Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, soL TV'de yayınlanan Komünist Bakış programında Nevzat Evrim Önal'ın Suriye ile ilgili sorularını yanıtladı.
Suriye'de yaşananları değerlendiren Kemal Okuyan, ülkede iktidarın da hızlı değiştiğini hatırlatarak programa başladı. Bunu Suriye'nin savaş yorgunu olmasına bağlayan Okuyan, aşiretlerin yer değiştirmesini ise "Ortada bir ihanet yok, anlaşma zaten kırılgandı" sözleriyle özetledi.
Ülkede eski denklem olmadığını vurgulayan Kemal Okuyan yaşananları çok hızlı "analiz" etmenin doğru olmadığını da belirtti. "24 saatte çok şey olabilir" dedi.
Anlaşmanın olmadığı, Şara-Abdi arasındaki görüşmenin iyi geçmediği iddialarına değinen Okuyan, belirsizliklerin altını çizdi.
Ortada olanlara da dikkat çeken Kemal Okuyan, "'ABD Kürtlere ihanet etti' deniyor. Bu Kürtler söylemi aslında yanlış olsa da Kürtlerin ağırlıkta olduğu bir SDG projesi vardı. Bir kere ABD kimseye ihanet etmez, bir emperyalist projedir ve paraya, çıkarlarına dosttur" diye konuştu. Okuyan şöyle devam etti:
"SDG, ABD ve İsrail'e güvendi, doğru. Peki Türkiye'de bunu söyleyenler, Türkiye kime güvenerek Suriye'de? Şu unutuluyor: Türkiye Esad iktidarına karşı, Suriye'de iktidarı değiştirmek için verilen uluslararası koalisyona ABD onayıyla, işbirliğiyle katıldı, birlikte hareket ettiler. O koalisyonun öbür ortağı da İsrail'di. Dolayısıyla Türkiye'ye İsrail'i açan, ABD ve İngiliz emperyalizminin Suriye'deki iktidar değişikliği isteğidir. Türkiye burada etkisiz eleman değildi, rol üstlendi. Peki ama bütün bunlarda ABD ile işbirliği yapılmıyor mu? Türkiye sırtını ABD ve NATO'ya dayamıyor mu? Dolayısıyla Türkiye de sırtını birilerine yaslıyor. ABD'yle işbirliği yapmaya kalkan tek güç SDG değil. Bu unutulmasın.
HTŞ iktidara geldiğinde birlik sağlayamayacağını söylemiştik, hâlâ öyle diyoruz. Ortada bir devlet yapısı yok. Şara ve ekibinde karar kılma sebebinin ülkeyi istediği gibi yönetme arzuları olduğunu söylemiştik, şimdi bu kanıtlanıyor."'Asıl mesele AKP iktidarının ne verdiğidir'Karşılıklı savaş suçu yöneltme iddialarının nerelere gideceğinin belli olmadığını ifade eden Okuyan, "SDG, İsrail ve ABD ilişkileriyle, Suriye'deki iktidar boşluğuyla muktedir olacağını zannetti. Güçlerinin çok ötesinde bir yere yerleşmeye kalktılar. Aslında ABD'nin bir Suriye projesi yok. Ancak ABD'nin 'mazlum' bir SDG'ye, 'mazlum' gruplara ihtiyacı var. İsrail'in de var" dedi.
Şara'nın şimdilik ABD ve İsrail'le anlaşarak bu adımları attığını belirten Okuyan, pazarlık yapıldığını söyledi. "Asıl soru Hakan Fidan Türkiye'nin Dışişleri Bakanı olarak muhataplarına ne verdi?" diyen Kemal Okuyan, "bu operasyonda" asıl öznenin Fidan olduğunu hatırlattı.
ABD ve İsrail'in sahayı kontrol ettiğine dikkat çeken Okuyan, Fidan'ın geçtiğimiz hafta basın toplantısında ısrarla "ABD'yle mutlak uyum içerisindeyiz" sözlerine işaret etti, "Türkiye'nin verebileceği çok şey var" dedi.
Türkiye'nin Avrupa'daki yeni "güvenlik" çerçevesinde rol üstlenmek hatta ABD ile Avrupa arası gerilimleri yumuşatabilecek güç olmaya aday olmak konusunda ön aldığını belirtti. Okuyan, "Ukrayna Savaşı'nda giderek tarafsız görüntüyü daha fazla terk ediyorlar, Karadeniz’de ABD ve NATO eksenli tatbikata daha fazla katılıyorlar, NATO'da daha aktifler" şeklinde konuştu.'Amerikancılık yarışı ABD'ye kazandırır'TKP Genel Sekreteri Okuyan, "Bu açıklıkta olmasa da 'SDG'yi bırakın, bölgesel projelerinizde daha iyi bir partner oluruz' denmiştir. İran'ın bölgedeki önemli bir güç olarak dişinin, tırnağının sökülmesi konusunda Türkiye, başka İran karşıtı İslam ülkelerinin önüne çıkacak roller üstlendi" dedi. Okuyan şu ifadeleri kullandı:
"İran'ın bölgesel etkinliğinin kırılması konusunda Türkiye çok ciddi bir rol üstlendi. Şimdi İran'daki rejim değişikliğinin İsrail imzası taşımasına korkuyorlar. Dolayısıyla bir frene bastılar. Ama bu aynı zamanda 'İran'ın düşürülmesinde biz de rol sahibiyiz' mesajıdır.
Biz ne diyorduk, ABD nezdinde Amerikancılık yarışı hiç kimseye kazandırmaz. Türk halkına da, Kürt halkına da. Amerikancılara ve ABD'ye kazandırır en fazla. Bu rekabet oldu mu, oldu. Sosyal medya 'Bundan sonra ABD'yi düşman belledik' mesajlarıyla dolu. Bölgenin iki halkı adına konuşanlar, birlikte kardeşliği tesis etmek zorunda olan topluluklar ABD üzerinden bir tartışma yürütüyor. Bu çok utanç verici.
Dediğim gibi asıl mesele AKP iktidarının ne verdiğidir. Bir kere Filistin'de yaptıklarının hesabını nasıl verecekler? Trump planı denen şey, korkunç bir şey ve oraya davetli olduğu için mutlu olan bir iktidarımız var. Denklem oldukça karmaşık ve henüz bağlanmış değil."'Yanıbaşımızda cihatçıların elinde bir ülke var'Olan bitenin Türkiye'deki "süreç" üzerindeki olası etkisine de değinen Kemal Okuyan, "süreç bitti" demek için erken olduğuna dikkat çekti. SDG'nin sahadaki hareketsizliğini, Öcalan üzerinden geçen hafta gitmesi muhtemel mesaja bağlayan Okuyan, "Bu mesajla Öcalan'ın süreçteki rolü geriye çekilecek gibi gözüküyor. Öcalan'ın toplam ağırlığından bir azalma, Barzani etkisinde artma olacaktır, sahaya hemen yansımasa da. İsrail ve ABD'nin asıl müttefiki Barzani'dir" diye konuştu.
SDG'nin aradan çıkmasıyla, "demokratik" bazı açılımların yapılma ihtimaline de dikkat çeken Okuyan, şunları söyledi:
"Şu unutuluyor, yanıbaşımızda cihatçıların elinde bir ülke var. Bunlar geniş bir koalisyondu, hala daha öyleler ve en büyük sınırları bizimle. Bunun Türkiye'deki ideolojik dengelere mutlak etkisi olacaktır çünkü yayılmacı davranıyorlar. Seküler kesimlerin bir bölümünün NATO'cu olması, bir bölümünün yaşananları olumlu karşılaması gibi durumlar var. Ne demiştik, sürecin mayasında bir antikomünizm bir de cumhuriyet karşıtlığı vardı, önleri açıldı. Cumhuriyete nokta koymak istiyorlar.
Hedefinde cumhuriyet olan ve karşı devrimci referanslara dayanan bir şeyden kardeşlik çıkmaz. ABD'nin, İsrail'in bölgesel hedeflerinin gerçekleştiği bir dönemde Suriye'de böyle bir hakimiyet varken, 'Kürt sorununu çözmüş' bir Türkiye'ye izin vermezler. Bir dert kalsın isteyecekler. Bu mesele zaten Kürt sorununu çözmekle ilgili değildi. Meselenin yoksullarla da ilgisi yok. Herkes kendisini çok uluslu tekellere pazarlama derdinde.”'Ortada başarılı bir İsrail operasyonu var, Türkiye bu operasyonun içerisine girdi'Suriye'de HTŞ'nin önce medya ağını kurduğunu vurgulayan Okuyan, "Bu AKP aklıdır" dedi. "Bu durumun AKP'nin özellikle de Hakan Fidan başarısı olduğunu bilmek gerekiyor" diyen Kemal Okuyan, Bilal Erdoğan başta olmak üzere bu durumun düzen içi "kim yönetecek" kavgasında hamle olarak kullanıldığının da altını çizdi.
"Ortada başarılı bir İsrail operasyonu var, Türkiye bu operasyonun içerisine girdi" diyen Okuyan yaşananların İsrail'in istediği doğrultuda ilerlediğini belirtti.
Suriye'de geçici bile olsa bir istikrar sağlanmasının mümkün olmadığını, ülkenin talan edileceğini söyleyen Okuyan, "Bunu yapabilmek için istikrara gerek yok, yönetilebilecek çatışmalara ihtiyaç var" dedi.'Kürt meselesinin bu noktaya gelmesinin kaynağında aşiretler var'Aşiretlere de değinen Kemal Okuyan, "Aşiret yapısı hiçbir zaman ilerici olamaz" diyerek, devlet yanlısı aşiret reisleriyle bölgeleri yönetmeye kalkmanın çözüm olamayacağını söyledi. Sovyetlerin aşiret yapısını kırdığını hatırlatan Okuyan, "Bunu kırmadan hiçbir şey yapılamaz. Kürt meselesini bu noktaya gelmesinin kaynağında da bu var" diye konuştu.
AKP'nin de bu aşiret yapısını övdüğüne işaret eden Kemal Okuyan, "Selefi ideolojisi Türkiye'de aslında resmi bir ideolojiydi. Şimdi bir meşruiyet kaynağı da buluyor. Türkiye'nin seküler kesimlerine 'sizin de hassas olduğunuz terör örgütünü bizimkiler bitirdi' diyecekler. Suriye'deki gelişmelerin Türkiye açısından ideolojik sonuçları olur. Bu açıdan AKP şimdilik sevinmekte haklıdır. Bir yandan insana olan güvencemizle mücadeleye devam etmek zorundayız" ifadelerini kullandı.