Aziz İhsan Aktaş davasında örgüt liderliğiyle suçlanan Aziz İhsan Aktaş örgüt kurma suçundan beraat etti. Davada Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat 23 yıl, Adan Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar 6 yıl, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer 8 ay 10 gün ceza aldı.
Aziz İhsan Aktaş'ın belediye başkanları ve belediye yöneticilerine rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiasıyla açılan davada karar duruşması görüldü.
Mahkeme iddianamede yer alan eylemlerin "çıkar amaçlı suç örgütü" yapısı içerisinde olmadığına hükmederek "örgüt" suçlamalarının tamamından tüm sanıklar hakkında beraat kararı verdi.
Bu kapsamda 'suç örgütü lideri' olmakla suçlanan ve tutuksuz yargılanan itirafçı sanıklar Aziz İhsan Aktaş ve Baki Nugay "örgüt kurma" suçundan beraat etti.
Savcılığın mütalaasında 280 yıla kadar ceza talep ettiği Aziz İhsan Aktaş’a “ihaleye fesat karıştırma” suçundan 2 yıl 8 ay 15 gün hapis cezası ile 2 yıl ihale yasağı kararı verildi. Aziz İhsan Aktaş ve akrabalarının el konulan tüm şirketlerinin iadesine karar verildi.
Kararı açıklayan mahkeme heyeti Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ve eşi Celal Tekin'in tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.
Tutuklu Avcılar Belediye Başkan Yardımcısı Erhan Daka ve Adıyaman Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhan Kayhan'ın tahliyesine karar verildi.
Beşiktaş Belediyesi Başkan Yardımcısı Alican Abacı'nın hükmen tutuklanmasına karar verildi. Kararlar oy birliğiyle alındı.
Belediye başkanları ne ceza aldı?
Beşiktaş Belediye Başkanı Akpolat'a 22 yıl 11 ay
Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat toplam 22 yıl 11 ay 15 gün hapis cezası aldı. Akpolat'a ayrıca 4 milyon lira para cezası verildi. Akpolat'ın Çorlu'daki tüm malvarlıklarına el kondu.
Akpolat'ın eşi Yeşim Akpolat'a da 4 yıl 2 ay hapis cezası ve 781 bin lira para cezası verildi. Ayrıca 3 ve arabasına el kondu.
Zeydan Karalar 6 yıl ceza, Abdurrahman Tutdere'ye beraat
Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar "rüşvet almaktan" 6 yıl 3 ay ceza verildi. Karalar’ın 3 yıl 1 ay 15 gün de memuriyetten yasaklaması kararı verildi.
Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'ye beraat verildi.
Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar'a 5 yıl 10 ay
Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar'a "rüşvet almaktan" 5 yıl 10 ay ceza verildi.
Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin'e 8 yıl 4 ay
Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin'e "rüşvet almaktan" 8 yıl 4 ay ceza verildi.
Avcılar Belediye Başkanı Çaykara'ya 6 yıl
Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara'ya "rüşvet almaktan" 6 yıl 8 ay ceza verildi.
Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer'e 8 ay 10 gün
Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer de 1 suçlamadan beraat etti. Diğer suçlamadan 8 ay 10 gün ceza aldı.
Karar öncesi son sözler
Karar duruşmasında savcının mütalaasını tekrarlamasının ardından son sözlere geçildi. 14 aydır tutuklu olduğunu belirten Adıyaman Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhan Kayhan, “Türkiye’de siyasi ortamdan kaynaklı biz buradayız. Nedenini biliyoruz. Avukatlarımın beyanlarına katılıyorum. Öncelikle tahliyemi, sonra da beraatımı istiyorum” dedi.
"Tek isteğim iki evladıma sarılmak"
Avcılar Belediye Başkan Yardımcısı Erhan Daka, “Tek isteğim, arkada duran iki evladıma sarılmak” sözleriyle tahliyesini ve beraatını isterken avukat Celal Tekin de “Önceki savunmalarımı tekrar ediyorum. Salıverilmemi ve beraatımı talep ediyorum” ifadelerini kullandı.
“Tutukluluk cezalandırmaya dönüştü"
Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, şunları dile getirdi:
“Hayatı hukuka olan inancımla yaşadım. Amacı hukuk devletini korumak ve insan haklarını savunmak olan savunma mesleğini bir aidiyet duyarak yaptım. 15 aylık süreç içerisinde hukukun temel ilkelerinin ihlal edildiği bir dönemde yargılamanın öznelerinden biri oldum. Bu süreçte adil yargılanma hakkı ve lekelenmeme hakkımız ihlal edildi. Masumiyet karinesine uyulmadı. ‘Şüpheden sanık yararlanır’ ilkesi hiçbir zaman uygulanmadı. Tutukluluğun bir tedbir olduğu unutularak cezalandırmaya dönüştürüldü. Dosya tamamen etkin pişmanlık beyanlarından oluşuyor. Etkin pişmanlık beyanları öyle bir noktaya geldi ki tutuklulukla iradeleri sakatlanan, mal varlıklarına el konulan insanların canlarını, mallarını ve ailelerini kurtarabilmek için yaptıkları itiraflar, iftiralara dönüştü. Bizim söylediğimiz hiçbir şey duyulmadı. Kör olundu, sağır olundu ve maalesef mahkememize etki edemedik.
"Sağlık raporum dikkate alınmadı"
Kalp sağlığımın tehlikeye gireceği bir hastalıkla ilgili rapor sundum ancak raporum dikkate alınmadı. Bu anlamda kırgınım. Hukuka ve adalete kırgınım. Gerçekten kırgınım ama bunun düzeleceğine inanıyorum. İnancımı kaybetmek istemiyorum. Tutuklandığımda oğlum 15 yaşındaydı. Oğlum bile beni uyarmaya başladı, ‘Anne, artık bu duruşmada benden bahsetme’ dedi. Oğlum şu anda 16 yaşında. Bir yıldır oğlumun en kritik döneminde yanında olamadım. Ayrıca bana güvenerek oy veren Seyhan halkına sözlerim vardı. O sözlerimi de gerçekleştiremedim. Bunu düzeltmek hepimizin elinde. Bugün sizin vereceğiniz kararla bunu hep birlikte düzeltebiliriz diye düşünüyorum. Öncelikle tahliyemi, daha sonra da beraatımı talep ediyorum. Ortada suç yok, suçun kanıtı da yok. Ben vicdanen de hukuken de müsterihim. Bu yargılama sonucunda bugün vereceğiniz karar, benim kim olduğumu değil; yargının delil ve adalet karşısında nerede durduğunu gösterecektir. Kararınız milletimizin hukuka, adalete ve demokrasiye olan inancının açık bir ifadesi olarak tarihe geçecektir."
“Tek bir somut delil yok"
Aziz İhsan Aktaş davasında son sözü alan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, “Geldiğimiz nokta itibarıyla dosyanın tamamında hiçbir somut delil yok. Tamamı itirafçı beyanları” dedi. Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, şöyle konuştu:
“Şu anda belediye başkanları içerisinde tüm dosyalar içerisinde en uzun süreli tutuklu bulunan belediye başkanıyım. Göreve geldiğim ilk andan itibaren hem soruşturma aşamasında hem kovuşturma aşamasında bir devlet adamı terbiyesiyle hareket etmeye gayret ettim. Masumiyet karinemiz ihlal edildi. Lekelenmeme hakkımız ihlal edildi. Ailelerimiz, bizler rencide edildik. Kamuoyunda itibarsızlaştırıldık. Peşinen suçlu ilan edildik ama tüm bunlara karşı sadece huzurunuzda konuştuk. İddianameyi bekledik ve bunun dışında da hiçbir açıklama yapmadık. Aynı hassasiyeti kovuşturma aşamasında da gösterdik ve bu davanın sağlıklı yürümesi, siyasi baskıdan arındırılması için üzerimize düşen tüm sorumluluğu yerine getirdik. Ben ilk celseden itibaren hep benzer savunmaları yaptım. Durduğum yerde durmaya gayret gösterdim çünkü ilk andan itibaren suçsuz olduğumu, herhangi bir suç işlemediğimi biliyordum.
"İtirafçı beyanları ile buradayız"
Yani geldiğimiz nokta ve şu an itibarıyla dosyanın tamamında hiçbir somut delil yok. Tamamı itirafçı beyanları. İlk ifadelerinde aleyhimizde hiçbir cümle konuşmamış, sonra da iradeleri sakatlanarak ifadeleri değiştirilmiş iftiracıların beyanlarıyla hepimiz burada tutuluyoruz. Ben son savunmamda da ifade ettiğim üzere iki tane kimliğim var. Bir tanesi seçilmiş kamu yöneticisi olmak, bir tanesi de sorumlu bir siyasetçi olmak kimliği. İki kimliğimle de bana güvenen, oy veren, yanımda olan, benimle birlikte yol yürüyen hiç kimsenin başını öne eğdirmedim. Geldiğimiz nokta itibarıyla da dosyada hiçbir somut delilin olmadığına bakacak olursak durduğum yerin ne kadar doğru olduğunu da burada tekrar ifade etmek istiyorum. Verdiğim ifadeleri, savunmaları aynen tekrar ediyorum. Önce çalışma arkadaşlarımın, sonra aile bireylerimin, en son da kendimin beraatını talep ediyorum.”
Aziz İhsan Aktaş, duruşmaya katılmadı
İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’de yeni inşa edilen salonda yapılan duruşmayı Yeni Parti İstanbul Milletvekili Gökan Zeybek, Adana Milletvekilleri Orhan Sümer ve Bilal Bilici, Yeni Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu, Yeni Parti Adana İl Başkanı Anıl Tanburoğlu ile İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanvekili Nuri Aslan da izledi.
Hakkında yüzlerce yıl hapis istenen ancak etkin pişmanlık ifadeleri nedeniyle tutuksuz yargılanan, salona özel bir kısımdan girdiği için “VIP sanık” tepkilerine neden olan Aziz İhsan Aktaş, karar duruşmasına katılmadı.
Duruşma öncesi belediye başkanlarından açıklamalar
Görevden uzaklaştırılan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar duruşma öncesinde "Olumlu düşünüyorum, iyi olacak" açıklaması yaptı.
Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar da "7 ay sonunda beklediğimiz an geldi, beraat edeceğime yüzde yüz inanıyorum. Adaletli bir karar çıkacağına inanıyorum" dedi.
Görevden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer Silivri'ye geldi. Özer, "Haksızlıkların sona ermesini, adaletin yerini bulmasını istiyoruz. Beraat kararı en büyük beklentimiz. Daha sonra da görevimizin başına dönmeyi Esenyurt'a hizmet etmeyi bekliyoruz" şeklinde konuştu.
Soruşturma nasıl başladı? İlk operasyonlar Beşiktaş ve Esenyurt
Soruşturma, Beşiktaş ve Esenyurt belediyelerindeki bazı ihalelere ilişkin iddialar üzerine 13 Ocak 2025’te düzenlenen operasyonla kamuoyunun gündemine geldi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, iş insanı Aziz İhsan Aktaş’ın yönettiğini öne sürdüğü bir yapının belediye başkanları ve üst düzey belediye yöneticilerine menfaat sağlayarak ihalelerin kendi şirketlerine verilmesini sağladığı iddiasıyla 47 kişi hakkında gözaltı kararı verdi.
Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Aziz İhsan Aktaş, Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Alican Abacı ve BELTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Önder Gedik’in de aralarında bulunduğu 23 kişi, 17 Ocak’ta tutuklandı.
Akpolat hakkında “örgüte üye olma”, “ihaleye fesat karıştırma”, “rüşvet” ve “haksız mal edinme”; Aktaş hakkında ise “örgüt kurma ve yönetme”, “rüşvet verme” ve ihale süreçlerine müdahale etme iddiaları yöneltildi. Akpolat ve Aktaş suçlamaları reddetti.
Soruşturmanın ikinci aşamasında, 17 Nisan 2025’te Beşiktaş Belediyesine yönelik yeni bir operasyon düzenlendi. Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Yılmaz’ın da aralarında bulunduğu belediye çalışanları hakkında gözaltı işlemi yapıldı. Bu aşamada belediyenin ihale, imar, iskân ve iş yeri ruhsatı işlemleri incelendi.
Aktaş’ın ifadelerinin ardından soruşturma genişledi
Tutuklu bulunan Aziz İhsan Aktaş, 30 Nisan ve 11 Mayıs 2025’te etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini belirterek savcılığa ifade verdi.
Aktaş, şirketlerinin iş yaptığı bazı belediyelerde hak ediş ödemelerinin yapılması, sözleşmelerin sürdürülmesi ve ruhsat işlemlerinin tamamlanması karşılığında kendisinden para, araç veya başka menfaatler talep edildiğini ileri sürdü.
Bu ifadelerin ardından soruşturma Beşiktaş ve Esenyurt’un dışına genişledi.
31 Mayıs 2025’te düzenlenen operasyonda Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Erdal Celal Aksoy ve İSFALT Genel Müdürü Burak Korzay’ın da aralarında bulunduğu 27 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.
Çaykara, Aydar ve Tekin 3 Haziran’da tutuklandı. Belediye başkanları, Aktaş’ın anlatımlarına dayandırılan suçlamaları reddetti.
Aziz İhsan Aktaş ise etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadeler ve bu ifadeler üzerine yapılan tespitler gerekçe gösterilerek 4 Haziran 2025’te tahliye edildi. Aktaş hakkında ev hapsi ve yurt dışına çıkış yasağı uygulandı.
Operasyonlar Adana ve Adıyaman’a uzandı
Soruşturma kapsamında 5 Temmuz 2025’te düzenlenen operasyonda Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, dönemin Seyhan Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Özcan Zenger ve Adıyaman Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhan Kayhan gözaltına alındı.
Savcılık, Karalar’ın Seyhan Belediye Başkanlığı döneminde belediyeyle çalışan şirketlerin yöneticilerinden menfaat talep ettiği; Tutdere’nin ise şirket yöneticilerini Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhan Kayhan’a yönlendirdiği iddiasında bulundu.
Karalar tutuklanırken Tutdere hakkında ev hapsi kararı verildi. Tutdere’nin adli kontrolü daha sonra kaldırıldı ve Tutdere görevine iade edildi. Karalar ve Tutdere suçlamaları reddetti.
200 sanık hakkında dava açıldı
Savcılık, soruşturmayı 20 Ekim 2025’te tamamladı. Hazırlanan 579 sayfalık iddianamede Beşiktaş, Avcılar ve Esenyurt belediyeleri ile İSFALT ve İETT “suçtan zarar gören” kurumlar arasında gösterildi. Dosyada 19 kişi “mağdur”, aralarında yedi belediye başkanının da bulunduğu 200 kişi ise “sanık” olarak yer aldı.
İddianamede Aktaş’ın belediye yöneticilerine menfaat sağlayarak bazı ihaleleri kendi şirketleri lehine yönlendirdiği ve bu faaliyetleri bir örgüt yapısı içinde yürüttüğü öne sürüldü.
Aktaş ve diğer sanıklar suçlamaları kabul etmedi. Belediye başkanları da Aktaş’ın anlatımlarına dayandırılan iddiaları reddederek beraatlerini istedi.
İddianamede Aktaş için 450 yıla kadar hapis istendi
İddianamede Aziz İhsan Aktaş’ın “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “ihaleye fesat karıştırma”, “edimin ifasına fesat karıştırma”, “resmî ve özel belgede sahtecilik”, “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık”, “rüşvet verme”, “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” ve “gerçeğe aykırı fatura düzenleme” suçlarından cezalandırılması talep edildi.
Savcılık, Aktaş hakkında 187 yıldan 450 yıla kadar hapis cezası ve suçtan elde edildiği ileri sürülen mal varlıklarının müsaderesini istedi.
Beşiktaş Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Rıza Akpolat’ın ise “örgüt üyeliği”, “ihaleye fesat karıştırma”, “resmî ve özel belgede sahtecilik”, “dolandırıcılık”, “rüşvet alma”, “mal varlığı değerlerini aklama” ve “haksız mal edinme” suçlarından 133 yıldan 337 yıla kadar hapsi talep edildi.
Avcılar Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Utku Caner Çaykara hakkında 5 yıldan 15 yıla, Esenyurt Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ahmet Özer hakkında 3 yıldan 9 yıla kadar hapis istendi.
Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ve Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere’nin de “rüşvet alma” suçundan ayrı ayrı 4 yıldan 12 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.
Altı ayda 59 duruşma yapıldı
İddianamenin kabul edilmesinin ardından davanın ilk duruşması 27 Ocak 2026’da görüldü. İlk duruşmadan 29 Temmuz’a kadar geçen yaklaşık altı aylık dönemde 59 duruşma yapıldı.
Yargılama başladığında 33 olan tutuklu sanık sayısı, verilen tahliye kararlarıyla beşe düştü. Zeydan Karalar, Kadir Aydar ve Utku Caner Çaykara’nın da aralarında bulunduğu 28 sanık tahliye edildi.
Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat ve Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ile Adıyaman Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhan Kayhan, Oya Tekin’in eşi Celal Tekin ve Avcılar Belediye Başkan Yardımcısı Erhan Daka’nın tutuklulukları sürüyor.
Savcı mütalaasında ceza taleplerini değiştirdi
Cumhuriyet savcısı, yaklaşık 100 sayfalık esas hakkındaki mütalaasını 14 Mayıs’taki duruşmada mahkemeye sundu.
Mütalaada, Aktaş’ın ihale almak amacıyla kurduğu ileri sürülen sistemin rüşvet üzerine işlediği iddia edildi. Aktaş’la bağlantılı olduğu öne sürülen şirketlerin, Rıza Akpolat’ın Beşiktaş Belediye Başkanlığı dönemindeki ihalelerde neredeyse tekelleştiği savunuldu.
Savcı, Aktaş’ın “örgüt kurma”, 29 kez “ihaleye fesat karıştırma”, 19 kez “özel belgede sahtecilik”, dört kez “resmî belgede sahtecilik”, üç kez “rüşvet” ve üç kez “edimin ifasına fesat karıştırma” suçlarından toplam 103 yıldan 280 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istedi.
Aktaş ve Baki Nugay hakkında, soruşturma aşamasında rüşvet iddialarına ilişkin bilgi verdikleri gerekçesiyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması da talep edildi.
Aktaş, mütalaada cezalandırılmasının istendiği suçlamaları kabul etmeyerek beraatini istedi. Avukatı Özer İncegül ise mütalaanın bazı bölümlerinin iddianamenin sınırlarını aştığını savundu.
Savcılık, Baki Nugay hakkında 119 yıldan 328 yıla; Rıza Akpolat hakkında ise 86 yıldan 234 yıla kadar hapis cezası talep etti. Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Yılmaz’ın da 64 yıl 6 aydan 179 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi.
Belediye başkanları savunmalarında ne söyledi?
Görevlerinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara ve Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer ile adli kontrol kararı kaldırıldıktan sonra görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, savunmalarında suçlamaları reddetti. Belediye başkanları, Aziz İhsan Aktaş’ın beyanlarının kendi içinde çeliştiğini ve iddiaların somut delillerle desteklenmediğini savundu.
Rıza Akpolat: İhale süreçlerine müdahale etmedim
Rıza Akpolat, Beşiktaş Belediyesindeki ihalelerin ilgili birimler ve ihale komisyonları tarafından yürütüldüğünü, belediye başkanı olarak bu süreçlere müdahale etmediğini savundu.
Aktaş ile arasında rüşvet ilişkisi bulunduğu iddiasını reddeden Akpolat, Aktaş’ın da mahkemedeki beyanlarında kendisiyle rüşvet ilişkisine girmediğini söylediğine dikkati çekti. Soruşturma sürecinde bazı sanıkların verdikleri ifadeleri daha sonra değiştirdiğini belirten Akpolat, bu beyanların kendisini suçlayan somut bir içeriğe sahip olmadığını ileri sürdü.
Kendi şirketi ve yakınları üzerinden “rüşvet havuzu” oluşturulduğu iddiasını da kabul etmeyen Akpolat, dosyaya konu harcamaların ve mal varlığı hareketlerinin yasal kaynaklara dayandığını savunarak kendisiyle birlikte yargılanan aile üyelerinin beraatini istedi.
Akpolat, 28 Temmuz’daki savunmasında, “Suç işlemediğimi ispatladım” diyerek savcılığın örgüt, ihale ve rüşvet suçlamalarına dayanak gösterdiği delillerin yargılama sırasında çürütüldüğünü öne sürdü.
Oya Tekin: Ödeme ile görüşme arasında bağlantı yok
Oya Tekin hakkındaki suçlama, Aktaş’ın, Seyhan Belediyesinden biriken alacaklarının ödenmesi karşılığında Tekin’in eşi Celal Tekin’e bir milyon dolar verdiği yönündeki beyanına dayandırıldı.
Tekin ise söz konusu şirketlere yapılan ödemenin belediyenin devam eden hizmet alımı kapsamında doğmuş ve vadesi gelmiş bir hak ediş olduğunu savundu. Eşi Celal Tekin’in Aktaş ile Ankara’da yaptığı görüşmeyle belediyenin gerçekleştirdiği ödeme arasında bağlantı bulunmadığını söyledi.
Aktaş’ın siyasi parti kanalıyla eşine ulaşarak görüşmek istediğini belirten Tekin, bu görüşmenin tek başına rüşvet suçunun kanıtı sayılamayacağını ifade etti. Ödemenin kişisel talimatıyla yapılmadığını ve belediyedeki olağan mali süreç içinde gerçekleştirildiğini ileri sürdü.
Tekin, mütalaaya karşı savunmasında aynı delillerle suçlanan bazı sanıkların hiç tutuklanmadığını, dosyanın ağırlığının ise kendisi ve eşi üzerinde bırakıldığını söyledi. “Suç işlediğimi gösteren bir delil varsa sonucuna hazırım” diyen Tekin, somut delil bulunmadığını savunarak beraatini talep etti.
Kadir Aydar: Aktaş’ın şirketlerine ihale vermedim
Kadir Aydar, Aktaş’ın, belediyedeki alacaklarının ödenmesi karşılığında Aydar’ın yakınlarına para verdiği yönündeki iddiasını reddetti.
Aydar, 2024’te belediye başkanı seçilmesinin ardından Aktaş’a veya yakınlarına ait şirketlerin Ceyhan Belediyesinden ihale almadığını, önceki dönemden devam eden bir ihalenin de bulunmadığını söyledi. Bu nedenle kendisine rüşvet verilmesini gerektirecek bir ihale veya ödeme ilişkisi kurulamadığını savundu.
Aktaş’ın verdiğini öne sürdüğü paranın kendisine ulaştığına ilişkin herhangi bir banka kaydı, görüntü, mesaj veya başka bir maddi delil bulunmadığını belirten Aydar, suçlamaya konu para hareketlerinin bilirkişi tarafından incelenmesini istedi.
Zeydan Karalar: Rüşvet anlaşması da ihale ilişkisi de yok
Zeydan Karalar hakkındaki suçlama, Seyhan Belediye Başkanlığı döneminde belediyeye iş yapan şirketlerden menfaat istediği ve şirket yetkililerini dönemin Temizlik İşleri Müdürü Özcan Zenger’e yönlendirdiği iddiasına dayandırıldı.
Karalar, Aktaş’ın şirketleriyle kendisi arasında doğrudan bir ihale veya ödeme ilişkisi kurulamadığını söyledi. Dosyada rüşvet anlaşmasını gösteren bir görüşme, para hareketi, HTS kaydı, baz kaydı veya bilirkişi tespiti bulunmadığını savundu.
Aktaş ve diğer sanıkların ifadelerinin soruşturma boyunca değiştiğini belirten Karalar, bir anlatımda kendisiyle görüşülmediğinin, başka bir anlatımda ise defalarca görüşüldüğünün öne sürüldüğünü söyledi. Suçlamanın birbirini doğrulamayan beyanlara dayandığını savunan Karalar, “Rüşvet anlaşması yok, ihale yok, irtikap yok. O zaman suç da yok” diyerek beraatini istedi.
Abdurrahman Tutdere: Suçlamaya konu tarihte Adıyaman’da değildim
Abdurrahman Tutdere, Aktaş’ın şirket yöneticilerini Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhan Kayhan’a yönlendirdiği ve bu ilişki üzerinden menfaat sağlandığı iddiasını reddetti.
Tutdere, suçlamaya dayanak gösterilen 6 Haziran 2024 tarihinde Adıyaman’da olmadığını, dolayısıyla iddia edilen görüşme veya yönlendirmeyi gerçekleştirmesinin mümkün olmadığını söyledi. Aktaş’ın beyanlarında paranın kim tarafından, nerede ve ne şekilde verildiğine ilişkin somut ve tutarlı bilgi bulunmadığını savundu.
Mütalaanın soyut ve birbiriyle çelişen anlatımlara dayandığını belirten Tutdere, banka hareketi, iletişim kaydı veya fiziki takip gibi iddiayı doğrulayacak bir delil ortaya konulamadığını ifade ederek beraatini talep etti.
Utku Caner Çaykara: Seçim desteğinden haberim yoktu
Utku Caner Çaykara hakkındaki suçlama, Beşiktaş Belediyesindeki birikmiş hak edişlerin ödenmesi karşılığında, Çaykara’nın 2024’teki seçim çalışmalarında kullanılmak üzere para ve araç sağlandığı iddiasına dayandırıldı.
Çaykara, adaylığının seçimden yalnızca 39 gün önce açıklandığını, kampanyanın çok sayıda parti üyesi ve gönüllünün katıldığı geniş bir organizasyon tarafından yürütüldüğünü söyledi. Aktaş veya şirketleri tarafından para ve araç sağlandığına ilişkin bilgisi ve talimatı bulunmadığını savundu.
Savcılığın bazı ihale suçlamaları yönünden beraatini isterken, seçim kampanyasına destek iddiası nedeniyle cezalandırılmasını talep etmesini çelişkili bulan Çaykara, bu desteğin hangi belediye işleminin karşılığı olduğunun ortaya konulamadığını belirtti.
Aktaş’ın kendisiyle görüştüğü yönündeki anlatımını ilk kez mahkeme sorgusunda dile getirdiğini söyleyen Çaykara, önceki etkin pişmanlık ifadelerinde bulunmayan ve somut belgeyle desteklenmeyen bu beyanın aleyhine delil yapılamayacağını savundu.
Ahmet Özer: Göreve gelmeden başlatılan süreçlerden sorumlu tutulamam
Ahmet Özer, suçlamalara konu ihalelerin önemli bölümünün kendisi Esenyurt Belediye Başkanı seçilmeden önce başlatıldığını söyledi.
Özer, görev süresi içinde ihale komisyonlarında yer almadığını, teknik ve mali değerlendirmelerin ilgili belediye birimlerince yapıldığını belirtti. Aktaş’ı belediye başkanı seçildikten sonra yalnızca bir kez, tebrik ziyareti sırasında gördüğünü; aralarında ihale veya menfaat ilişkisi bulunmadığını savundu.
İhale dosyalarındaki hesaplama ve belge düzenleme işlemlerinin belediyenin ilgili görevlilerinin sorumluluğunda olduğunu belirten Özer, kendisinin bu işlemlere müdahale ettiğini gösteren bir talimat veya yazışma bulunmadığını söyledi.
Savcılık da esas hakkındaki mütalaasında Özer hakkında iddianamedeki “ihaleye fesat karıştırma” ve “özel belgede sahtecilik” suçlarından değil, iki ayrı “ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma” suçundan ceza talep etti. Özer ise görev dönemi ve yetkileriyle ilişkilendirilemeyen işlemlerden sorumlu tutulamayacağını savunarak beraatini istedi.
Savcılık ise sanıkların savunmalarına karşın dosyada bir suç örgütü bulunduğu, Aktaş’la bağlantılı şirketlerin belediyelerdeki ihale ve ödeme süreçlerinde menfaat ilişkileri kurduğu yönündeki görüşünü korudu.