Bugün Cumhuriyet Halk Partisi'nin Genel Merkezi'nin iletişiminden sorumlu olan kişi, TGRT'de bir yıldır bu yalanları, bu iftiraları arkadaşlarımıza atan ve bizlere atan kişi. Benim... ki şimdi ortaya çıktı... Gidip de Cumhuriyet... daha doğrusu İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasında önce itirafçı olan birine, onu itirafçı eden, sonradan onun ismini verdiği, itirafçı olmayan birine de "Bunları söyle, şu kadar para ver, savcıyı ayarladım, serbest kalacaksın" diyen; reddedildiğini de benim öğrendiğim, Bayrampaşa mitinginde ilan ettiğim; o gece telefonunu İstanbul'da bırakıp birinin arabasıyla Yunanistan'a kaçmak üzere giderken Antalya Serik'te yakalanan kişi... Partiye polisle girildikten saatler sonra partinin balkonuna gidip "Burada arınma başlamış" deyip poz veren, çay kahve içen kişidir.
Öyle böyle bir şeyle karşı karşıya değiliz. Yani İBB davasının, insanları iftiracı olmaya zorlayan hem de bunu iftira etmek ve para vermek karşılığı yapan "İBB borsasından" dolayı benim ifşa ettiğimde jandarma tarafından yakalanıp ev hapsine konulan avukat, şimdi bizim partide geziyor! O yüzden yani öyle böyle bir şeyle karşı karşıya değiliz. Ferdi Zeyrek komadayken, "çarpıldı" diye bir çirkin, iğrenç karikatürü Akit gazetesine yazan, çizen kişi, "müjdeler olsun" diye partide çikolata dağıttı ilk gün. Yani öyle böyle bir kumpasla, öyle böyle bir saldırıyla, öyle böyle bir ihanetle karşı karşıya değiliz. Cumhuriyetin kurucu partisine yapılıyor bunlar. Ve bunları hani Erdoğan diyor ya, "Şikayet eden CHP'li, şikayet edilen CHP'li." Bütün bu kumpası sarayın aparatları planladı! Sarayın aparatları planladı, onlar geziyor partide şu anda. Mesele Erdoğan'la millet arasındadır. Özgür Özel'le Kılıçdaroğlu arasında bir mesele değildir. Erdoğan'la millet arasında. Millet iktidarı değiştirmeye karar vermiş, Erdoğan da ne yapıp yapıp kalmaya karar vermiş." "MENFAAT BİRLİKTELİĞİ OLUŞMUŞ GÖRÜNÜYOR" Bunun üzerine, "Kemal Bey peki Sayın Erdoğan'ın kalmasına mı yardımcı oluyor bu durumda?" sorusuna yanıt veren Özel, şöyle devam etti: "Görünen şu, görünen şu... Erdoğan'ın planı ve bunun üzerinden Akın Gürlek'e verdiği görevle bizi önce adaysızlaştırma, şimdi kurumsuzlaştırma, mümkünse lidersizleştirmeye çalışıyorlar. Burada bir menfaat birlikteliği oluşmuş görünüyor. Nedir? 31 Mart seçiminin yenilgisiyle ülkede iktidarı kaybedeceğini anlayıp, 31 Mart seçiminin yenilgisini hazmedemeyen, ona saldıranlarla; son kurultaydaki delegenin kararını hazmedemeyip "Acaba butlanla mutlanla partiye dönüp orada yeniden iktidar olur muyuz?" diyenler... Bu "butlan" davasını bir fırsata çeviren AK Parti yargısı ve sonucuna rıza gösteren bugünkü yönetici arkadaşlar. Onlara yakışan "Biz bu oyunun parçası olmayız, partimizi paralize etmeyiz" demekken, "Geldik oturduk, biz yöneteceğiz" diyorlar." SALI GÜNÜ GRUP TOPLANTISI Özel, gelecek Salı günü CHP Grup Toplantısı için sorulan "Bu salı için grup toplantısı "Genel Merkez biz yapacağız" dedi ama, siz ne yapacaksınız salı günü?" sorusuna yanıt verdi: "Cumhuriyet Halk Partisi grup toplantısı yapacaksa, grup yönetim kurulunun kararıyla olabilir ya da milletvekillerinin beşte birinin imzasıyla olabilir, üçte biri gelirse açılır. 111 milletvekilinin "kurultay" dediği yerde siz kurultay değil de grup toplantısı yapmaya çalışıyorsanız; ne sayınız var, ne yetkiniz var. Olacak iş değil. Kısaca şu kadarını söyleyeyim. Memnuniyet duyduğum bir şey var. "Baba ocağı" benim yıllardır söylediğim bir şeydir. O terim bana aittir. Şimdi bakıyorum, "butlan" yönetimindeki arkadaşlar da "baba ocağı" falan demeye başlamışlar. O baba ocağından bizi polis söktü attı. O baba ocağına er ya da geç döneriz. Birinci meselemiz bu. İkincisi, niçin baba ocağı? Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olsun diye. Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu partiyi, Sivas Kongresi'ni birinci kongresi kabul ederek, Türkiye'de önce kongreleri gezip, kurtuluşu sonra kuruluşu örgütleyerek ve kaybetmek üzere değil, kazanmak üzere kurdu. Kongrelerini yaptı, Kurtuluş Savaşı'nı başlattı, Cumhuriyeti kurdu ve bugünlere geldik. Yenilmeyi kabul eden, işgale teslim olanların partisi değildir Cumhuriyet Halk Partisi. İşgalcilerle iş birliği yapanların partisi de değildir Cumhuriyet Halk Partisi. Bugün Cumhuriyet Halk Partisi, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin işgali altındadır. O işgale teslim olmayacaklarını göstermek için delege imzalarını Çankaya Seçim Kuruluna vermek durumundalar. Yoksa parti AK Parti işgalinde kalır. Bir siyasi partiyi, o partinin üyeleri, o üyelerin seçtiği delegeleri değil de, rakip partinin yargı kollarının verdiği bir kararla birileri yönetiyorsa o parti işgal altındadır. Bu işgalin kaldırılması lazım. Biz işgale direnenlerin partisiyiz. O yüzden, bugün Cumhuriyet Halk Partisi 12 Eylül'de de kapatıldığında işgal altındaydı. Daha sonra Erol Çevikçe ve arkadaşları tarafından bir başka 9 Eylül günü, 92'de yeniden açıldı. Biz bir kurultay yapıp da, yeniden o partiye seçilmişler gelene kadar parti işgal altındadır. Biz de buna karşı vermemiz gereken tüm mücadeleyi vereceğiz. Ben yarın Denizli'deyim, öbür gün Burdur'dayım. Geçen "butlan"dan sonra yedi il gezdim ben. Butlandan sonra Ankara dışına çıkabilen, Genel Merkez dışına çıkabilen kimseyi görmedim ben. Ben yarın sekizinci, dokuzuncu ildeyim. Türkiye ayakta, millet ayakta. Biz Türkiye'nin kurtuluş umuduyuz. Emeklisinin de, emekçisinin de, esnafının da, çiftçisinin de, balıkçısının da, arıcısının da kurtuluş umudu biziz. Bu iktidarın değişme umudu... Dört gençten üç tanesi bavulları kafada toplamış gidecekken, 31 Mart akşamı bir seçim daha kalmaya karar verdiler. Biz o gençlerin umuduyuz. O yüzden yeni parti olursa, Özgür Özel'in yeni partisi olmaz. Yeni parti olursa, Cumhuriyet Halk Partisi AK Parti işgalinde olduğu için ve bu insanların umudu ortadan kaldırıldığı için; gençlerin yeni partisi olur. Emeklinin yeni partisi, emekçinin yeni partisi, esnafın yeni partisi, çiftçinin, balıkçının, arıcının yeni partisi olur. O partinin tek görevi bu iktidarı değiştirmektir. Biz bu iktidarı değiştirme motivasyonumuzu kaybetmediğimiz için saldırı altındayız. CHP, kaybı kabul etmeyen, kazanan CHP işgal altındadır, seçilmiş CHP işgal altındadır."CHP'nin ''128 milyar dolar nerede?'' sorusu kişilik haklarına saldırı sayıldı
2026-06-12 12:18 - Gündem