AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bişkek dönüşünde uçaktaki basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Sürecin ne zaman tamamlanacağına yönelik bir soruyu "Bir takvim ortaya koymak, bu işi zamanlamak mümkün değil" şeklinde yanıtlayan Erdoğan, DEM Partili bazı isimlerin açıklamaları hakkında ise "Toplumsal bütünleşmeye hizmet etmeyen her söylem kaosa katkı sağlar. Milletimizin bu tür tahriklere karşı ben bir direnç geliştirdiğini düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Devlet Başkanları Zirvesi kapsamındaki temaslarının ardından dün Türkiye'ye döndü.
Erdoğan, Bişkek dönüşünde uçaktaki basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
AKP'li Cumhurbaşkanı, hem Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşmesini hem de iktidarın 'Terörsüz Türkiye' olarak adlandırdığı süreci değerlendirdi:
"ZAMAN VERMEK MÜMKÜN DEĞİL"
İktidarın 'Terörsüz Türkiye' adını verdiği süreç hakkında konuşan AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sizce bu sürecin ne kadar bir zamanda tamamlanması gerekir?" sorusuna şöyle yanıt verdi:
"TESPİT VE TEYİTLERİN NASIL YAPILACAĞI BELLİ"
Süreçte 'silah bırakma' adımlarını takip etmek için kurulan takip kurulunun yakında toplanacağını da belirten Erdoğan, şunları söyledi:
Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz başkanlığında oluşturulan takip kurulu atılacak adımları, yasada tanımlanan görevler çerçevesinde planlamaya başlamıştır. Yasanın uygulanmaya başlanması için ise örgütün fiilen silah bırakması ve tasfiye olması gerekir. Bu konuda tespit ve teyitlerin nasıl yapılacağı ise bellidir. Süreç adım adım ilerlemektedir. Süreç, bütün her şeyiyle dar kalıplara hapsedilmemiştir. Bu yönde de bir rahatlık söz konusudur. Meseleye devlet ciddiyetiyle yaklaşıyor ve adımlarımızı da buna göre atıyoruz. Milletimiz de “Terörsüz Türkiye’ye desteğini ortaya koymuştur. Böylesi provokasyona açık süreçlerin çok uzamaması gerekir. Bu noktada Meclis Başkanımız da dahil olmak üzere Grup Başkanlarımız her türlü hassasiyeti gösteriyor ve yola da bu kararlılık içerisinde devam ediyoruz."
Erdoğan, "DEM Parti’den zaman zaman aykırı seslerin gelmesi “Toplumsal bütünleşmeye hizmet etmiyor” yorumlarına yol açıyor" şeklindeki soruyu ise şöyle yanıtladı:
Biz meseleye dar çerçeveden bakamayız. Samimi olacağız. Sorumlu olacağız. Sağduyulu olacağız, Kardeşliğimizi koruyacağız. En geniş perspektiften konuya yaklaşıyor ve hedefe de böylece odaklanıyoruz. Milletin kardeşliğini zedeleyen, toplumsal bütünleşmeyi yaralayan, terörün geçmişte oluşturduğu fay hatlarını yeniden harekete geçirme riski olan yaklaşımları hoş göremeyiz. Siyasi kimlik taşıyan bazı kimselerin birtakım ölçüsüz söylemleri olabilir. Bunu, süreci enfekte etmek için yapanlar da çıkabilir. Bilinsin ki; toplumsal bütünleşmeye hizmet etmeyen her söylem, kaosa katkı sağlar, başka herhangi bir işe yaramaz. Açıkçası, milletimizin bu tür tahriklere karşı ben bir direnç geliştirdiğini düşünüyorum. Bu süreci millet mayalamıştır ve maya da tutmuştur. İç cepheyi güçlendirmek, farklılıkları yok etmek değildir. Bunu boşuna söylemedik. İç cepheyi güçlendireceğiz. Farklılıklarımızla birlikte Türkiye paydasında kenetleneceğiz. Biz buna 'Büyük Türkiye Mutabakatı' diyoruz. Bunu unutmayalım. Biz menzile ulaşmak için ne yaptığımızı bilerek bu yolda ilerliyoruz."
"TERÖR DEFTERİ ARTIK KAPANMALI"
Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) kendisi feshetmesini olumlu bulduğunu belirten Erdoğan, şunları söyledi:
"Açıklanan karardan kardeş Suriye halkı adına doğrusu memnuniyet duydum. Alınan kararı ve entegrasyonun sağlanmasını olumlu değerlendiriyoruz. Kararın sahada uygulamasını hem Suriye tarafı hem Suriye ile çok uzun bir sınır hattı bulunan bir komşu ülke olarak biz, elbette takip ediyoruz. Suriye'nin bütün unsurlarıyla bir ve bütün olmasını en çok biz arzu ederiz. Suriye'de sürdürülebilir kalkınma ve kapasite artışı için bu önemlidir. Bizler bunun için Suriyeli kardeşlerimizin hep yanında olduk, bundan sonra da yanlarında olmaya devam edeceğiz. Bu konuda Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, maşallah zor süreçleri başarıyla yönetmiştir ve yönetiyor. Hem entegrasyon sürecinden hem de Suriye halkının kısa sürede elde ettiği kazanımlardan ümitvarız. Ben bu sürecin sadece Türkiye ve Suriye için değil, bütün bölge için yeni bir dönemin kapısını aralayacağına inanıyorum. Terör defteri artık kapanmalı, silahın, şiddetin devri artık kapanmalı."
"SAYIN PUTİN İLE İKİLİ BİR GÖRÜŞME YAPTIK"
Rusya ile Ukrayna arasında bir barış süreci başlamasını arzu ettkilerini de vurgulayan Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşmesine ilişkin şu bilgileri verdi:
"Sayın Putin ile ikili bir görüşme yaptık. Bu görüşmede de özellikle Rusya-Ukrayna arasındaki gelişmeleri ele alma imkanımız oldu ve çok verimliydi. Çok çok samimi bir havada geçti. Enerjiden ticarete, turizmden yatırımlara kadar birçok alanda Rusya ile önemli bir iş birliğimiz var. Hepsinden öte, milyonlarca Rus turisti ülkemizde ağırlıyoruz. Başka herhangi bir ülkeden böyle bir turist Türkiye'ye gelmiyor. Önceleri biliyorsunuz Almanya da iyi bir konumdaydı. Ama Rusya sonra onları aştı. Türkiye, bölgemizdeki çatışmaların barışçıl noktadaki çözümünde roller üstleniyor. Özellikle Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın bir an önce barışla neticelenmesi bizim de Sayın Putin'in de beklentisidir. Bir an önce istiyoruz ki; bu bölgede Rusya-Ukrayna arasında bir barış süreci de gerçekleşsin, bölgeye barış egemen olsun. Bu savaşın hem bölgemiz hem dünyamız, hem de taraflar için hayırlı bir sonuç doğurmadığı ortada. Peki bundan Putin memnun mu? Memnun değil. Bir an önce bu işin hayırlısıyla sonuçlanmasını o da bekliyor. Biz barış için elimizden geleni yapmaya hazır olduğumuzu Sayın Putin'e ifade ettik. Savaşın değil, barışın kazanacağı bir gerçek. Bunun için de her türlü gayreti göstermeye hazırız."