CHP'de eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun sosyal medya paylaşımı parti yönetimini harekete geçirdi. Pazartesi günü yapılması planlanan MYK toplantısı öne çekilerek, bugün toplandı. Kritik toplantı sonrası CHP Parti Sözcüsü Zeynel Emre, açıklamalarda bulundu.
Emre, 'mutlak butlan' açıklaması tepki çeken Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen için 'ihraç' talebinde bulunulduğunu duyurdu.
CHP'de normal şartlarda pazartesi günü gerçekleştirilmesi planlanan Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısı, dün yaşanan gelişmelerin ardından öne çekildi.
Parti yönetimi, gelişen siyasi gündem doğrultusunda toplantıyı bugün gerçekleştirme kararı aldı.
KILIÇDAROĞLU’NUN ‘ARINMA’ VİDEOSU GÜNDEMDEYDİ!
Özgür Özel başkanlığında toplanan partinin "A Takımı" olarak nitelendirilen kurulun ana gündem maddesini, eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun dün sosyal medya hesapları üzerinden paylaştığı video oluşturdu. Kılıçdaroğlu’nun videoda dile getirdiği "arınma" çağrısı ve bu çağrının parti içi yansımaları, toplantıda ayrıntılı şekilde ele alındı.
Öte yandan toplantıda, Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarının yanı sıra partinin mevcut siyasi stratejileri de ele alındı.
ÖZTÜRKMEN İÇİN İHRAÇ TALEBİ
Toplantının ardından kameraların karşısına geçen CHP Parti Sözcüsü Zeynel Emre, 'mutlak butlan' açıklaması tepki çeken CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen için 'ihraç' talebinde bulunulduğunu duyurdu.
'YARGININ BUTLAN KARARINA SAYGI' ÇAĞRISI YAPMIŞTI!
TBMM'de basın toplantısı düzenleyen CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen, Kasım 2023'te yapılan CHP 38'inci Olağan Kurultayı'na yönelik davaya ilişkin, şunları kaydetmişti:
"Mutlak butlan benim ya da diğer arkadaşlarımın konusu değil. Yargının konusudur; yargı ne karar verirse. Biz devleti kuran bir parti olarak, devletin gücünü teşkil eden 3 ana erkten biri olan yargıya saygı duyulması gerektiğine inanıyoruz. Bu nedenle butlan konusu yargının konusudur. Yargı ne karar verirse saygı duyulması gerektiğini düşünüyorum."
Öztürkmen, eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun sanal medya hesabından paylaştığı video ile ilgili de "Ben de Sayın Kılıçdaroğlu'nun videosunu paylaşan vekillerden birisiyim. Daha fazla bir şey söylemeye gerek yok" ifadesini kullanmıştı.
KRİTİK AÇIKLAMALAR
Toplantının ardından kameraların karşısına geçen CHP Parti Sözcüsü Zeynel Emre'nin açıklamalarından satır başları şöyle:
"Milyonlarca evladımız evde oturuyor. "Ev genci" diye tabir edilen bir kitle var. Bu oran AB üyesi ülkelerde ortalama %9 iken bizde %20 seviyesinde. Bunun da üzerine çıkmış. Şimdi değerli arkadaşlar, bu ne demek? Üniversite diploması olan ama iş bulamayan; mühendislik okumuş, mimarlık okumuş, öğretmenlik okumuş milyonlarca genç iş bulamadığı gibi umudunu da kaybetmiş, evde oturuyor. Bunun yanında iş bulup çalışanlar da kendi branşlarının dışında güvencesiz bir şekilde çalışmak durumunda bırakılıyorlar.
Yine bir başka araştırma diyor ki; bizim ülkemizde şu anda 1 milyon 953 bin, 15-25 yaş arasında işçi bulunmaktadır. Bakın, bu genç işçilerin resmi sendikalaşma oranı -hani 1 Mayıs'ta Sayın Erdoğan dedi ya "Ülkemizdeki sendikalaşmanın önündeki engelleri kaldırdık biz" dedi iktidarımızda- resmi olarak baktığınızda%6,3'tür. Ancak kayıt dışı istihdam edilenler dahil edildiğinde bu oranın %3,8 seviyesine oturduğunu görüyoruz. Yine Toplum Gönüllüleri Vakfı'nın yapmış olduğu "Türkiye'de 100 Genç Olsaydı" araştırmasında; gençlerin %25'ison 3 ay içerisinde herhangi bir kültürel etkinliğe katılmamış. %51'i konsere gitmemiş. %62'si sinemaya gitmemiş. %92'si tiyatroya gitmemiş. %75'i müzeye gitmemiş. %20'si... Şimdi bu rakamlara baktığımız zaman ülkemizdeki gençlerin ne kadar mutsuz olduğunu, ne kadar kötü durumda olduğunu görüyoruz. Yine Habitat Derneği'nin araştırmasına göre gençlerin eğitimine başka bir ülkede devam etmek istiyor. Ve %28'ide kendisine kendi ülkesinde bir gelecek hayal edemiyor. Hayali yurt dışına çıkmak, orada çalışmak."
"İKTİDARIN İŞİ GÜCÜ VARSA YOKSA ALGI"
böyleyken mevcut iktidar 19 Mayıs'ta yüzeysel bir etkinlik yaptı. Olmayanı gerçek gibi gösteren, aslında fiyaskoyla sonuçlanan bir PR çalışması oldu. Kocaeli'nde Gençlik Şöleni biliyorsunuz, izlemişsinizdir. Buna iktidarı destekleyen yandaş kalemlerin 100 bin katılım dediği, halbuki salonun dahi 35 bin kişilik olduğu, gençlerin çoğunun WhatsApp gruplarında toplantının AK Parti'nin bir toplantısı olduğunu bilmediğini, yurttan götürüldüğünü, okuldan götürüldüğünü kameralardan saklandığını söyledi. Yani genel başkanımız da burada ifade etti. Hakikaten ibretlik bir durumla karşı karşıyayız. İktidarın işi gücü varsa yoksa algı. "Ben algıyı nasıl yöneteyim? İnsanları nasıl kandırayım?" Gerçek bu iktidarın umurunda değil.
"EKONOMİNİN İYİCE DARALDIĞI BİR TÜRKİYE GERÇEĞİ..."
Kötü yönetimin sonuçlarını yaşıyoruz. Bugün bizim yıllardan beri övündüğümüz işte "Avrupa'ya göre genç nüfusuz, dünyada genç nüfusuz, bunun avantajını bölgesel anlamda ciddi anlamda göreceğiz" söylemlerinin son dönemde açıkçası gitgide boşa düştüğünü görüyoruz. Çünkü genç nüfus oranının %14,8'e kadar gerilediğine şahitlik ediyoruz. Yine ülkemizdeki doğum oranındaki düşüşü düşündüğümüzde, önümüzdeki dönem böyle giderse, bu gidişatı değiştirmediğimiz sürece nüfusumuzun yaşlandığı, ekonominin iyice daraldığı bir Türkiye gerçeğiyle karşı karşıya kalacağız.
"GENÇLERİMİZ AÇLIK VE YOKSULLUKLA BOĞUŞUYOR"
Düşük asgari ücretle, emekliye verilen maaşta, enflasyonda Avrupa birincisi olan Türkiye, doğurganlık oranında da sonlarda yerini alıyor. Sayın Erdoğan sürekli her katıldığı toplantıda konu aile, çocuk olduğunda en az 3 çocuktan bahsediyor. "En az 3 çocuk yapın" diyor. Ancak Sayın Erdoğan'ın o ekonomik refahı sadece kendi dar çıkar grubuna sunduğu gerçeği karşısında gençlerin gerçek anlamda durumundan haberi yok. Ülkemizde gençlerimiz açlık ve yoksullukla uğraşmakta, boğuşmaktadır.
Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında beş ana başlıkta biz gençlerin problemlerine çözüm bulacağız. Bunlardan birincisi eğitim, ikincisi sağlık, üçüncüsü istihdam, barınma ve ekonomi alanlarında. Bütünleşik gençlik güvencesi paketimizi önümüzdeki dönem gençlerin değerlendirmesine sunacağız.
"ÖNCE EĞİTİMDEN BAŞLAYACAĞIZ"
Bu kapsamda ilk önce eğitimden başlayacağız. Ülkemizde kaliteli eğitim olacak. Ülkede sadece varlıklı ailelerin çocuklarının ulaşabildiği sınıfsal bir avantaj olmaktan çıkartacağız eğitimi. Devletin okullarında yeterli öğretmen, güvenlik görevlisi, sağlık personeli atamalarını muhakkak gerçekleştireceğiz. Yine okullarda bir öğün ücretsiz okul yemeği, ücretsiz temiz içme suyu uygulamasını tüm Türkiye'de yaygınlaştıracağız. Bizim okullarımızda uyuşturucu, suç çeteleri ve akran zorbalığına karşı kararlı ve etkili önlemler alacağız. Liseyi bitiren her gencin iyi bir yabancı dil bildiği, dünyadaki akranlarıyla rekabet edebilecek teknolojik kabiliyetlere haiz olmasını sağlayacağız. Bir yılda öğretim burslarını 1,5 çeyrek altın seviyesine yükselteceğiz. Cumhuriyet yurtları ile öğrencilerimizin barınma sorununu aşacağız.
25 yaş altı her gence iş, staj ve eğitim sunulmasını garanti eden 'Genç İstihdam Garantisi' programını uygulayacağız. Adil staj yasasını çıkartacağız. Genel Sağlık Sigortası ile borçlarını sileceğiz. İlk bilgisayar ve ilk cep telefonundan tüm vergileri kaldıracağız.
Bizim açımızdan ülkemizdeki en büyük, en önemli problemlerden biri ne? Nepotizm. Mülakatlarla hayatları elinden alınan, hakları yenen milyonlarca gencin yaşadığı haksızlığı ortadan kaldıracağız."