CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Ayasofya'da AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katıldığı programda Mustafa Kemal Atatürk'e "zalim ve kafir" diyen imam Mustafa Demirkan'a "Ayasofya'yı Atatürk'e hakaret etmek için mi açtınız? O meczup acaba İstanbul'un işgalini biliyor mu?" diyerek tepki gösterdi.
Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından öne çıkan satır başları:
İkizdere'de verilen mücadele sadece bugünün deÄŸil, geleceÄŸin de mücadelesi. Mantığı talan olan bir siyasi anlayış her türlü zorluÄŸu çıkarıyor. Neredeyse bir orduyu görevlendirecek. İkizdereliler güçlerini farkındalar. Toplumun her kesiminden destek alıyorlar. Çünkü tabiatı korumak hepimizin ortak görevi.Â
ISPARTA VE BURDUR ZİYARETİ
PerÅŸembe günü Isparta ve Burdur'daydık. VatandaÅŸlarla konuÅŸtuk. Sabahın 5'inde gül toplamaya gittim kadınlar ile birlikte. Sorunlarını anlattılar. Onların sorunlarını çözmek bizim boynumuzun borcudur. Aldıkları yevmiye çok düşük, sigortaları var mıdır o da tartışmalı. Isparta'nın korunması lazım. Isparta'nın aynı zamanda gül sektörünün merkezi olması dışında merkezin büyütülmesi lazım. Elde edilen ürünler yurt dışına satılıyor, altından daha kıymetli ama siyasetçi bunu kavrayamadı. Taban fiyatın bu yıl en az 7 buçuk lira olması lazım. Hükümet yetkililerine sesleniyor, bu rakamı pahalı buluyorsanız sen de benim gibi gidersin sevgili ErdoÄŸan, sabahın köründe gül toplarsın az mı çok mu görürsün.Â
"20'YE YAKIN KÖY ALDATILDI"
Rahmetli Süleyman Demirel, Isparta'ya büyük hizmetler etti. Bunlar iktidar oldular 2011 yılında 'Su kanalları boÅŸverin, durdurun. Kapalı devre sulama yapacağız' dediler. Tam 10 yıldır her seçimde giderler, vaatlerde bulunurlar, oylarını alırlar Ankara'ya dönerler, unuturlar. Biz unutmayacağız, gereÄŸini yapacağız. Onlar size önem vermedi, biz size önem veriyoruz. Onlar size yalan söylediler, biz ise asla yalan söylemeyeceÄŸiz. Temiz, ahlaklı, dürüst siyaseti biz getireceÄŸiz. 20'ye yakın köy aldatılmış vaziyette. Bu köylerin tamamı, ağırlıklı olarak AK Parti'ye oy veren köyler. Sen oyunu verdin, vaatler verildi sana. Bir dahaki seçimde, yalan söyleyene oy verme kardeÅŸim.Â
'HAK İSTEMENİN SUÇ OLDUĞU BİR DÖNEMİ YAŞIYORUZ'
Çay, Rize ve Artvin için stratejik ürün. Karadeniz için de fındık stratejik ürün. Bölge halkının gelir düzeyinin yükselmesinin en önemli gerekçesi bu ürüne verilecek olan hakkı olan taban fiyatının verilmesidir. Çay üreticileri isyan etti verilen fiyat düşüktür diye. Fiyatı yükseltin dediler. Polisler ellerinde coplarla müdahale ettiler. 'Türkiye'de demokrasi' var diyorlar. Nerede demokrasi var? Hak istemenin suç olduÄŸu bir dönemi yaşıyoruz. Rizeli ve Artvinli kardeÅŸlerim çay konusunda yıllarca isyan ediyorsunuz. Oy verdiÄŸiniz AK Parti, yıllardır Türkiye'ye çay ithal ediyor. Biz çay ithalatını yasaklayacağız. Kaçak çayı da meydanda yakacağız.Â
AÇIKLANAN NORMALLEŞME TAKVİMİ
Normalleşme başladı. Açıldık ama birkaç noktada iktidarın dikkatini çekmek bizim görevimiz. İş yerlerini açtınız. Aşılamada önce iş yerleri sahiplerinin ve çalışanların olması lazım. İkincisi kirada stopaj kalkmadı, bunun kalkması lazım. İcra dairelerini erteleyin. 3-5 ay esnaf rahat nefes alsın. Esnafın büyük bir kısmı kredi kartı kullandı. Onun da bir şekilde faizsiz ertelenmesi lazım.
ATATÜRK'E HAKARETE TEPKİ
Her ulus, her millet kendi tarihi içindeki acı olayları da, sevineceği olayları da belleğinin bir yerinde tutar. Ama devlete büyük hizmetler vermiş kişileri hep saygıyla anar. Çünkü bu işin partisi olmaz. Bugün aramızdan ayrılan insanlara eğer söz edeceksek saygıdan söz etmeliyiz, sevgiden söz etmeliyiz. Saygı, sevgi temel kural olmalıdır. Ayasofya Camisi'ni açtılar. Cami'de görev yapan imamların, sevgiyi, saygıyı, hoşgörüyü anlatması lazım. Dert varsa dertler ve çözümler konusunda toplumu aydınlatması lazım. Kinden, öfkeden beslenen bir din insanı olmaz. Acıtan da bu zaten.
Ayasofya'yı Atatürk'e hakaret etmek için mi açtınız? Atatürk hayatını bu millet için vermiÅŸ bir kiÅŸi. O meczup acaba İstanbul'un iÅŸgalini biliyor mu? O meczup, Mustafa Kemal Atatürk'ün, İstanbul iÅŸgal altındayken Dolmabahçe'nin önünde yabancılara ait savaÅŸ gemilerini gördüğü zaman 'geldikleri gibi gidecekler' dediÄŸini biliyor mu acaba? Bu meczup kiÅŸi acaba KahramanmaraÅŸ'ın kurtuluÅŸunda ilk kurÅŸunu atan Sütçü İmam'ı ve ne söylediÄŸini biliyor mu acaba? Söyleyeyim, "Her kim ki Mustafa Kemal ve Kuvayi-i Milliye aleyhine fetva verip, düşmanlık yapar bilin ki onların damarlarında kafir kanı vardır" diyor.Â
Bugün sayın Bahçeli de bu konuda bir sürü laf etmiş ama asıl kızmamız gereken bu meczup mu? Bu meczup bu konuşmayı kimin önünde yapıyor? Devlet ricalinden bir Allah'ın kulu 'Yanlış söylüyorsun' dedi mi? Demedi. Bahçeli'ye soruyorum sen kime kızıyorsun? Kendi tarihine ihanet eden bir meczubu nasıl orada tutarsınız. Atatürk bizim ortak değerimizdir. Bahçeli, "Atatürk bizim kırmızı çizgimizdir" diyor. O çizgi, Saray'a yaklaşırken renk değiştiriyor. Renk değişmeyecek arkadaş. Renk değiştiği andan itibaren bu iş olmaz, sözlerin havada kalır.
TÜİK'İN BÜYÜME RAKAMLARI
TÜİK, Türkiye'nin ilk çeyrekte yüzde 7 büyüdüğünü açıkladı. En büyük yalanları söyleyen kurum. Sordum çiftçiye, 'Türkiye yüzde 7 büyümüş' diye, sizin kuraklıktan haberiniz yok herhalde dedi? İşsizlere sorduk, gelirleriniz arttı herhalde sizin de diye. Hangi büyümeden bahsediyorsunuz siz diye? Bakkala sorduk, ne büyümesi, aylardır dükkan kapalıydı diyor. "Sizin çarşıdan, pazardan haberiniz var mı?" diyor emekli. Evlere temizliÄŸe giden kadınlara sordum, "Aylardır evlere temizliÄŸe gidemiyoruz" dedi. Hangi büyümeden söz ediyorsunuz? BeÅŸli çete büyüdü. Yüzde 7 demek onlara hakarettir, yüzde 50, yüzde 60 büyüdüler. İşleri garanti. Devlete dolarla borç verenler de köşeyi döndü. MHP ÅŸu soruyu ErdoÄŸan'a sorma cesareti gösteriyor mu? Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nde Türk Lirası geçerlidir? Ne zamandır dolarla borç almaya baÅŸladınız? Saray beslemesi yüzde 50, yüzde 40 zaten büyüyorlar. 4-5 maaÅŸ alanlar büyüdü.Â
ERDOÄžAN'IN 27 MAYIS KONUÅžMASI
Devletin akılla, istiÅŸare ile, adaletle, bilgi ile yönetilmesi lazım. Siyasetçinin vatandaşına hesap vermesi lazım. Devleti yönetenler her kuruÅŸun hesabını millete verme onurunu yaÅŸamaları lazım. Devleti yönetenlerin halkına yalan söylememesi lazım. Yalancı olamaz.Â
Yassıada'yı TOBB'un parası ile beton adasına dönüştürdüler. Oysa o adanın, Türkiye tarihinde özel bir yeri vardı. Aynen korunması gerekiyordu. Demokrasiye ihanet ettiler. İnönü'nün bir anlatımından söz ediyor. Böyle bir şey hiç duymadık. Meclis'te konuşmuş rahmetli İnönü, tutanaklara baktık böyle bir şey yok. Dışarda konuşmuştur diye sorduk soruşturduk, böyle bir konuşma hiç olmamış. Erdoğan bu kadar yalan söylerken yüzün hiç kızarmıyor mu? Bir insan yalan söylerken yüzü kızarır.
"128 MİLYAR DOLAR NEREDE?"
Finlandiya BaÅŸbakanı, 300 Avroluk sabah kahvaltısını devletin kesesinden ödedi mi ödemedi mi diye polis bunu araÅŸtırıyor. 300 Avro için devlet hazinesine el uzattıysan ben bunun hesabını sorarım diyorum. Peki biz, 128 milyar doları sorduk, tık yok. Åžimdi soruyorum kim ahlaklı, kim adaletli? Kim kul hakkı yiyor, kim yemiyor? Buyrun beyler ne diyeceksiniz? Onlar 300 Avro'nun hesabını soruyorlar, biz 128 milyar dolar nerede dedik suçlu ilan edildik. Soru sormak ne zamandan beri suç oldu?Â
Bir ülkede suçu açığa çıkarmak için soru soruyoruz ve sorduğunuz soru suç kabul ediliyorsa orada demokrasi yoktur. Suçluların iktidarı vardır artık. Soru soruyoruz, suçlanıyoruz. Neden? İktidar suçlu o yüzden. Türkiye Cumhuriyeti suçlular tarafından yönetiliyor. Erdoğan dava açacak, açmazsan namertsin. Mahkemede kanıtlayacağım.
"10 BİN DOLAR ALAN SİYASETÇİ KİM?"
128 milyar doları sorduk, cevabını alamadık. Milletin hafızasında bir yerde dursun. Bunu her yerde söyleyeceÄŸiz. Hak, hukuk, adalet için soracağız. Bu devletin İçiÅŸleri Bakanı TRT'de programa katılıyor, diyor ki; bir siyasetçiyi keklemiÅŸler yani rüşvet veriyorlar. Ne kadar? Ayda 10 bin dolar. Ben söylemiyorum, mafya da söylemiyor. Kim söylüyor? Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin İçiÅŸleri Bakanlığı koltuÄŸunda oturan kiÅŸi söylüyor. Çok önemli. Suçu biliyor, suçluyu da biliyor. Devletin televizyonunda açıklıyor. Birilerine mesaj gönderiyor. KiÅŸiyi de biliyor, rakamı da veriyor. Verenlerin dilinden de konuÅŸuyor 'keklemiÅŸler' diye. Savcı çağırırsa gideceÄŸim, açıklayacağım diyor. İçiÅŸleri Bakanı suçluyu niye gizliyor? Saray'a ÅŸunu mu demek istiyor? 'Bana dokunma, dokunursan bu daha baÅŸlangıç' devleti bu mantıkla yönetirseniz devleti mafyaya teslim edersiniz.Â
Åžentop bu konuyu açıklamak zorundadır. TBMM'ye düşen bu kara gölgeyi kaldırmak zorundadır. Şentop konuÅŸmuyorsa acaba 10 bin dolar benzeri bir olay her ay ona da mı veriliyor? Saray'dakiler sessiz kalabilir. Onların tamamı zaten bir yerlerden besleniyorlar.Â
Soylu'ya bakanlığı ErdoÄŸan verdi. Peki, 10 bin dolar rüşvet verdiÄŸini devletin televizyonunda açıklarken ErdoÄŸan duymadı mı? Duydu. Bunu sordu mu, sormadı. Sorabilir mi? Soramaz. ErdoÄŸan'ın bir ÅŸey daha sorması lazım. "Çıktın, eskiden içiÅŸleri bakanlarının çocuklarının evinde para sayma makineleri vardı dedin. 17-25 ile bana bir mesaj mı vermek istiyorsun?" diye sorması lazım. Soylu, koltuÄŸunu koruma peÅŸinde, ErdoÄŸan da Soylu'ya sahip çıkmak zorunda. Böyle bir tablo ile karşı karşıyayız. EÄŸer siz hükümeti yer altı çetelerine teslime ederseniz, böyle bir tablo çıkar ortaya.Â
Mafya, yer altı çetelerini güçlerini siyasi iktidarı ele geçirerek alırlar. ZindaÅŸti uyuÅŸturucu kaçakçısı nasıl çıktı hapishaneden? Elde ettiler siyasetçiyi. Devleti yönetenleri kontrol ettiÄŸiniz anda, devleti yönetmeye baÅŸlarsınız. 83 milyon insan yeraltı dünyasından bir liderin ne söylediÄŸine bakıyor. Böyle bir tablo Türkiye'ye yakışıyor mu? Memleketi bu hale kim getirdi?Â
ERKEN SEÇİM ÇAÄžRISIÂ
Bu iktidar Türkiye'nin gördüğü en vasat, en beceriksiz, en dar görüşlü iktidardır. Sadece ailesini ve yakın çevresini düşünen, Türkiye'yi düşünmeyen iktidardır. Bu iktidar illegal organizasyonlarla iç içe geçmiÅŸtir. Beceriksiz ve etkisiz bir iktidardır. Bu iktidar bizim omuzlarımıza ciddi yükler getiren bir iktidardır. O nedenle diyoruz bir an önce seçime gitmeliyiz. Halkın huzura, beraber yaÅŸamaya, barışa ihtiyacı var. Her evde huzurun, bereketin olması lazım. Türkiye'nin mafyadan beslenen, para alan siyasetçilere ihtiyacı yok.Â
Ben seçim diyorum, ErdoÄŸan kaçacak delik arıyor. Kimden kaçıyorsun? Milletten, halktan kaçınır mı? VatandaÅŸ seni istiyorsa zaten bir daha geleceksin bana ders vereceksin.Â
Hiçbir Osmanlı Padişahına nasip olmayacak kadar sarayların var senin, çetelerin var. Binlerce trollerin var. Etrafında beslemelerin var. Türkiye Cumhuriyeti'ni çiftlik gibi yönetiyorsun. Kanun, anayasa tanımıyorsun ama gel arkadaş sandığı koyalım dediğim zaman kaçacak delik arıyorsun. Neden kaçıyorsun? Millet seni istemiyor, zorla güzellik olmaz. Memleketi mahvettin, perişan ettin. Erdoğan sen mi büyüksün, millet mi? Millet senden büyük.
 !#**h30126**#!Â