EŞİ, KARAKOLA BAŞVURDU
Bu sırada yanında duran araçtan inen 3 kişi Erhan Karaal’ı kafasına vurarak darp etti ve geldikleri araca bindirdiler. Erhan Karaal’ın çocuğu ve bir komşusu kaçırıldığı anları gördü.
Eşi karakola giderek başvurdu. Erhan Karaal’ın aynı sokakta bulunan bir araçla aynı model, renk olan plakası kopyalanmış bir araçla kaçırıldığı tespit edildi. Arama çalışmaları devam ediyor.
Erhan Karaal, İBB soruşturmasında oluşturulan dosyada da adı geçen 402 isimden biri.
İSTANBUL ANADOLU CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI DOĞRULADI
"Kaçırılma" olayını, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı da doğruladı.
Başsavcılıktan yapılan açıklamada, "17.06.2026 günü İlimiz Maltepe ilçesinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan KARAAL’ın kimliği belirsiz kişilerce kaçırıldığı bilgisine ulaşılması üzerine mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için kolluğa gerekli talimatlar verilmiş olup soruşturmaya titizlikle devam edilmektedir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur" dedi.
Saat 17.10 sıralarında Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen 2 zanlıyı gözaltına aldı.
KAÇIRILMA ANININ GÖRÜNTÜLERİ ORTAYA ÇIKTI
Karaal'ın kaçırıldığı araç güvenlik kameralarına yansıdı.
Görüntülerde, Karaal'ın darbedildikten sonra bindirildiği aracın sokaktan hızla geçtiği anlar yer aldı.
Öte yandan Karaal'ın kaçırılma anına ilişkin yeni görüntüler de ortaya çıktı.
Görüntülerde, aracın Karaal'ın evinin önünde durduğu ve bindirildikten sonra hızla uzaklaştığı anlar yer aldı.
AYŞE KARAAL: KAÇIRILIRKEN “POLİS POLİS” DİYE BAĞIRDI
Erhan Karaal’ın eşi Ayşe Karaal, Halk TV yayınına bağlandı.
Ayşe Karaal, eşinin 2019 yılından bu yana İBB Kültür A.Ş.’de çalıştığı bilgisini paylaştı.
Ayşe Karaal, Halk TV yayınında şunları söyledi:
"Akşam saat: 21.00 sıralarında, sahile gidecektik. Aşağı indik, 2 kişi eşimin başına vurdu ve aracın içine attı. Erhan, 'Polis, polis' diye bağırdı. Aracın içinde ise 4-5 kişi vardı. Bir kızım eşimin yanındaydı, diğer kızım da olayı pencereden gördü. Hemen polise haber verdik.
Kaçırılan arabanın plakasını ve modelini verdik. Arabanın aynısı bulundu ancak bulunan araç, 3 gündür hiç çalıştırılmamış. Yani bulunan aracın aynı model ve plakasını kullanmış olayda ve başka bir araçla kaçırılmış. Bizim hasmımız ve düşmanımız yoktur. Tüm patronları Erhan için dürüstlüğünü ifade etmiştir, onu öldürseniz bile kurumun zararı kesinlikle imza atmaz demiştir.
İki kızım da dünden beri uyumadık, karakoldayız, bekliyoruz. Biz bu olaya inanamıyoruz. Hiçbir komşumla da sıkıntım yoktur. 2019'dan beri İBB'deydi. Arkadaşlarına da sordum, böyle bir şey nasıl olur diye. Polislerimiz canla başla, dünden beri bizimle uyumadan mesai yaptılar. Eşkâlleri tespit edildi ve polisle paylaşıldı.
8 yıl tanışıklığımız vardı ve 20 yıldır da evliyim. Erhan'ın iki kızımıza, bana sesini yükseltmişliği yoktur. Eşimi duyan, bilen kim varsa bize yardımcı olsun. Benim eşim karıncayı incitmezdi. Neden kaçırıldığını da bilmiyoruz. İçkisi, kumarı, sigarası, hiçbir şeyi olmayan bir insandır benim eşim. Herkesin yardımını istiyoruz. Adalet Bakanımıza güveniyoruz. Telefonu yanındaydı. Telefonu Kartal'da açık bir alanda sinyal verdi.
Biz çığlık çığlığa arayınca polisimiz sağ olsun dün bütün sokakları kapattı. İnşallah eşimi bulacağız ve kutlama haberi yapacağız."
DOSYA HAKKINDA GİZLİLİK KARARI
Öte yandan ailenin avukatı Tayfun Taşlıoğlu ise ANKA Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu.
Taşlıoğlu, dosya hakkında gizlilik kararı verildiğini aktardı.
Gizlilik kararının Karaal'ın İBB davasında sanık olmasıyla ilgili olabileceğini belirten avukat Tayfun Taşçıoğlu, diğer ihtimali ise şu şekilde açıkladı:
"Belki emniyet bir veriye, bir bilgiye ya da bir sonuca ulaşmıştır ve buna bağlı olarak bir soruşturma yürütülüyordur. Ancak biz bunları bilmiyoruz. Gizlilik kararının neden verildiğine ilişkin henüz bir bilgi sahibi değiliz. Bu konuda da tatmin edici bir cevap alamadık."
"AİLEYE HERHANGİ BİR BİLGİ VERİLMİŞ DEĞİL"
Taşlıoğlu, şunları söyledi:
“Konuyla ilgili hem nöbetçi savcılıkla gece boyunca görüşmeler yapıldı hem de İl Emniyet Müdür Yardımcılığı ile temas kuruldu. Ancak şu ana kadar sağlıklı bir bilgi, bir dönüş ya da müvekkilimin durumu hakkında herhangi bir bilgilendirme yapılmadı. Aradan yaklaşık 15-16 saat geçmiş olmasına rağmen aileye herhangi bir bilgi verilmiş değil.
Bize yöneltilen soruların başında, müvekkilimin herhangi bir husumetinin olup olmadığı geliyor. Bizim bildiğimiz kadarıyla, ayrıca kendisiyle davaları nedeniyle yakın temas hâlinde olduğum için de söyleyebilirim ki; herhangi bir kişiyle husumeti olduğuna, tehdit edildiğine ya da rahatsız edildiğine ilişkin bir bilgimiz yok. Kendisi böyle bir endişe taşıdığını da bize hiç yansıtmadı. Ailesinin de bu konuda herhangi bir bilgisi bulunmuyor. Bu nedenle olayın neden gerçekleşmiş olabileceğine dair şu aşamada sağlıklı bir tahminde bulunmak da mümkün görünmüyor."
"TELEFONUNUN KONUMU TESPİT EDİLDİ"
Telefonuyla ilgili olarak, dünden beri çeşitli uygulamalar üzerinden konum tespiti yapılmaya çalışıldığını da anlatan Taşlıoğlu şöyle devam etti:
"Telefon kapalı görünüyordu ve iPhone’un konum bulma uygulaması benzeri sistemlerle de herhangi bir tespit yapılamamıştı. Ancak tablet üzerinden yapılan takipte, bugün yaklaşık iki saat önce Kartal’da bir sokakta telefonun konumu tespit edildi. Bu bilgi derhal asayiş ekiplerine bildirildi. 'Konuya ilişkin konumu bu uygulama üzerinden tespit ettik' denilmesine rağmen, ekiplerin oraya gidip gitmediğini dahi bilmiyoruz. Hatta biz bu bilgiyi verdikten yaklaşık bir saat sonra bile bölgeye gidilmediğini öğrenmiştik. Bu nedenle sürecin oldukça atıl yürütüldüğünü düşünüyoruz.
"NET BİR DEĞERLENDİRME YAPAMIYORUZ"
Ayrıca kamera kayıtları da kolluk tarafından değil; olay yerindeki vatandaşların, komşuların, eşin, dostun ve çevredeki insanların çabalarıyla toplanmaya çalışılıyor. Kolluğun bu konuda yoğun ve etkin bir çalışma yürüttüğüne dair bir izlenimimiz bulunmuyor. Bu nedenle hem basını bilgilendirmek hem de anlam veremediğimiz bu atıl durumun nedenini kamuoyuyla paylaşmak istedik.
Ayrıca müvekkilimin İBB davasında sanık olması nedeniyle, acaba bu durumun yürütülen çalışmaları etkileyen bir tarafı olup olmadığı sorusu da akıllara geliyor. Bu kadar isteksiz davranılmasının böyle bir sebepten kaynaklanıp kaynaklanmadığını bilmiyoruz. Elbette bunlardan emin değiliz.Soruşturmanın nasıl yürütüldüğüne ilişkin herhangi bir bilgi alamadığımız ve dosyada gizlilik kararı bulunduğu için net bir değerlendirme yapamıyoruz"