BAY İSPİYONCU!

Karaca Bozgeyik

BAY İSPİYONCU!

-Ne iş yapıyorsun?
-İspiyoncuyum abi ben!
-Aaaa böyle bir iş var mı?
-Var abi, ”Temiz” ve ağır iş! Sabah sekizden gece yarısına kadar sosyal medya incelemesi yaparım; Kim nerede ne yapıyor, ne demiş ne içmiş raporlar hazırlarım. Elimi sıcaktan soğuğa vurmam, ayakkabılarım kirlenmez, bazan heyecandan üzerime kahve döktüğüm olur. Bazan da canım sıkılır işe gelmem, evden çalışırım. Sen ne iş yapıyorsun abi?
-Hayalciyim ben hayal kurarım!
Daha güzel bir dünya hayal ederim hep; Adil, eşit ve özgür bir dünyaya doğsun isterim çocuklar... Anlayacağın, olmayacak şeylerin avuntusu içinde geçer günlerim. Dağa bayıra vururum kendimi; Ayakkabılarım tozludur, üstüm başım terli!
Canım hiç sıkılmaz benim; Kızarım, öfkelenirim, kırılırım ancak hep umut ederim. Yani anlayacağın bütün hayal kırıklığıma rağmen seni bile anlarım, anlayış gösteririm. Böylesine “Saf’ım”.
****
Sosyal medyada bir şey paylaşmaktan, beğenmekten ve yorum yapmaktan korkmakta haklıymışız. Öyle ki, korkuyu klavyede hissetmemize neden olan sosyal medya ispiyonculuğu başlı başına bir “işmiş” meğer!
İşte bu “işin” sonucuna,bir “sosyal medya ispiyon raporuna” ‘rastladım’, her kim hazırladıysa bayağı ‘emek’ verilmiş. Öyle bir raporlanmış ki; Kim ne paylaşmış, o paylaşımı kimler beğenmiş, kimler yorum yapmış, kim kimle fotoğraf çektirmiş, o fotoğraf ne amaçla çekilmiş, ekran görüntüleri, yorumlar...v.s. İspiyonculuğun ciddi zaman verilmesi gereken bir “iş” olduğunu görünce küçük dilimi yutacaktım. Hakkını yemeyelim iyi bir rapor hazırlanmış.
Hani biz, günlük koşuşturmaca içinde sosyal medyada bir şeyler paylaşıyoruz, bir şeyler beğeniyoruz ya bunu ispiyonlamak için kendisine ‘görev’ edinmiş raporlayıcılar oturup gerekli yerlere o raporları iletiyormuş meğer.
Yanlış anlaşılmasın ispiyonlama işi “suç” unsuru bulunması için sadece resmî makamlara yapılmıyormuş; Müdüre, amire, patrona, parti başkanına, dernek başkanına, oda başkanına...v.s yapılanları varmış. Birbirinin ayağını kaydırmak ve ‘diğer’ nedenlerle de ‘kurumların’ içlerinde de salgın halini almış!
“Bu var ya bu aslında böyle düşünüyor, işte kanıtı”, ”Bu var ya bu kurumumuza partimize zarar veriyor.”, ”Bu var ya bu aslında içki içiyor.”, ”Bu var ya bu namaz kılıyor”,....gibi ispiyonlamanın her çeşidi mevcutmuş.
Yaptıkları işin önemine(!), değerine(!) ve rezilce olmasına binaen ispiyonlama işini yapanlara bir kaç söz söylemek isterim: Yaptığınız işin mide bulandırıcı bir iş olması hesabı ile ucuza çalıştığınızı varsayarak aman ha emeğinizin karşılığını alınız. İşin içine vicdansızlığı da katarsak aynalara bakmakta epey zorlanıyorsunuzdur. Yok biz rahatız diyorsanız sözüm yok! Zira bu işin bir rayiç bedeli olmadığı için umarım ucuza gitmiyorsunuzdur. Hayatın içinde bir başkasının duruşundan fikrinden duyduğunuz rahatsızlığı duruşunuzla fikrinizle bertaraf edememe sorunsalınızı ispiyonlama ile gidermeniz katlanılacak bir hastalık değildir. Yaptığınız işin bir hastalık değilde bir ‘faydalılık’ bir ‘iş’ olduğuna inanıyorsunuzdur mutlaka. Bu kendini kandırmadır bence. En kısa zamanda bir doktora görünmenizi tavsiye ederim.Bu hastalıktan bir an önce kurtulmanız temennimle umarım yaptığınız işin vebalını çekersiniz.
Konumuza dönelim: Korkmakta haklıymışız meğer. Gıkımızın çıkmaması ispiyonlama ‘mesleğinin’ her yerde kusursuzca yapılıyor olmasından kaynaklanıyormuş.
İspiyonculuğun unuttuğu şey şu: Korkunun olduğu gibi korkusuzluğun da bulaşıcı olduğu! Korkusuzların çoğaldığı herkesin fikrini zikrini açıkça söylediği günler ispiyoncuları tarihte hakettikleri yere koyacaktır.
Yani ‘Bay İspiyoncu’ yapma. Senin yüzünden korkuyoruz, çekiniyoruz, kırılıyoruz, sevmiyoruz, güvenmiyoruz, söylemiyoruz, susuyoruz,...senin anlayacağın bay ispiyoncu tam bir travma yaşıyoruz. Yapma, ”tamirimiz” yıllar alacak, yapma birbirimize bakışlarımızı, birbirimize susuşlarımızı bir görsen bay ispiyoncu işini ‘iyi’ yapmandan kaynaklanan korkularımıza mahkum ettin bizi.
***
-Abi, bana düşmez ama hayalcilik diye bir iş mi olurmuş, biraz gerçekçi olsan!
-Evet, sana düşmez ispiyoncu sen işine ben işime aman atladığın bir şey olmasın, işini dikkatli yap!

3 Ağustos 2021 (Karaca Bozgeyik) 1086

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

12 EYLÜL

EYLÜL

ARAYIŞ

FİGÜRASYON (BENİ DE ALIN)

DOSTLUKLAR KOLAY KURULMUYOR!

NİKAH ŞAHİTLİĞİ “MÜESSESESİ”

BAYRAM BİTTİ ABİLER!

KAFA KARIŞIKLIĞI!

BAHÇE