Siyaset

Özgür Özel: Türkiye’nin müttefiklerinin, ülkemizin siyasi gidişatını belirleme hakkı yoktur

Seçilmiş CHP lideri Özgür Özel, Financial Times gazetesinde kaleme aldığı yazıda, AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın muhalefete yönelik baskılarının yalnızca Türkiye demokrasisi için değil, NATO müttefikleri ve bölgesel istikrar açısından da tehdit oluşturduğunu dile getirdi.

Özgür Özel: Türkiye’nin müttefiklerinin, ülkemizin siyasi gidişatını belirleme hakkı yoktur
01-07-2026 14:25
01-07-2026 14:38

Seçilmiş CHP lideri Özgür Özel, Financial Times gazetesinde kaleme aldığı yazıda, AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın muhalefete yönelik baskılarının yalnızca Türkiye demokrasisi için değil, NATO müttefikleri ve bölgesel istikrar açısından da tehdit oluşturduğunu dile getirdi.

Özel, “Türkiye’nin müttefiklerinin, ülkemizin siyasi gidişatını belirleme hakkı yoktur. Türkiye’nin demokratları, demokrasinin yurt dışından ithal edilmesini istemiyor” ifadelerini kullandı.

Seçilmiş Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) lideri Özgür Özel, Ankara’da düzenlenmesi beklenen NATO zirvesi öncesinde Financial Times gazetesinde “Erdoğan’ın demokrasiye yönelik saldırısı, Türkiye’nin müttefikleri için bir tehdit teşkil ediyor” başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Özel kaleme aldığı yazıda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın muhalefete yönelik baskılarının yalnızca Türkiye demokrasisi için değil, NATO müttefikleri ve bölgesel istikrar açısından da risk oluşturduğunu söyledi.

Yazıda, muhalefet belediye başkanlarına yönelik operasyonlar, ekonomik kriz ve yargı süreçleri üzerinden Türkiye’de demokratik rekabetin zayıflatıldığı belirtildi.

Dünya liderlerinin gelecek hafta Ankara’da yapılacak NATO zirvesi için Türkiye’ye geleceğini belirten CHP lideri, Erdoğan’ın zirvede “güçlü lider” görüntüsü vermeye çalışacağını ancak bu tablonun Türkiye’deki demokratik gerilemeyi gizlediğini ifade etti.

Yazıda, Erdoğan yönetiminin barışçıl göstericilerin yanı sıra avukatları, gazetecileri ve akademisyenleri hedef aldığı kaydedildi. Bu durumun yalnızca Türkiye’nin iç meselesi olmadığı belirtilerek, özellikle Avrupa’daki NATO müttefikleri açısından da ciddi sonuçlar doğurabileceği kaydedildi.

“TÜRKİYE'NİN STRATEJİK ÖNEMİ KARANLIK TABLOYU ÖRTMEMELİ”

Türkiye’nin NATO içindeki stratejik konumuna dikkat çekilen yazıda, ülkenin Karadeniz’e erişimi kontrol ettiği, Suriye, Irak ve İran’a komşu olduğu ve Avrupa güvenliğini yakından ilgilendiren çatışma bölgelerine yakın bir konumda bulunduğu hatırlatıldı.

CHP lideri, Türkiye’nin güçlü ordusu ve gelişen savunma sanayisiyle NATO için vazgeçilmez bir aktör olduğunu ancak bu stratejik önemin, ülkedeki ekonomik ve demokratik sorunların üzerini örtmemesi gerektiğini vurguladı.

Yazıda, Türkiye ekonomisinin ağır baskı altında olduğu, enflasyonun resmi verilere göre dahi yüzde 30’un üzerinde seyrettiği, tüketici güveninin zayıfladığı ve milyonlarca yurttaşın kendisini önceki yıllara göre daha yoksul ve güvencesiz hissettiği ifade edildi.

YEREL SEÇİMLER VE MUHALEFETE YÖNELİK BASKI

Özel, 2024 yerel seçimlerinde AKP’nin iktidara geldiği dönemden bu yana en ağır yenilgilerinden birini aldığını belirterek, CHP’nin yerel yönetimlerde ülkenin önde gelen siyasi gücü haline geldiğini ifade etti.

Seçim kampanyalarında emeklilerin, gençlerin, ailelerin ve ekonomik krizden etkilenen geniş toplum kesimlerinin sorunlarına odaklandıklarını belirten CHP lideri, Erdoğan’ın bu tabloya yanıtının ise devlet gücü ve yargı mekanizması üzerinden demokratik rekabeti sınırlamak olduğunu söyledi.

Yazıda, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun Mart 2025’te yolsuzluk, teröre yardım ve casusluk suçlamalarıyla tutuklandığı hatırlatıldı. Söz konusu suçlamaların siyasi saiklerle yöneltildiği belirtildi.

Özel, İmamoğlu’nun ardından partiye yönelik daha geniş çaplı bir sürecin başlatıldığını, 30’dan fazla muhalefet belediye başkanının gözaltına alındığını ya da tutuklandığını belirtti.

“SADIK MUHALEFET YARATILMAK İSTENİYOR”

Yazıda, CHP liderinin seçildiği parti kongresinin mahkeme kararıyla iptal edildiği ve yerine daha önce Erdoğan karşısında seçim kaybetmiş eski bir genel başkanın getirildiği ifade edildi.

CHP lideri, bu sürecin yalnızca bir parti içi tartışma olmadığını belirterek, Erdoğan’ın “kendi sadık muhalefetini” yaratmaya çalıştığını kaydetti.

Yazıda, “Seçimlerin sürdüğü ancak gerçek rekabetin ortadan kalktığı” bir siyasi düzen kurulmak istendiği ifade edilerek, Rusya ve Belarus örneklerinin bu konuda uyarı niteliği taşıdığı belirtildi.

“BASKI İSTİKRAR DEĞİLDİR”

Özgür Özel, Türkiye’nin müttefiklerine de çağrıda bulunarak baskı politikalarının istikrarla karıştırılmaması gerektiğini vurguladı.

Demokratik rekabetin, hukukun üstünlüğünün ve kamu meşruiyetinin zayıfladığı bir Türkiye’nin öngörülebilir ve güvenilir bir ortak olamayacağını kaydeden CHP lideri, dış politikanın da bu koşullarda ülkenin uzun vadeli çıkarlarından çok iktidarın devamını sağlamaya yönelik bir araca dönüşebileceğini belirtti.

Yazıda, Erdoğan’ın bugün Washington’a, yarın Moskova’ya, daha sonra Pekin’e yönelebileceği; bu tercihlerin ise Türkiye’nin ulusal çıkarlarından çok siyasi iktidarın korunması hedefiyle şekillenebileceği ifade edildi.

SOSYAL PATLAMA UYARISI

Özel, yurttaşların seçim yoluyla değişimin mümkün olduğuna dair inancının zayıflatılmasının ciddi toplumsal riskler doğurabileceğini belirtti.

Ekonomik kriz, derinleşen yoksulluk ve demokratik kanalların tıkanmasının öfke ve umutsuzluğu artırabileceği ifade edilen yazıda, olası bir toplumsal ve siyasi sarsıntının yalnızca Türkiye sınırları içinde kalmayacağı vurgulandı.

Bu tür bir krizin Avrupa güvenliğini, kritik enerji güzergâhlarını, Ortadoğu’daki dengeleri ve NATO’nun güney kanadını etkileyebileceği belirtildi.

“TÜRKİYE'NİN GELECEĞİNE TÜRK HALKI KARAR VERİR”

Özel, Türkiye’nin müttefiklerinden ülkenin siyasi geleceğini belirlemelerini istemediklerini de vurguladı. Demokrasinin dışarıdan ithal edilemeyeceğini belirten CHP lideri, Türkiye’de değişim talebinin halkın iradesiyle, barışçıl yollarla ve demokratik mücadeleyle ortaya çıktığını ifade etti.

Yazıda, Türk halkının baskı ve korkuya rağmen oy kullandığı, haklarını savunduğu belirtilerek, ülkenin demokratik geleceğine karar verecek gücün yine Türkiye halkı olduğu kaydedildi.

Özel şunları söyledi:

“Türkiye’nin müttefiklerinin, ülkemizin siyasi gidişatını belirleme hakkı yoktur. Türkiye’nin demokratları, demokrasinin yurt dışından ithal edilmesini istemiyor. Dış müdahalelerle toplumları yeniden şekillendirme girişimlerinin yol açtığı yanılsamaları, istenmeyen sonuçları, hayalleri ve apaçık başarısızlıkları yeterince gördük. Bu görev Türkiye halkına aittir. Vatandaşlarımız, barışçıl bir değişim aradıklarını defalarca göstermişlerdir. Baskı ve korkuya rağmen oy verdiler, yürüyüşler düzenlediler ve haysiyetlerini savundular.”

CHP lideri, NATO zirvesinde Erdoğan’ın kendisini “vazgeçilmez” bir lider olarak sunmaya çalışacağını belirtti. Ancak hiçbir ülkenin stratejik değerinin, demokrasisinin zayıflatılmasıyla artmayacağını ifade etti.

Türkiye’nin müttefiklerinin, kısa vadeli jeopolitik çıkarlar uğruna otoriter yönetimlere meşruiyet kazandırmasının tarihi bir hata olacağını ifade eden CHP lideri, bu yaklaşımın kalıcı istikrar üretmediğini, aksine ileride daha tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini belirtti.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
TÜRKİYE GÜNDEMİ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ÇOK OKUNAN HABERLER