Bir yandan sizlerin adalet arayışına tanıklık ediyoruz. Bir yandan bu şehrin yaşadığı büyük travmayı birbiriyle dayanışarak nasıl atlatmaya çalıştığını izliyoruz. Bir yandan da üzülüyoruz tabi. Çünkü Tayyip Bey 1 haftadır dışarıdaydı, sevdikleriyle. Biliyorsunuz Tayyip Bey, 2 gün Suudi Arabistan'da 'eli kanlı katil' dediği prensle kucaklaşmaya gitti. Sonra da 'darbeci' dediği Sisi'yle kucaklaşmaya gitti. Nihayet bugün döndü. Ben 1 haftadır sevdiklerimle, Osmaniyelilerle, Gazianteplilerle, Hataylılarla, Adıyamanlılarla, Gölbaşılarla kucaklaştım. Herkes sevdiğine kavuştu, ben de size kavuştum. Her fırsatta, Allah'tan da korkmuyor sizden de utanmıyor, şahidim sizsiniz. 'Deprem turisti' diyor. 'Depremde enkazın başında yoktular' diyor. Aksine, biz vardık, kimin olmadığını siz biliyorsunuz.
Buraya belediye başkanlarımla beraber geldim. Sadece Gölbaşı'nda; Ankara, İzmir, Adana, Mersin, Eskişehir, büyükşehir belediyelerimiz bulundu. Altyapıdan, içme suyu ve asfalt çalışmalarına kadar her birisinin; kiminin ASKİ'si, kiminin MESKİ'si, kiminin Adana'sı, Eskişehir'in bütün elemanları çalışmalarını burada yürüttüler. Hepiniz şahitlik ettiniz, ev sahipliği ettiniz. İstanbul Büyükşehir Belediyesi 4000 metrekarelik bir parkı buraya kazandırdı. İzmir Büyükşehir Belediyesi deprem şehitliğimizi -biraz önce gittim buradan kendine de selam olsun- Zeydan Karalar dün serbest kaldı, inşallah İzmir Büyükşehir'in o günkü belediye başkanı Tunç Soyer, buraya onun da emeği çok, onun da bir an önce özgürlüğüne kavuşmasını isteriz.
"ALLAH O BELEDİYE BAŞKANLARIMIZDAN DA RAZI OLSUN" Bolu Belediyemiz bu prefabrik belediye binasını geldi hızla burada yaptı. Ve elbette ki bu belediyeye sadece bu gördüğünüz CHP'li belediye başkanları değil, AK Parti ve MHP'li belediye başkanları da katkı sağladı. Tokat, Altınordu ve Esenler belediyeleri de bizim belediyelerimiz değil ama buraya geldiler, katkı sağladılar. Allah o belediye başkanlarımızdan da razı olsun. "BUNU TAYYİP BEY'E ANLATAMIYORUZ" Bu işin parti ayrımlı siyaseti olmaz ama bunu Tayyip Bey'e anlatamıyoruz. Tayyip Bey'e anlatamıyoruz. O günler geldi geçti. Cumhuriyet Halk Partisi bir çivi mi çaktı, bir taşın üstüne taş mı koydu. Allah'tan o ilk günlerde hatta biraz tepki çekmişti işleri yavaşlatır diye -bizim belediye başkanları da kızıyorlardı ilk günler- "Ne yardım gelse AFAD'a kaydolacak" dediler. "Kendiniz dağıtmayacaksınız." Ben hatta İskender Başkanın "Ya bu işte AFAD diyorlar, engelliyorlar falan" dediğini hatırlıyorum. O günlerde zorluk oldu ama Tayyip Bey'in böyle yapacağını bileydim en çok ben isterdim."