Kılıçdaroğlu’nun söylemlerinin AKP diliyle örtüştüğünü dile getiren Prof. Dr. Örsan K. Öymen, CHP’ye yönelik müdahalelerin arkasında “ABD-AKP-Kılıçdaroğlu işbirliği” olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu’nun AKP ile doğrudan ya da dolaylı temas halinde olduğunu söyleyen Öymen, bugün yaşananların “12 Eylül’ün güncel bir versiyonu” olduğunu dile getirdi.
CHP’ye atanan mutlak butlan kararının ardından son olarak CHP’li 9 milletvekili ihraç talebi ile disipline gönderilirken yaşanan süreci eski CHP PM üyesi, Cumhuriyet yazarı Prof. Dr. Örsan K. Öymen değerlendirdi.
Öymen, “Her şeyden önce Kemal Kılıçdaroğlu’nun kullandığı neo-osmanlıcı söylemler, topyekün ayaklanma çığırtkanlığı tanımı, iktidarın operasyonlarını masumiyet karinesini dahi hiçe sayarak ismi geçen belediye başkanlarını, bürokratları, parti üyelerini suçlu ilan etmesi AKP dilinin yansıması olarak ortada. Bu anlamda Erdoğan, Bahçeli ve Kılıçdaroğlu aynı gerekçelerle, aynı şeyleri söyleyen bir durumda” dedi.
KILIÇDAROĞLU AKP İLE İLETİŞİM HALİNDE
Öymen şöyle konuştu: “Üstelik bunu bir kesin kanıt olarak sunmasam bile aldığımız duyumlar Kemal Kılıçdaroğlu’nun AKP ile doğrudan ya da dolaylı olarak iletişim halinde olduğu yönünde. Geçmişte yaşanan olaylar ve bugün düşünüldüğünde Kılıçdaroğlu’nun kendisi bile ideolojik bir sorun.Millet İttifakı sürecinde partiyi sağa yaslamasıyla, CHP’nin ilkelerini terk etmesiyle, geçirilen dönemden bugüne mesele sadece bir koltuk meselesi değil.”
EYLÜL 2025’TE ARINMA DEDİ
Kılıçdaroğlu ile gerçekleştirdiği telefon konuşmasına değinen Öymen, “Eylül 2025’te Cumhuriyet Gazetesi’nde yazdığım “CHP’deki kısır döngü” adlı yazı sonrasında beni aradı. Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığına uzanan sürecini yazmam sonrasında yazıya dair genel bir itirazda bulunmazken, bazı tali konularda görüş bildirirken, partinin arınmaya ihtiyacının olduğunu söyledi ve kendisinin AKP’nin CHP’ye yönelik baskı operasyonlarının içinde olup olmadığını, özellikle sormuş olmama rağmen, söyleyemedi.Yani daha bu tartışmalar bu kadar alevlenmemişken Eylül ortalarından önce Kılıçdaroğlu işlerin buraya geleceğini biliyor, o zamandan kendine bir yer tutuyordu diye düşünüyorum.Bu bile aslında Kılıçdaroğlu’nun hem AKP ile iletişim halinde olduğunu hem de bu olayların merkezinde yer aldığını gösteriyor.
BU DÖNEMİN “OUR BOYSLARI”
Dolayısıyla bugün Erdoğan’ın ısrarla CHP’nin iç meselesi açıklamalarına Kılıçdaroğlu da ‘Ahlaki arınma gerekli’ söylemleri ile destek vermekten geri kalmıyor.Ancak bu yalnızca AKP, Kılıçdaroğlu işbirliği değil. Meselenin bir koltuktan öte olan tarafı tıpkı 12 Eylül’de yaşananlar gibi bugünde emperyalizmin çıkarları ve ülkeye müdahalesi ile ilişkili.12 Eylül darbesi sonrasında ABD’nin “Our boysları” bugün yine devrede. O sebeple bu işbirliği ABD, AKP ve Kemal Kılıçdaroğlu arasında.Kılıçdaroğlu’nun şu an yapıp ettiği her şey, emperyalizmin bu operasyonu ile gerçekleşiyor.Bunun için de demokratik düzeni tamamıyla feshetmeleri gerekti. Yani kısaca bugün yaşananların 12 Eylül’den bir farkı yok diyebiliriz.