Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, Cumhurbaşkanına hakaret iddiasıyla yargılandığı davada beraat etti.
İstanbul Çağlayan Adliyesi 11. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşma saat 11.30’da başladı. BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş’ın katılmadığı duruşmada BTP liderinin avukatları Prof. Dr. Ümit Kocasakal, Lütfullah Önder ve Ahmet Erimhan mahkemeye son savunmalarını sundu.
Yaklaşık 1 saat süren duruşmanın ardından mahkeme başkanı, Cumhurbaşkanına hakaret iddiasıyla açılan davada Hüseyin Baş hakkında beraat kararı verdi.
Kararın ardından açıklama yapan Prof. Dr. Ümit Kocasakal, verilen beraat kararının ifade özgürlüğü ve hukuk devleti ilkeleri açısından önemli olduğunu vurguladı.
Avukat Lütfullah Önder ise davanın başından itibaren hukuki dayanağının bulunmadığına dikkat çekerek, kararın hukukun üstünlüğünün bir göstergesi olduğunu ifade etti.
''Hukukun gereği yerine geldi''
Karar sonrası BTP liderinin avukatlığını yapan Prof. Dr. Ümit Kocasakal şu açıklamayı yaptı;
“Hukukun gereği yerine geldi. Hiç açılmaması gereken bir davaydı aslında. Demokratik hukuk devletinde hiç kimse eleştirinin dışında olmadığı gibi, cumhurbaşkanı gibi siyasilerin, kamu görevlilerinin konumları ve fonksiyonları gereği birtakım eleştirilere daha fazla katlanma yükümlülüğü vardır. Şimdi hukuk bunu söylüyor bize...
Dolayısıyla sonuçta bir siyasi partinin genel başkanının il kongresinde yaptığı siyasi nitelikli bir konuşmasından cumhurbaşkanına hakaret çıkmaz. Söylenen sözlerde hakaretamiz bir yön olmadığı gibi, demokrasinin ve hukuk devletinin gereği olan, partinin genel başkanı olarak da Siyasi Partiler Kanunu’ndan ayrıca kaynaklanan bir hakkı icra etmiştir müvekkil ve genel başkan.
Bu kararı sadece Sayın Hüseyin Baş’ın beraatı olarak görmemek lazım. Bunun üzerinden aslında hukuk devleti ve demokrasi kazanmıştır. Burada eğer bir mahkûmiyet kararı çıksaydı, bunun ifade hürriyeti, siyasi faaliyetler ve eleştiri hürriyeti bakımından çok olumsuz sonuçları olurdu.
Hakarete varmayan eleştiriden tüm toplum kazanır; çünkü eleştiri toplumsal bir denetim mekanizmasıdır. Bundan iktidar da dâhil herkes kazanır. Eleştiri aslında iktidarları da besleyen bir şeydir. O yüzden ben hukukun gereğinin yerine geldiğini düşünüyorum. Bu da hâlen hukuka güvenmek bakımından, her ne kadar yaşadığımız çok olumsuz örnek varsa da yine de bir şey yaratıyor.”
''Hiç açılmaması gereken bir davaydı''
BTP Sözcüsü Avukat Lütfullah Önder de adliye önünde açıklama yaptı.
Önder şunları söyledi;
“Açılmaması gereken bir davaydı bu. Çünkü hiçbir hakaret kelimesi yok, hiçbir hakaret cümlesi yok, hakaret kastı yok. Buna rağmen siyasi eleştiri bugün hakaret dosyasının konusu oldu ve yargılamaya konu edildi. Eğer buradan bir mahkûmiyet çıkmış olsaydı, sadece bir insana dönük bir yaptırım, bir ceza olmaktan öte, artık milletin siyasi eleştiri yapma hakkının engellenmesi, bunun cezalandırılması anlamına gelirdi.
Dolayısıyla burada her ne kadar yargılanan bir siyasi partinin genel başkanı, bir isim, bir kişi görünse de aslında Türk siyasetinin ifade hürriyetiydi. Beraat kararı o anlamda kıymetlidir, o anlamda önemlidir.
Son dönemde hukuk anlamında, adalet anlamında çok olumsuz örnekler görüyoruz ve yaşıyoruz. Bu anlamda olumlu, hukukun gereğinin yapıldığı kararları gördüğümüzde mutlu oluyoruz. Aslında hukukun gereği yapıldığında bu bir mutluluk değildir; bu, hakkın yerini bulmasıdır. Ancak o kadar olumsuz örneğe şahit oluyoruz ki bu tarz olumlu örnekler herkesi mutlu ediyor.
Aslında buradan şu sonuç da çıkıyor: Bugün yargıya güven, bütün kamuoyu araştırmalarında yerlerde. Bunun nedeni, yargının bu tarz olaylarda siyasetin bir şekilde işin içine girdiği davalardaki tutumu oluyor. Bunu düzeltecek olan, tekrar o güveni artıracak olan yargının kendisidir. Siyasetten etkilenmediğini gösteren, hukuk neyi emrediyorsa bunun gereğini yapan kararları veren mahkemelerin sayısı arttıkça insanımızın yargıya olan güveni de artacaktır. Bu anlamda düştüğümüz yerden hepimiz kalkmış olacağız. Başta genel başkanımıza geçmiş olsun diyoruz; aynı zamanda on binlerce Bağımsız Türkiye Partisi üyesine ve gönüllüsüne geçmiş olsun diyoruz.”