?>

Özgür Özel İzmir'den Kılıçdaroğlu'na meydan okudu!

Cumhuriyet Halk Partisi lideri Özgür Özel, 'mutlak butlan' kararına karşı İzmir Gündoğdu Meydanı'nda düzenlenen mitingde konuştu. Kemal Kılıçdaroğlu'na seslenen Özel, CHP Genel Başkanı'nın tüm parti üyelerinin katılacağı bir oylamayla seçilmesi çağrısında bulundu. Özel, "Eğer ben seçilmezsem, seçilenin sadece elini kaldırmam, elini öperim ömrüm boyunca yanında gezerim" dedi.

Siyaset - 2 saat önce

Cumhuriyet Halk Partisi lideri Özgür Özel, 'mutlak butlan' kararına karşı İzmir Gündoğdu Meydanı'nda düzenlenen mitingde konuştu. Kemal Kılıçdaroğlu'na seslenen Özel, CHP Genel Başkanı'nın tüm parti üyelerinin katılacağı bir oylamayla seçilmesi çağrısında bulundu. Özel, "Eğer ben seçilmezsem, seçilenin sadece elini kaldırmam, elini öperim ömrüm boyunca yanında gezerim" dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi lideri Özgür Özel'in partiye yönelik 'mutlak butlan' kararı sonrası İzmir'de Cumhuriyet Meydanı'nda yapılması planlanan mitingi Valilik engeliyle karşılaştı. Özel, mitingin polis şiddetiyle engellenmesi üzerine yurttaşlarla birlikte Gündoğdu Meydanı'na yürüdü. 

Özel'in beraberinde binlerce İzmirli de meydanı doldurdu. CHP lideri, meydana getirilen bir parti otobüsünün üzerinden alanda toplanan yurttaşlara seslendi.

Özel, konuşmasına, alanda yükselen ‘İzmir seninle gurur duyuyor!’ sloganlarına yanıt vererek başladı:

“Canım İzmir, canım İzmir. Ben de İzmir’le gurur duyuyorum, hepinizle gurur duyuyorum. 10 yaşında geldim bu şehre, lastik ayakkabılarım ve bir küçük valizimle. Bu şehir beni bağrına bastı, beni okuttu ve hep arkamda durdu. Bugünlere beni bu şehir getirdi. İlk Genel Başkan seçildiğimde ilk başta bu şehir bütün dengeleri değiştirmişti. ‘Bir bahçıvanın torunu, iki emekli öğretmenin evladı, devlet parasız yatılı burslusu Eczacı Özgür’den Cumhuriyet Halk Partisi’ne Genel Başkan olmaz, biz izin vermeyiz’ diyenlere bu şehir, İzmir, sokağı arkamda durdu benim, insanı arkamda durdu. ‘Özgür Özel’ dedi. İlk Genel Başkan oldum, beni bağrınıza havaalanında siz bastınız. Kimse inanmadı, 31 belediyenin 29’unu seçimlerden dört ay sonra bize emanet ederek siz destan yazdınız."  

Cumhuriyet Halk Partisi lideri Özel, konuşmasına şöyle devam etti: 

“BU ÖFKEDEN UMUT ÇIKARMA, ÜLKEYİ KURTARMA ZAMANI"

“Siz her seferinde bana inandınız, bize inandınız, partideki değişimin Türkiye’ye değişim getireceğine inandınız. 19 Mart’ta darbe oldu, sokaklara aktınız ve Kordon’dan taştınız. Çağırdık, milyonlar oldunuz, darbeye direndiniz. Biz arkadaşlarımızı satmadık, siz de beni hiç yalnız bırakmadınız. Ne diyorum? ‘Ben İzmirliyim’ diyorum. ‘İzmir’in sokakları neyse ben oyum’ diyorum. Bu sokaklarda gün oldu hüznü gördüm, gün oldu umudu gördüm, gün oldu heyecanı ve coşkuyu gördüm ama ilk kez bugün bu sokaklarda büyük bir öfke görüyorum. Şimdi zaman öfkeyi umuda çevirme; zaman bu öfkeden yeniden umut çıkarma, bu öfkeden, bu enerjiden yeni bir umut çıkarma, hep birlikte ülkeyi kurtarma zamanıdır.” 

“MEYDANI KAPATANLARA 100 BİN OLUP VERDİNİZ CEVABI” 

“Bugün havaalanından Manisa’ya babamın, annemin elini öpmeye; dedemin, anneannemin, babaannemin, dedelerimin kabirlerini ziyaret etmeye; Ferdi kardeşime varmaya, Gülşahımızın mezarına gidecektim. Ben babamın ocağından, anamın kucağından hem de Manisa’da Cumhuriyet Halk Partisi’nin baba ocağından helallik almaya gelmiştim. Başkanlarımız, il başkanımız, belediye başkanlarımız, ‘Havaalanına sığmayız bayramlaşmaya. Biz sizi havaalanında karşılayalım ama çok özlediler, çok öfkeliler. İl binası önüne de sığmayız. Cumhuriyet Meydanı’nda buluşalım, tepkimizi koyalım, birbirimizi görelim, bayramlaşalım. Buradan sizi Manisa’ya uğrayalım’ dediler. ‘Olur’ dedik, çağrı yapıldı. Bugün sabah 06.00’da Gündoğdu Meydanı bariyerlerle çevrelenmiş. “Binlerce milletin evladı, 30 bin kişiyle İzmir Özgür Özel’i bağrına bastı’ demesin, o fotoğraf çekilmesin. Aman ha İzmir’deki energy sakın hiçbir yerden görülmesin’ istemişler. Bir gördük ki zaten her sokak dolu, Kordon dolu ve zaten orası bizi almayacak, almayacak. Şimdi bu kararı kim verdiyse, bu kanunsuz emri kim verdiyse söylüyorum. Hani Cumhuriyet Meydanı’nı kapadınız ya... ‘30 bin kişiyle meydan dolar, AK Partimiz mahcup olur’ diyenlere; 100 bin kişiyle siz verdiniz cevabı.”   

“CUMHURİYET HALK PARTİSİ BİR KEZ DAHA KAPATILDI” 

“Canım İzmirliler, Cumhuriyet Halk Partisi kurulmadan önce Yunan askeri işgal ordusu İzmir’e geldi, Kordon’a çıktı ve 15’inde işgale karşı ilk kurşun burada, Kordon’da Hasan Tahsin tarafından atıldı. Hasan Tahsin’e o gün ölmek düşmüştü. Hasan Tahsin’e o gün devrim için, zafer için ölmek düşmüştü. İzmir’in işgalini duyan Atatürk, artık son noktaya gelindiğini gördü. Dört gün sonra bindi Bandırma Vapuru’na ve bıçak kemikteydi artık, İzmir’i işgaldeydi artık. Samsun’a çıktı ve oradan önce kurtuluşu sonra da kuruluşu sağlayacak büyük bir yürüyüşü başlattı. Cumhuriyet Halk Partisi kurulduğunda bir binası yoktu. İzmir’i işgal edenler İzmir’e geldiler, binaları işgal ettiler. Onlar binalara sahiptiler ama gerçek Cumhuriyet Halk Partililer inanca ve kararlılığa sahiptiler. Bu ülkenin kaderi, partinin kaderi iç içedir. 9 Eylül 1923’te verilen dilekçe, tarihi bir gündür ama koca tarihte bir virgüldür. Bu parti dilekçeyle değil, bu parti Atatürk’ün deyimiyle Sivas Kongresi’nde, fiilen Kurtuluş Savaşı’nda, savaş meydanlarında, karargah çadırlarında kuruldu. Bunun için öfkenizi anlıyorum, bu konuda çok önemli bir çağrı yapacağım. Ben de kızıyorum, üzülüyorum, öfkenizi anlıyorum. İzmir’den birazdan o konuda çok tarihi bir çağrı yapacağım. Hepinize şunu söyleyeyim. Bugün Cumhuriyet Halk Partisi bir kez daha kapatılmış durumda. Önce 9 Eylül 1923’te kuruldu, darbeciler kapattı. Sonra 9 Eylül 1992’de Erol Tuncer ve arkadaşları partiyi kurdu. Maalesef geçtiğimiz 21 Mayıs 2026’da Adalet ve Kalkınma Partisi, Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatına uyan AK Parti yargı kolları Cumhuriyet Halk Partisi’ni bir kez daha fiilen kapattı. Eğer bir partiyi üyeleri, onun seçtiği delegeleri ve onların verdiği kararla seçilmiş yöneticileri yönetmiyorsa; bir partiyi rakip partinin genel başkanı kimi istiyorsa o yönetiyorsa, o siyasi parti fiilen kapanmıştır.”   

“ATANMIŞ CHP, ELE GEÇİRİLEN GENEL MERKEZİMİZDE”

“İki; şu anda bir ve bütün olması gereken, tek parça olması gereken CHP sarayın talimatıyla iki parça haline gelmiştir. İki parçadan bir tanesi atanmış CHP’dir. Ve atanmış CHP işgal edilen, polis baskıyla ele geçirilen Genel Merkezimizdedir. Diğerleri ise seçilmiş CHP’dir ve işte bu meydandadır, bu meydandadır. Buradan açıkça ifade etmek gerekir. Bu mesele Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir iç meselesi değildir. Bunu böyle gören aldanır. Bu milleti aldatır. Bu mesele benimle Kemal Bey arasında da değildir. Bu mesele milletle Tayyip Erdoğan arasındadır. Yapılan iş CHP’yi bölmek, CHP’nin imkanlarına el koymak, her hafta iki miting yapan, bugüne kadar 110 tepki mitingi yapan, 105 yerel seçim mitingi yapan, 40 kez tematik mitinglerle halk buluşmalarıyla meydanları dolduran, toplam 265 kez meydanlarda rekorlar kıran, enerjisi yüksek, genci çok, kadını çok her yaştan üyesiyle iktidara koşan partiyi durdurmaktır.” 

“ERDOĞAN BÖYLE BİR FORMÜL BULMUŞ”

"İzmir’de AK Parti’ye, MHP’ye oy veren çok değerli yurttaşlara söylüyorum. Esas mesele Recep Tayyip Erdoğan bu yenilenen, güçlenen, iktidara yürüyen partinin Cumhurbaşkanı adayını hapse atarak, Ekrem Başkanımızı hapse atarak partiye el koymak, partiyi iyi yönetilmeyen, kendisi için en avantajlı şekilde seçimi kaybedecek bir hale sokmaya çalışmasından ibarettir. Mesele Tayyip Erdoğan’ın iktidarı vermemek için rakibine darbe, partisine darbe yapmasıdır. Tayyip Erdoğan şöyle bir formül bulmuştur. Diyor ki, ‘Haydi bakalım CHP’nin başına mutlak butlan, Türkiye’nin başında mutlak sultan.’ Buna izin vermeyeceğiz. Mutlak butlan ile mutlak sultan ittifakına geçit vermeyeceğiz. İzmirliler Genel Başkanlarıyla buluşacak, bayramlaşacak. O buluşmaya engel olma talimatı verene, o ‘Gazı sıkın’ emrini verene yazıklar olsun. Yazıklar olsun.”   

“SEÇİMLERE KADAR İŞİ SULANDIRMAYA NİYET EDENLER VAR”

“Şimdi siz kızıyorsunuz, ben de buradan İzmir’den tarih önünde Cumhuriyet Halk Partisi’nin amiral gemisinden, sancak gemisinden bir çağrı yapacağım. İlk kez bunu söylüyorum. Bir yanda seçilmiş ve seçildiği kongrede söz verdiği gibi dört ay sonra partiyi yerel seçimlerden başarıyla çıkarmış, 47 yıl sonra partiyi birinci parti yapmış, 24 yıl sonra AK Parti’yi yenmiş bir yönetim var. Şimdi seçimden üç yıl sonra o yönetimi mahkeme kararıyla uzaklaştırıp, o kongrede yarıştığımız ve Türkiye siyasi tarihinde ilk kez ama ilk kez seçimle bir genel başkan değişmişken o seçimi yok sayan, önceki genel başkanı getiren bir karar var. Biz diyoruz ki ‘Derhal, hızla, en kısa sürede bayramdan sonra kararı alıp 40 gün içinde kongre yapalım.’ Ben bunu söylüyorum ve diyorum ki; ‘İster o kongredeki delegeyle, hangi delegeyi istiyorsanız onunla gelin yarışalım’ diyorum, ama kongreyi yapmamaya, işi uzatmaya, seçimlere kadar bu işi sulandırmaya niyet edenler var. Ve çeşitli şeyler söylüyorlar.”

KILIÇDAROĞLU'NA SESLENDİ: DAVULLA ZURNAYLA GENEL BAŞKAN YAPACAĞIZ

“İzmir’den sesleniyorum Kemal Bey’e. Bu kalabalık insanların öfkesinden, günlerdir duyduklarımdan, yazılanlardan, en yakınlarının öfkesinden kimse mutluluk duyduğumu duymasın. Bu işin bir çıkışı var. Madem ki hani hep diyoruz ya ‘Delege, delege, delege. İşte şu delege, bu delege.’ Benim Kemal Bey’e önerin şudur. Gelsin, bayramdan sonraki bir - iki hafta içindeki pazar günü. Nasıl ki ben Ekrem Başkan’ın seçimi için sandığı koyduysam, tüm üyeyi davet ettiysem, Kemal Bey’e 2 milyon üyemize Genel Başkan seçtirmeyi teklif ediyorum. İşte Kemal Bey bu öfkeyi durduracak olan şey; bu partinin gerçek sahiplerine, ki madem o delegeyi, bu delegeyi beğenmediniz ve karşınıza normal bir sandıkla çıkmıyorsunuz, esas sahibine soralım ve 2 milyon CHP’li Genel Başkan’ı seçsin. Şu kadarını söylüyorum; eğer 2 milyon CHP’linin önüne sandığı koyarsanız, ben çıkacağım, adayım. Seçilmiş son Genel Başkan olarak yarışacağım. Eğer seçimi benden başka birisi kazanırsa elini kaldırmayı bırak, elini öpeceğim ve ömrüm boyunca yanında gezeceğim. Bu partinin ayağa kalkmaya ihtiyacı var. Bir ön seçimle Genel Başkan’ı üyeler seçerse parti ayağa kalkar mı? Var mısınız? Bu meydan o sandığı istiyor mu? Şimdi çıkar birkaç üye; ‘Efendim yasa müsait değil’ der. Ben açıkça söylüyorum; 2 milyon üye… Sandıklar ilçelerde, illerde. Bir pazar günü elinde üye kartıyla 2 milyon üye oy kullanacak. Orada seçilen genel başkanı bütün Türkiye kabul edecek. Sonrasında el ele, davulla zurnayla bir kurultay yapıp 2 milyon üyenin seçtiğini resmi genel başkan yapacağız.” 

“İKTİDAR YÜRÜYÜŞÜNÜ DURDURACAK HİÇBİR UZLAŞMAYA GİRMEM” 

“Kemal Bey; yıllarca yanınızda görev yaptık. Bir gün saygıda kusur etmedik. Partinin başarısı için ter döktük. Gün oldu, Meclis’te 300 barbardan dayak yedik. Gün oldu, kürsü devrildi. Altında kaldık, ezildik ama teslim olmadık. Olmadı, birlikte başaramadık. ‘Ama artık özeleştiri’ dedik, dinletemedik. Aday olduk, nasıl yöneteceğimizi anlattık. Takdir aldık, görev aldık. Sonrasında sözü tuttuk partiyi 47 yıl sonra birinci parti yaptık. Bu kötülüğü yapmayın. Bu kötülüğü yapmayın. Partiyi bölmeyin, iktidar yürüyüşünü durdurmayın. 2 milyon üyeye soralım. Kimi seçerlerse hemen kurultayı yapalım, Yargıtay kesinleşsin diye bir dakikada karşılıklı başvurular çekilince o işin olacağını biliyorsunuz. Anında elbirliğiyle üyenin dediğini hayata geçirelim. 2 milyon CHP’linin başa getirdiği genel başkanla iktidara yürüyelim. Bu ülkeye kötülük yapmayalım. Bu partiye kötülük yapmayın. Buradan açıkça söylüyorum. Bu partinin iktidar yürüyüşünü durduracak hiçbir uzlaşmanın içine girmem. Kimseyle pazarlık etmem. Bir arkadaşımı satmam, ben bu yoldan dönmem. Açıkça söylüyorum, içinde bulunduğumuz durum öyle kişisel hesap günü değildir. Kapris günü değildir. Heves gününde değiliz. Bu milletin istemediği, bu partinin istemediği kimse gelip partide yönetici olamaz. Genel başkan yardımcısı olamaz. Milletin söz vermediği kimse partinin sözcüsü ve bu milletin istemediği kimse Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Başkanı olamaz. Buna heves etmeyin.”   

“BU ÖFKE, İHANETE UĞRADIĞINI DÜŞÜNENLERİN ÖFKESİ”

“Kemal Bey bu öfke örgütlenebilecek bir öfke değil. Bu öfke sönümlenebilecek bir öfke değil. Bu öfke artık kaybetmekten bıkmış olanların, iktidar ışığını görmüş olanların, ihanete uğradığını düşünenlerin öfkesi. Bunun için çok rica ediyorum, bunun için çok rica ediyorum. Doğrusunu yapın, üyeyi dinleyin, sokağı dinleyin artık bu sorunu hızla ortadan kaldıralım, bu öfke bitsin, yerini coşku alsın, hep birlikte iktidara yürüyelim. Benim planım hızla Cumhuriyet Halk Partisi’ni seçilmiş bir yönetime dönüştürmek ve iktidar yürüyüşünü sürdürmektir. Benim planım bu. Bir yandan sorulan sorulara kaçamak cevaplar verip planını, gününü söylemeyen plansız başkasının planının parçası olur. AK Parti’nin planı bir kez daha bizi yenmektir. Buna izin vermeyin. Bu sesi, bu protesto seslerini, bu protestoyu durduracak, iktidar yürüyüşünü başlatacak, bu öfke sözünün yerine iktidar sözünü getirecek bir adım varsa o da derhal sandıktır, derhal sandıktır. Ben sizden öfke, tepki, protesto değil; coşku duymak, iktidar sloganları duymak istiyorum.”   

“SEÇİLMİŞLERE DESTEK VERENLERE TEŞEKKÜR EDİYORUM”

“Bir teşekkürüm de İzmir’in aslan demokratlarının yanında, İzmir’in tarihin doğru tarafında yer alan, butlan kararını kınayan, bize dayanışmasını bildiren İzmir’in bütün demokratlarına. İzmir’in muhafazakar demokratlarına, milliyetçi demokratlarına, Kürt demokratlarına, sosyalist demokratlarına teşekkür ediyorum, liberal demokratlarına teşekkür ediyorum. Çünkü onlar biliyorlar ki bizi bu mücadelemizde yalnız bırakmayan, AK Parti yargısının açtığı yoldan işaret edilenlere değil; seçilmişlere destek veren tüm siyasi partilere, tüm sendikalara, meslek örgütlerine, sivil toplum örgütlerine teşekkür ediyorum. Onlar biliyorlar, siz biliyorsunuz. Hepimiz biliyoruz ki ‘Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz. Değerli İzmirliler, bu inancı, bu kararlılığı sonuna kadar savunmaya var mıyız? Birlikte miyiz? Yolumuz nereden geçerse o yolu birlikte yürüyecek miyiz? Eninde sonunda başaracak mıyız? Kazanacak mıyız? Bizim kazancımız bir siyasi partinin iç yarışını kazanmak değil; bizim kazancımız Atatürk’ün partisini iktidar yapmaktır.” 

"SİZ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN ASKERLERİSİNİZ"

“Buradan dosta söylüyorum, olmayan anlasın. Meclis’teki son grup toplantılarından birinde söylemiştim. Çok iyi niyetle söylemiştim, sonrasında baktım çok iyi anlayanlar var ama anlamayanlar da var. Bir daha söylüyorum. Sonra da bugün kendilerince o küçük meydanı bize kapatan, bu koca meydanı bize doldurtanlara söylüyorum. İstiyorsan Hakk’a varmayı, meslek edin gönül almayı. Bırak saraylara mermer olmayı, toprak ol baharında güller yetişsin. Gelir işte böyle caddelerinde bayrak bayrak açarlar. Sen bizim güllerimizi yetim mi sandın?’ Her biriniz bu milletin bağrında açan güllersiniz. Her biriniz bir iktidarı müjdelersiniz. Her biriniz bir zaferi müjdelersiniz. Çünkü siz yenilmeyen, teslim olmayan, teslim etmeyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün askerlerisiniz. O, işgali de gördü, o, kurşunu da yedi, o, hastalıkları da gördü, o, çok çileler çekti ama asla ve asla bu millete olan inancını yitirmedi.”   

"MİLLET SANDIĞA UZANAN ELİ KOPARIR"

“Bizim binamızı gelip aldılar. Tabelamızı söktüler, unvanımıza, sizin verdiğiniz Genel Başkanlık unvanını AK Parti yargı kollarıyla eliyle aldılar, kendileri kullanmaya başladılar. Ama bir tek şeyi hesaba katmadılar. Sizi katmadılar. Bu partinin canım üyelerini, gönül verenlerini, Türkiye’nin demokratlarını hesaba katmadılar. Soruyorum, Atatürk’ün emaneti partimize sahip çıkacak mısınız? Atatürk’ün emaneti sandığa sahip çıkacak mısınız? Partimizi geri alacak mısınız? Eninde sonunda o sandığı getirip Tayyip Erdoğan’ı yenecek misiniz? Sana meydan okuyorum Erdoğan, sana meydan okuyorum. Biz kazanacağız, biz kazanacağız, biz kazanacağız. Millet kazanacak. Andolsun ki devletle milleti karşı karşıya getirenlere söylüyorum. Bu millet devletini sever, verdiği görevi yapar, askere gider, evladını yollar, şehit gelir, ‘Vatan sağ olsun’ der ama sandığa uzanan eli koparır atar. O yüzden bu milletin karşısına devleti dikmeyin. Bir daha sakın ha görmeyelim. Ankara’da yaptınız gördük. Burada yaptınız gördük. Kardeşimiz polisi karşımıza dikmeyin. Millete barikat sökmez. Bu yolda hep birlikte yürümeye kararlı mısınız? Benimle yürüyecek misiniz? Atatürk’ün emaneti ile yürüyecek misiniz? Hep beraber miyiz? Yolumuz açık olsun. Yol zor ama yoldaşlar var. Yol zorlu ama azim var. Birlikte yürüyeceğiz, yolumuz açık olsun. Yürüyelim arkadaşlar.”

Haftanın Öne Çıkanları

MHP’li Feti Yıldız, CHP'ye mutlak butlan kararını eleştirdiği paylaşımını sildi!

2026-05-25 19:10 - Siyaset

CHP'den Kılıçdaroğlu'na "arınma" yanıtı

2026-05-20 15:00 - Siyaset

Kılıçdaroğlu'ndan CHP'ye "arınma" çağrısı...

2026-05-20 13:49 - Siyaset

Kılıçdaroğlu: Ahlaki değerleri düzeltmemiz lazım!

2026-05-23 17:26 - Siyaset

Kılıçdaroğlu'nun video paylaşımına tepki yağdı!

2026-05-20 17:21 - Gündem

Kılıçdaroğlu: Hiç kimse endişe etmesin

2026-05-21 19:38 - Siyaset

AKP mutlak butlan sessizliğini bozdu: Hiçbir şekilde bu olayın herhangi bir yerinde değiliz

2026-05-25 15:44 - Siyaset

Kılıçdaroğlu'nun avukatları, Özgür Özel'in temyiz başvurusunu geri çekti

2026-05-22 09:01 - Gündem

Kılıçdaroğlu'nun ilk icraatı: 3 ismi görevden aldı!

2026-05-22 09:11 - Gündem

CHP Genel Merkezi'nin önüne gelen 'Kılıçdaroğlu destekçisi' AKP'li çıktı!

2026-05-24 09:55 - Gündem

İlgili Haberler

Devlet Bahçeli'den Özgür Özel'e telefon

20:34 - Siyaset

BTP, Kılıçdaroğlu değil Özgür Özel'in heyetiyle bayramlaşacak

19:30 - Siyaset

Bahçeli, Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel'e 'tarihi çağrı' yapacak

18:40 - Siyaset

Ali Mahir Başarır'dan Kılıçdaroğlu'na flaş çağrı...

19:42 - Siyaset

Kılıçdaroğlu'nun PM listesi belli oldu

19:39 - Siyaset

Günün Manşetleri

KONDA'dan dikkat çeken "mutlak butlan" anketi...

19:45 - Gündem

Ali Mahir Başarır'dan Kılıçdaroğlu'na flaş çağrı...

19:42 - Siyaset

Kılıçdaroğlu'nun PM listesi belli oldu

19:39 - Siyaset

BTP, Kılıçdaroğlu değil Özgür Özel'in heyetiyle bayramlaşacak

19:30 - Siyaset

Mahmut Tanal: Özgür Özel hala Genel Başkan görünüyor...

11:00 - Siyaset