CHP'nin "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" buluşmalarının Türkiye ayağının bu haftaki durağı Sakarya oldu.
Adapazarı Demokrasi Meydanı’nı gerçekleştiren mitingde, CHP'nin tutuklu Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ve diğer tutuklu belediye başkanları lehine sloganlar atıldı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, mitingde açıklamalarda bulunuyor.
Özgür Özel, açıklamasında, "Artık dönem kardeşlik dönemidir, geçim dönemidir. Yoksulluktan hep birlikte kurtulmak, işsizlikten hep birlikte kurtulmak, çiftçinin, köylünün, hayvancının yüzünü güldürmek, halktan yana iş yapmanın zamanıdır. Bunun için bundan sonra Sakarya yorulmuş bir iktidarın, yandaş kayıran bir iktidarın, sorun çözmeyen bir iktidarın, emekliyi 20 bin liraya, emekçiyi 28 bin liraya mahkum eden bir iktidarın kalesi olamaz. Kale siyaseti bitmiştir, Sakarya bundan sonra milletin kalesidir" ifadelerini kullandı.
Özel, "Madem yazın serin salonlara, kışın sıcak salonlara kaçıyorlar; meydandan, insandan, halktan kaçıyorlar, işte artık bu iktidarın miadı dolmuştur. Bu iktidar yorulmuştur. Onun için salonların partisi AK Parti değil; meydanların, halkın, milletin partisi iktidara gelmelidir" vurgusunda bulundu.
"ŞEKER FABRİKASI YENİDEN AÇILACAK"
İktidara tepki gösteren CHP Genel Başkanı Özel, "Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu tüm işletmeleri haraç mezat, yok pahasına satıp şimdi hem bu işsizliği hem bu enflasyonu yaratanlar bu işin birinci müsebbibidir. Sakarya'ya sözüm olsun; o şeker fabrikası yeniden açılacak, Et ve Süt Kurumu yeniden açılacak" diye konuştu.
"GARANTİYİ YANDAŞLARA DEĞİL, ÇİFTÇİLERE VERECEĞİZ"
Ekonomi konusunda iktidara eleştirilerini sürdüren Özel, şunları ifade etti:
"Yılın ilk 3 ayında faize 876 milyar lira ödediler, çiftçiye 60 milyar lira destekleme ödediler. Yani her 100 liranın 20 lirası faize gidiyor, 1,5 lirası sadece çiftçiye gidiyor. Kötü yönetiyorlar. CHP, iktidara hazırdır ve en iyisini hazırlayıp çiftçilerin hizmetine sunmaya hazırdır. Biz iktidarımızda planlı üretime geçeceğiz ve çiftçiye alım garantisi vereceğiz. Havaalanı yapıyorlar, uçuş garantisi var. Otoban yaptırıyorlar, araç garantisi var. Köprü yaptırıyorlar, geçiş garantisi var. Hastane açıyorlar, hasta garantisi var. Ama çiftçiye gelince, hayvancıya gelince bir başına bırakıyorlar. CHP iktidarında çiftçi ne ekeceğini bilecek, kaça satacağını bilecek, çiftçide de süt üreticisinde de alım garantisi olacak. Para babalarına, bankerlere, yandaşlara değil; garantiyi çiftçilere vereceğiz."
"DÜNYANIN EN ADALETSİZ VERGİ SİSTEMİ BURADA"
"Öyle bir noktaya geldik ki açlık sınırı 33 bin lira, yoksulluk sınırı 170 bin lira, emekliye 20 bin lira, asgari ücretliye 28 bin lira, ortalama çiftçi geliri 19 bin lira... Yani bu iktidar durdukça kötüye gitmeye devam edeceğiz" diyen Özel, şunları söyledi:
"Yılın ilk 3 ayında yüzde 66 daha fazla vergi topladılar, yüzde 32 daha az yatırım yaptılar. 'Harcamalardan, maaşlardan daha fazla vergi alacağız ama siz bizden daha az hizmet alacaksınız' diyorlar. Dünyanın en adaletsiz vergi sistemi burada. 100 lira vergi toplanıyor, bunun 66 lirası dolaylı vergi. Dünyanın en haksız vergisi; fabrikatör de aynı vergiyi veriyor, kapısında çalışan güvenlik görevlisi de... Elektriğe, suya, doğalgaza, tüketim mallarına, çocuğuna aldığı ayakkabıya, üstüne giydiği monta dolaylı vergi veriyor. Bu toplam vergilerin yüzde 66'sı.
Bir de bu meydanın verdiği gelir vergisi var. Yani maaşı çekmeden kesilen ya da bankaya para koysa içinden kesilen gelir vergisi. O da yüzde 22-23... Geri kalan yüzde 11 kazananın, üretenin verdiği kurumlar vergisi. Düşünün, bu meydan verginin yüzde 89'unu verecek ama zenginler, varsıllar, üreten, kazananlar sadece yüzde 11'ini verecek. İşte bu AK Parti'nin kara düzenidir."
SEÇİM ÇAĞRISI
Özel, iktidarın ekonomi politikalarını eleştirdiği açıklamasında, "En kısa zamanda seçim sandığını istiyoruz" çağrısını yaptı.
ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ AYLIĞI MESAJI
En düşük emekli aylığı ve asgari ücret ile ilgili mesaj veren Özel, şunları söyledi: "CHP iktidarında hemen en düşük emekli maaşı, bir asgari ücret olacak. 3 Kasım 2002, AK Parti geldiği gün en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücretti. Yani bugünkü hesapla 42 bin lira ama 20 bin lira veriyor. Asgari ücreti de 28 bin lira gibi kabul edilemez düşük bir yerde tutuyor. CHP bugün iktidar olsa asgari ücret 39 bin lira, en düşük emekli maaşı 39 bin lira..."
"HERKESİN GELİRİNE GÖRE KİRA"
Ekonomi ile ilgili vaatlerde bulunan Özel, "CHP'nin iktidarında artık yoksullar için bütün dünyada olduğu gibi kiralık konut var. Herkesin gelirine göre vergi, herkesin gelirine göre kira var. CHP iktidara geldiğinde kiralık sosyal konut olacak, herkesin gelirine göre kira olacak. Yoksulun, emeklinin, emekçinin yüzü gülecek. Bir dönem kapanacak, bir dönem açılacak" diye konuştu.
"CUMHURİYET YURTLARI"
CHP Genel Başkanı Özel, şöyle devam etti:
"Cumhuriyet yurtlarıyla üniversite öğrencilerini kimsenin insafına bırakmayacak, hiçbir cemaatin kucağına itmeyeceğiz. Her mahalleye devlet kreşleri açacağız. Kadınlar, çocuklarını kreşe bırakabilecekler. Sosyal hayata, çalışma hayatına katılabilecekler.
Okullara 100 bin öğretmen, 75 bin sağlık görevlisi, 65 bin uzman çavuş görevlendirerek okullarımız güvenli, kapısındaki uyuşturucu belasından ya da zihnini oyunlarla, eline silah almış çetelerle okulun önüne gelen çetelerden koruyacak. Asla ve asla okulda sağlık sorunu, temizlik sorunu, öğrenciler arasında eşitsizlik sorunu olmayacak."
"SİLİVRİ'DEN CANLI YAYIN" ÇAĞRISI
İBB Davası ile ilgili de değerlendirmelerde bulunan Özel, "Kendine güvenen, savcısına güvenen karşımıza çıksın, Silivri'den canlı yayın yapılsın. Hodri meydan!" ifadelerini kullandı.
ERDOĞAN'A YANIT
AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Ana muhalefet ile görüşürüm" dediğini anımsatan Özel, "Türkiye zor bir dönemden geçiyor. Türkiye'nin elbette ihtiyacı olan iç cephenin güçlenmesidir. Elbette tansiyonun düşmesi önemlidir. Elbette bugünün ana muhalefetinin, yapılan son seçimlerin birinci partisinin Türkiye'nin meselelerinde birlikte davranması hiç kimsenin şaşırmayacağı bir şeydir. Ama rakiplerine düşman hukuku uygulayanlar, masada otururken balta çekip saldıranlar şimdi dönüp de 'oturalım, konuşalım' demesinler. CHP'ye düşman hukuku uygulayan kimseyle oturup konuşmam" yanıtını verdi.
Özel, şöyle devam etti: "O demokrasi düşmanı baltanı gömeceksin, o baltanı atacaksın, Türkiye'nin kurucu partisine, onun üyelerine, milletin seçilmiş belediye başkanlarına, belirlediğimiz cumhurbaşkanı adayına, milletimiz takdir ederse bir sonraki cumhurbaşkanına ve bir sonraki iktidar partisi CHP'ye haksızca saldırmayacaksın."
İMAMOĞLU'NUN MEKTUBU OKUNDU
Mitingde Ekrem İmamoğlu'nun yolladığı mektubu CHP Sakarya İl Başkanı Oğuz Can Curoğlu kamuoyu ile paylaştı.
İmamoğlu, mektubunda şunları söyledi:
"Cesaret ve umudun güzel şehri Sakarya, benim canım hemşerilerim; değerli hanımefendiler, kıymetli beyefendiler, geleceğimizin teminatı gençler ve güler yüzlü çocuklar... Sizleri hasretle selamlıyorum, her birinize tek tek sarılıyorum. Örgütümüzün güçlü iradesini temsil eden il başkanımız Oğuz Can Curoğlu’na ve yürüttükleri kararlı mücadele için kendisinin şahsında tüm örgütümüze yürekten teşekkür ediyorum. Sevgili vatandaşlarım; biz, bu aziz topraklarda eşitlik ve kardeşlik içinde yaşamak isteyen, hak yemeyen ama hakkını da yedirmeyen, büyük ve şerefli bir milletiz. Kimse açta açıkta kalmasın, güçlü zayıfı, haksız haklıyı ezmesin isteriz. Kimsenin hakkı kimseye geçmesin diye dua ederiz. Adalet, bizim karakterimizin, maneviyatımızın özüdür; adalet bizim için devletin temelidir, varlık sebebidir. Her kim ki milletten aldığı yetkiyi haksız ve adaletsiz kullanır, o milletin ve devletin en büyük düşmanıdır. Her kim ki gördüğü adaletsizliğe susar, seyirci kalır; o en ağır, en büyük vebali üstlenir.
Bugün ülkemizde, adaletsizliğin ve keyfiliğin iktidarı hakimdir. Milletten aldığı yetkiyi kötüye kullanarak siyasi rakibini yok etmeye çalışan, vatandaşın seçme ve seçilme hakkını gasp etmeye kalkışan bir avuç insan, kendilerini devletin sahibi ilan etmiştir. Milletimizi yokluğa, yoksulluğa, güvencesizliğe ve adaletsizliğe mahkûm eden bu iktidara; devletin sahibi olmadıklarını ve olamayacaklarını göstereceğiz. Bu ülkede kurumlar ve kurallar hâkim olacak, birtakım partiler ya da şahıslar değil. Bunun arası, ortası yok. Bu ülke, milletin özgür ve adil seçimlerle çizdiği istikamette yürüyecek, bir şahsın ‘tensipleriyle’ hareket etmeyecek. Bunun ‘ama’sı, ‘fakat’ı yok. Bu ülkenin zenginlikleri ve bu devletin imkanları herkese adaletli bir biçimde dağıtılacak. Kimse, suyun başını tutanların insafına bırakılmayacak. Biz böyle adaletli, böyle insanca, hakça bir düzeni kurmak istediğimiz için hapisteyiz. Suyun başını tutmuşlarla gizli kapaklı ortaklıklar kurmadığımız, milletin hakkını millete vermekten başka bir seçeneği asla kabul etmediğimiz için zindandayız. Biz, Silivri Mahkemesinde bir kumpası deşifre etmekle yetinmiyoruz; biz o mahkemede aynı zamanda halkçı, icraatçı, ahlaklı kamu yöneticiliği nasıl olurmuş, milletin hakkı nasıl korunurmuş, onun dersini veriyoruz.
İddianame adı altında karşımıza çıkarılan yalanlara ve iftiralara karşı gerçekleri anlattıkça, tarihte hiçbir örneği olmayan şekilde, 6 yılda iki bine yakın inceleme ve teftiş geçirdiğimiz halde, neden tek bir yanlışımızı bulamadıkları ortaya çıkıyor. Bulamadılar; çünkü hiçbir yanlışımız yok. Çünkü, sadece milletin parasını millet için kullanma ahlakı ve özeniyle hareket ettik. Yönetime gelince, ‘Sıra bizde, suyun başını biz tutacağız’ demedik. ‘Bu şehrin, bu ülkenin nesi varsa milletindir’ dedik ve gereğini yaptık. Ayırmaya, kayırmaya asla geçit vermedik. Ülkeyi de böyle yöneteceğiz. Baştan sona adaletle işleyen, çok bereketli bir düzen kuracağız. Herkesin daha iyi, daha rahat, daha özgür yaşamasını hedefleyecek, bu yeni düzenin hiçbir yerinde partizanlık barındırmayacağız. Vatandaşın inancıyla, fikriyle, yaşam tarzıyla değil; refahıyla, mutluluğuyla, emeğinin karşılığını alıp almamasıyla ilgileneceğiz. Bir kişinin aklıyla değil, milletin aklıyla hareket edeceğiz. O pazar günü gelecek; devletin gücünü kendi gücü zannedenlere millet sandıkta hadlerini bildirecek. Herkes, hayalini kurduğu, özlemini duyduğu, hak ettiği hayata kavuşacak. Her şey çok güzel olacak."