇLANACAK"
"Özetle Türkiye'de çevre tahribatının gerçek boyutları; devletin, ekonominin uğradığı tahribat gibi bütün büyüklüğüyle ortaya çıkmış değildir. Bütün bunların ortaya çıkması için önce bu iktidarın gitmesi gerekiyor. Bu da inşallah gerçekleşecek, ilk seçimde AK Parti, DEM ve MHP ittifakının hak ettiği yere, siyasetten emekliliğe ayrılmasıyla sonuçlanacak."
"BU POLİTİKALARIN CEZASI SANDIKTA VERİLECEK"
"Bir yandan Türk halkına 9 seneden bu yana cumhuriyet tarihinin en büyük ekonomik buhranını yaşatacaksınız, öte yandan insanların tapulu mallarını ellerinden alacaksınız, insanların yüzlerce yıldır yaşadıkları ormanları yok edeceksiniz ve yetmeyecek üstüne üstelik Atatürk'ün kurduğu milli, üniter, laik Türkiye Cumhuriyeti'ni bir terör örgütüyle pazarlık yaparak kuruluş felsefesinden uzaklaştıracak düzenlemeler yapacaksınız ve böylece iktidarda kalacaksınız. Mümkün değil. Türk milleti bu politikaların cezasını sandıkta muhakkak verecek."
"BU MU MUHAFAZAKARLIĞINIZ?"
"Yeterince muhafazakar olmadığımız için başımıza kötülükler geliyor diyenleri görüyoruz. En son hatırlayacaksınız Siverek'te ve Kahramanmaraş'ta gencecik çocukların hayatlarını kaybetmesiyle sonuçlanan üzücü olaydan sonra Cumhurbaşkanı danışmanlarından bir tanesi 'Yeterince muhafazakar olmadığımız için Cumhuriyetin politikalarından dolayı bu katliam gerçekleşti!' dedi. İnanılır gibi değil. ‘Zeytine ant olsun, incire ant olsun’ diyen bir dinin mensuplarıyız kutsal kitapta. Ama incir ağaçlarını, zeytin ağaçlarını yok eden bir iktidarla karşı karşıyayız. Hadi canım siz de! Bu mu muhafazakarlığınız? Bu mu dini değerleriniz? 'Yarın kıyamet kopacağını bilseniz elinizdeki fideyi dikin' diyor. Siz asırlık ağaçları söküyorsunuz. Ne uğruna? Madenmiş."